CARİ DENGE BEKLENTİSİNDE REVİZYON: YIL SONU HEDEFİ YÜKSELDİ
Goldman Sachs’tan Türkiye Cari Dengesine Yeni Perspektif: İthalatın Etkisi ve Yıl Sonu Tahmini Güncellendi
New York merkezli finans kuruluşu Goldman Sachs, Türkiye ekonomisinin cari denge, Merkez Bankası rezervleri ve kredi büyümesine ilişkin son beklentilerini içeren bir rapor yayımladı. Raporda, Mayıs ayına ait açıklanan cari denge verileri mercek altına alınırken, yıl sonu cari açık tahmininde yukarı yönlü bir revizyon yapıldı.
Goldman Sachs analistleri, Mayıs ayında açıklanan 1,5 milyar dolarlık cari işlemler açığının, kendi tahminleri olan 1 milyar doların ve piyasa beklentilerinin üzerinde bir iyileşmeye işaret ettiğini belirtti. Bu olumlu gelişmenin temel nedenleri olarak, turizm gelirlerindeki mevsimsel artış ve enerji ile temel mallar ithalatındaki düşüş gösterildi. Türkiye ekonomisinde gözlemlenen bu daralma eğiliminin, dış finansman ihtiyacını bir nebze olsun azalttığı değerlendirildi.
Ancak, raporda dikkat çekilen bir diğer önemli nokta ise Haziran ayına ait öncü dış ticaret verileri oldu. Mayıs ayındaki ithalat daralmasının aksine, Haziran ayında mal ithalatında bir artış gözlemlendiği ve bu durumun toplam ticaret açığını yaklaşık 4,5 milyar dolara taşıdığı belirtildi. Goldman Sachs, ihracattaki toparlanmaya rağmen, ithalattaki bu ivmelenmenin ikinci çeyrekteki temel ticaret açığında sınırlı bir daralmaya yol açtığını ancak cari açık görünümünde belirgin bir iyileşme beklentisini zayıflattığını ifade etti. Bu durum, bankanın yıl sonu cari açık tahminini yeniden gözden geçirmesine neden oldu.
Goldman Sachs’ın güncellenen tahminlerine göre, yılın geri kalanında ihracattaki zayıflığın sürmesi ve küresel talebin ilk çeyrekteki dip noktasından toparlanmasıyla birlikte çekirdek ticaret açığının daha da genişlemesi bekleniyor. Bu senaryo çerçevesinde, 12 aylık cari açığın gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) mevcut %2,3 seviyesinden yıl sonuna kadar %3,5‘e, yaklaşık 60 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Bu revizyon, makroekonomik dengeler açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Mayıs ayına ait finans hesabı verileri de raporda ayrıntılı olarak ele alındı. Bu dönemde finans hesabında 1,8 milyar dolarlık bir çıkış kaydedildi. Bu çıkışın ana kaynağının 3 milyar dolarlık net portföy çıkışı olduğu belirtildi. Ancak, bu durum büyük ölçüde bankalara yönelik kredi girişlerinden oluşan 1,8 milyar dolarlık net diğer yatırım girişleriyle dengelendi. Raporda ayrıca, Mayıs ayında hata ve noksan kalemindeki hareketlerin sınırlı kaldığına ve 1,5 milyar dolarlık cari açık nedeniyle ödemeler dengesi kaynaklı rezervlerde 3,3 milyar dolarlık bir azalış gerçekleştiği bilgisi de paylaşıldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervlerine ilişkin değerlendirmeler de raporda yer aldı. 10 Temmuz itibarıyla TCMB’nin döviz varlıklarının 169 milyar dolara ulaştığı bildirildi. Bu rakam, bir önceki haftaya göre 4 milyar dolarlık bir artış anlamına gelirken, altın değerlemesi hariç artışın 6 milyar dolar olduğu vurgulandı. Rezervlerdeki bu artışın yaklaşık yarısının, bankaların zorunlu karşılık düzenlemeleri kapsamında TCMB’de tuttukları döviz mevduatlarındaki yükselişten, kalan kısmının ise TCMB’nin doğrudan döviz alımlarından kaynaklandığı analiz edildi. Goldman Sachs, TCMB’nin bankalarla gerçekleştirdiği döviz takaslarının 1 milyar dolar daha azaldığını ve bu işlemlerin büyük bir kısmının tasfiye edildiğini de ekledi. Ancak, Şubat ayına kıyasla TCMB’nin brüt döviz varlıklarının 47 milyar dolar daha düşük seviyede bulunduğunu ve altın değerlemesi hariç farkın ise 19 milyar dolar olduğunu hatırlattı.
