Küresel Ödeme Disiplini 2025’te Sınırlı Toparlanma Gösterdi
CRIF ve Dun & Bradstreet tarafından 39 ülkeyi kapsayan “Global Payment Study 2026” raporu, 2025 yılında küresel şirketlerin zamanında ödeme performansının bir önceki yıla göre 1,5 puan artarak yüzde 54’e ulaştığını ortaya koydu. Türkiye’de ise bu oran 4,5 puanlık artışla yüzde 46,4 seviyesine çıktı.
Rapora göre, dünya genelinde şirketlerin ödeme disiplininde 2025 yılında artan jeopolitik riskler ve tarifelerdeki belirsizliklere rağmen sınırlı bir iyileşme gözlemlendi. 39 ülkenin dahil edildiği araştırmada, zamanında ödeme ortalaması 2025’te yüzde 54’e yükselirken, 2025’te 39 ülkenin 22’sinde bu oran yüzde 50’nin üzerinde gerçekleşti. Geri kalan 17 ülkede ise yüzde 50’nin altında kaldı.
Şirket ölçeğine göre ödeme performansında belirgin farklılıklar dikkat çekiyor. Mikro ve küçük ölçekli şirketler, önceki yıllarda olduğu gibi en yüksek ödeme performansını gösterirken, şirket büyüdükçe zamanında ödeme disiplini zayıflıyor.
Ülkeler bazında yapılan analizde, Danimarka yüzde 94,9 ile en iyi ödeme performansına sahip ülke olurken, Bulgaristan yüzde 19,2 ile en düşük performansı sergiledi. Avrupa ülkeleri genelinde Kuzey Avrupa ülkeleri yüzde 65,2’lik performansla dünya ortalamasının üzerinde yer alırken, Güney Avrupa ülkeleri yüzde 42,8 ile ortalamanın altında kaldı.
Türkiye’de ise sıkı para politikaları uygulanan bir dönemde şirketlerin zamanında ödeme performansı 2025 yılında bir önceki yıla göre 4,5 puanlık artışla yüzde 46,4’e ulaştı. Bu artış, Güncel Şirket Haberleri akışımızda da yer alan ekonomik gelişmelerin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Finans Hattı Yorum:
2025 yılına ilişkin “Global Payment Study 2026” raporu, küresel ekonomik görünümde şirketlerin finansal sağlığı ve ödeme disiplini açısından umut verici ancak temkinli bir tablo çiziyor. Artan global risklere rağmen kaydedilen bu sınırlı iyileşme, şirketlerin nakit akışlarını yönetme konusundaki artan stratejik odaklanmasının bir göstergesi olabilir. Türkiye özelinde görülen 4,5 puanlık artış, mevcut makroekonomik politikaların kısa vadede ödeme performansına olumlu yansımalarının başladığını gösterse de, küresel ortalamanın altında kalması dikkate değerdir.
Yatırımcılar açısından, şirketlerin ödeme performansındaki bu tür iyileşmeler, genel risk iştahını vecredited risk profile’larını olumlu etkileyebilir. Özellikle enflasyonist baskıların devam ettiği bir ortamda, vadesinde ödeme yapabilen şirketler, operasyonel verimliliklerini ve finansal istikrarlarını daha iyi koruyabileceklerdir. Teknik analizler açısından, bu tür temel veriler, hisse senedi seçimlerinde portföy çeşitlendirmesi için önemli bir girdi sağlayabilir.
Önümüzdeki dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli faktörlerden biri, küresel jeopolitik gelişmelerin ve uygulanan para politikalarının ödeme disiplini üzerindeki olası negatif etkileridir. Ayrıca, şirketlerin büyüme beklentileri ve karlılıklarını sürdürme kabiliyetleri, ödeme performanslarını doğrudan etkileyecektir. Özellikle gelişmekte olan piyasalarda, döviz kuru dalgalanmalarının ve emtia fiyatlarındaki değişimlerin şirketlerin ödeme gücü üzerindeki etkileri yakından izlenmelidir.










