Dolar/TL: Kur Tahminleri TCMB Sonrası Güncellendi
Merkez Bankası’nın Enflasyon Beklentisi Güncellemesi, Kur Tahminlerini Nasıl Etkiledi?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 18’den yüzde 26’ya yükseltmesi, küresel finans kuruluşlarının Dolar/TL’ye ilişkin beklentilerinde önemli revizyonları tetikledi. Mevcut döviz kurunun son bir yılın zirvesine yakın seyretmesi ve Türk Lirası’ndaki değer kaybı eğiliminin devam ettiğine dair gözlemler, yıl sonu tahminlerinin daha net şekillenmesine yol açtı.
Küresel finans aktörleri, TCMB’nin enflasyon projeksiyonundaki bu artışın, kur üzerindeki aşağı yönlü baskıları azaltacağı ve mevcut seviyelerin korunması veya yukarı yönlü hareketin sürmesi olasılığını artıracağı yönünde görüş belirtiyor. Bu durum, önümüzdeki dönemde kurdaki seyrin yakından takip edilmesi gerektiğini gösteriyor. Türk Lirası’nın istikrarı ve makroekonomik göstergelerdeki gelişmeler, bu tahminlerin ne ölçüde gerçekleşeceğini belirleyici olacaktır. TCMB’nin bu revizyonu, Canlı Döviz kurlarını da etkilemesi beklenen önemli bir gelişmedir.
- TCMB’nin 2026 enflasyon beklentisi %18’den %26’ya yükseltildi.
- Küresel finans kuruluşları Dolar/TL tahminlerini yukarı yönlü güncelledi.
- Mevcut kur seviyesi, son bir yılın zirvesine yakın seyrediyor.
Finans Hattı Yorum:
Merkez Bankası’nın enflasyon tahminlerini agresif bir şekilde yukarı çekmesi, piyasalarda politika faizinin mevcut seviyesinin bir süre daha korunacağına veya hatta daha da artırılabileceğine dair beklentileri güçlendirdi. Bu durum, döviz kurları üzerinde ilk etapta bir miktar yataylaşma veya sınırlı bir geri çekilme yaratsa da, küresel finans kuruluşlarının yıl sonu Dolar/TL tahminlerini yukarı revize etmesi, bu politikanın uzun vadede Türk Lirası üzerindeki değer kaybı eğilimini tamamen tersine çeviremeyebileceğine işaret ediyor. Özellikle küresel likidite koşulları ve jeopolitik riskler, TL’nin üzerinde baskı unsuru olmaya devam edebilir.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, bu durum TL cinsi varlıklarda risk iştahının düşmesine neden olabilirken, döviz bazlı varlıkların cazibesinin nispeten artmasına yol açabilir. Teknik olarak Dolar/TL’nin 32.00 – 32.50 bandındaki mevcut seviyelerden vereceği tepkiler önem taşıyor. Bu seviyelerin üzerinde kalıcılık sağlanması, daha üst seviyelere doğru yeni bir ivmelenmenin başlangıcı olabilir. Temel göstergeler açısından ise, enflasyonist baskının devam etmesi, reel faizin negatif seyretme ihtimalini artırıyor.
Önümüzdeki dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli risk faktörlerinden biri, küresel merkez bankalarının para politikalarına ilişkin belirsizliklerdir. Eğer küresel enflasyonist baskılar beklenenden uzun sürer ve faiz indirim beklentileri ertelenirse, bu durum gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde daha fazla baskı yaratabilir. Ayrıca, Türkiye’nin dış ticaret dengesi ve cari açık görünümü de TL’nin istikrarı açısından kritik önem taşıyacaktır.