| Gösterge | Değer (Milyar USD) | Değişim (Milyar USD) |
| Mayıs Cari Açık | 1,5 | -4,1 |
| Haziran Ticaret Açığı (Tahmini) | 4,5 | +? |
| Yıl Sonu Cari Açık Beklentisi (GSYH %3,5) | ~60 | +~23 (Önceki tahmine göre) |
| Mayıs Finans Hesabı | -1,8 | -? |
| TCMB Döviz Varlıkları (10 Temmuz) | 169 | +4 (Haftalık) |
| TCMB Döviz Varlıkları (Altın Hariç, 10 Temmuz) | ? | +6 (Haftalık) |
Finans Hattı Yorum:
Goldman Sachs’ın cari denge beklentilerindeki bu revizyonu, Türkiye ekonomisinin dış kırılganlıklarına dair mevcut tartışmalara önemli bir boyut katıyor. Mayıs ayındaki iyileşmenin geçici bir iyimserlik mi yoksa sürdürülebilir bir trendin başlangıcı mı olduğu sorusu önem kazanıyor. İhracat performansındaki zayıflığın sürmesi ve ithalatın küresel talepteki toparlanmayla birlikte tekrar hızlanması ihtimali, cari açık üzerindeki baskıyı artıracaktır. Bu durum, döviz rezervlerini desteklemek ve cari açığı finanse etmek için hem reel sektörün performansını hem de dış finansman koşullarını yakından izlemeyi gerektiriyor. Özellikle, canlı döviz kurları ve küresel emtia fiyatlarındaki değişimler, cari denge üzerindeki potansiyel etkileri açısından kritik önem taşıyor.
Piyasa algısı açısından bakıldığında, Goldman Sachs gibi büyük bir kurumun cari açık tahminini yukarı yönlü revize etmesi, kur üzerindeki yukarı yönlü baskıyı bir miktar artırabilir. Ancak, TCMB’nin rezervlerini güçlendirme yönündeki adımları ve zorunlu karşılık düzenlemeleri gibi makro ihtiyati tedbirlerin, döviz kurlarındaki aşırı oynaklığı sınırlamada etkili olup olmayacağı yakından izlenecektir. Mevcut durumda, Türkiye hisse senedi piyasalarında genel bir ‘bekle ve gör’ yaklaşımı hakim olabilirken, dövizdeki olası bir volatilite artışı, sektörel bazda farklılaşmalara yol açabilir. Fiyat/Kazanç (F/K) oranları ve Fiyat/Defter Değeri (PD/DD) gibi temel analiz oranları, mevcut ekonomik koşullar altında daha hassas bir değerlendirme gerektirecektir.
Yatırımcılar açısından dikkat edilmesi gereken en önemli risk faktörlerinden biri, küresel jeopolitik gelişmelerin ve global faiz oranlarındaki değişimlerin Türkiye’nin dış finansman maliyetlerini etkileme potansiyelidir. Ayrıca, içsel olarak enflasyonla mücadele çabalarının başarısı ve sıkı para politikasının ne kadar sürdürülebileceği, ekonomik aktivite üzerindeki potansiyel sınırlayıcı etkileri de göz önünde bulundurmak önemlidir. Cari açık tahminindeki bu artış, olası bir dış şok karşısında Türkiye ekonomisinin direncini de test edebilecek bir faktör olarak değerlendirilmelidir.











