Kömür Santral Kapasitesi Artarken Üretim Düşüyor
Küresel Kömür Gücü Rekor Seviyede, Üretim Geriliyor: Çelişkili Enerji Tablosu
2025 yılında küresel kömürlü termik santral kurulu gücünde bir rekor artış yaşanmasına rağmen, bu santrallerden elde edilen elektrik üretiminde bir düşüş gözlemlendi. Bu durum, enerji sektöründe, özellikle de Çin ve Hindistan gibi büyük enerji tüketicilerinde, kurulu kapasite ile fiili üretim arasındaki makasın açıldığına işaret ediyor. Analistler, bu çelişkili tablonun kömürden uzaklaşma eğilimiyle yeni enerji kaynaklarının entegrasyonunun karmaşıklığını yansıttığını belirtiyor.
Yapılan bir küresel enerji raporuna göre, 2025 yılında dünya genelindeki kömürlü termik santral kurulu gücü, bir önceki yıla göre %3,5 artışla 2.203 gigavat seviyesine ulaşarak rekor kırdı. Ancak aynı dönemde, kömürden sağlanan toplam elektrik üretimi %0,6 oranında geriledi. Bu ayrışma, özellikle kömürlü termik santral inşaatlarının yoğunlaştığı Çin ve Hindistan’da daha belirgin hale geldi. Çin’de kurulu güç %6 artarken, kömür kaynaklı elektrik üretimi %1,2 azaldı. Hindistan’da ise kurulu güçteki %3,8’lik artışa karşılık üretim %2,9 düştü. Bu durum, iki ülkenin de hem yeni kömür santrali projeleri yürütmesine rağmen, yenilenebilir enerji kaynaklarındaki hızlı büyümeyle kömürden elektrik üretiminin sınırlanmasından kaynaklanıyor.
Buna karşılık, Latin Amerika yeni kömür santrali inşa etmeme kararı alırken, Güney Kore kömürü tamamen terk etme taahhüdünde bulundu. Küresel ölçekte kapatılması planlanan kömürlü termik santral ünitelerinin önemli bir kısmının (%70 civarında) ise planlandığı gibi kapatılmadığı da raporun dikkat çekici bulguları arasında yer aldı. Türkiye’de ise işletmedeki kömür kapasitesi yaklaşık 20,5 gigavat seviyesinde sabit kalırken, yeni kömür santrali proje sayısında bir azalma eğilimi gözlemleniyor.
| Bölge/Ülke | Kurulu Güç Değişimi | Elektrik Üretimi Değişimi |
| Küresel | +3.5% | -0.6% |
| Çin | +6.0% | -1.2% |
| Hindistan | +3.8% | -2.9% |
- Küresel kömür santral kurulu gücü 2025’te rekor kırarken, kömürden elektrik üretimi düşüş gösterdi.
- Çin ve Hindistan, kurulu güç artışına rağmen üretimde düşüş yaşayan ülkeler olarak öne çıktı.
- Yenilenebilir enerji kaynaklarındaki hızlı büyüme, kömürden elektrik üretimini sınırlayan temel faktörlerden biri olarak görülüyor.
Finans Hattı Yorum:
Küresel enerji piyasalarındaki bu çelişkili tablo, enerji dönüşümünün karmaşıklığını ve jeopolitik dinamiklerin etkisini açıkça ortaya koyuyor. Bir yandan yenilenebilir enerji kapasitesindeki rekor artışlar ve kömürden uzaklaşma taahhütleri “Yeşil Dönüşüm”ü hızlandırırken, diğer yandan bazı büyük ekonomilerin hala kömüre olan bağımlılığını sürdürmesi ve hatta yeni kapasiteler eklemesi dikkat çekici. Bu durum, uluslararası iklim hedeflerine ulaşmada karşılaşılan zorlukları ve yerel ekonomik çıkarların küresel sürdürülebilirlik çabalarıyla nasıl dengelendiğini gösteriyor. Türkiye özelinde ise, işletmedeki kapasitenin sabit kalması ve yeni proje sayısındaki azalma, ülkenin enerji politikalarında bir denge arayışında olduğunu düşündürüyor.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, bu durum enerji hisseleri özelinde farklı senaryoları beraberinde getiriyor. Kömür madenciliği ve termik santral işletmeciliği yapan şirketler için belirsizlik artarken, yenilenebilir enerjiye odaklanan şirketler için potansiyel büyüme alanları genişliyor. Temettü ödeme potansiyeli yüksek olan kömür şirketlerinin geleceği, regülasyonlara ve küresel iklim baskılarına bağlı olarak şekillenecektir. Teknik olarak, bu tür çelişkili haber akışları piyasalarda volatiliteyi artırabilir ve yatırımcıların kısa vadeli spekülasyonlardan kaçınarak uzun vadeli stratejilere odaklanmasını gerektirebilir.
Önümüzdeki dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli risk faktörlerinden biri, küresel ekonomik yavaşlama veya jeopolitik gerilimlerin enerji talebini nasıl etkileyeceğidir. Enerji güvenliği endişelerinin artması durumunda, kömür gibi fosil yakıtlara olan talebin beklenenin üzerinde bir süre daha devam etmesi riski bulunmaktadır. Ayrıca, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin yenilenebilir enerjiye geçiş hızlarının, küresel kömür talebini ne ölçüde etkileyeceği yakından izlenmelidir. Bu dinamikler, Canlı Döviz kurları ve emtia fiyatları üzerinde de önemli dalgalanmalara yol açabilir.











