Borsa İstanbul’da 2026/2Q Finansal Sonuçları Açıklanırken Factoring ve Enerjide Kâr Artışı, GYO ve Mobilyada Sıkılaşma Baskısı Öne Çıktı
Borsa İstanbul’da işlem gören halka açık şirketlerin ikinci çeyrek (2026/2Q) finansal tablolarını açıklama süreci tüm hızıyla devam etmektedir. Haftanın ilk işlem günü olan 27 Temmuz Pazartesi günü, lider yatırım kuruluşlarından İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş. (İş Yatırım) tarafından hazırlanan araştırma raporunda, 24 Temmuz Cuma günü seans kapanışı itibarıyla mali tablolarını kamuoyuna duyuran 7 BIST şirketinin karşılaştırmalı finansal analizine yer verilmiştir.
Yayımlanan rapor; şirketlerin net dönem kârları, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârları (FVAÖK/FAVÖK), kârlılık marjlarındaki çeyreklik değişimler ve endekse kıyasla gösterdikleri görece hisse performanslarını (relative performans) kapsamaktadır. Açıklanan mali tablolar, yüksek faiz ve sıkı para politikası konjonktüründe hangi sektörlerin dirençli kaldığını, hangilerinin ise daralma eğilimine girdiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Finansal Sonuçlar ve Sektörel Kırılımlar
24 Temmuz Cuma günü bilançolarını açıklayan 7 şirketin; net kâr, FVAÖK, marj değişimleri ve piyasa performansları, faaliyet gösterdikleri sektörlere göre gruplandırılarak aşağıda detaylandırılmıştır.
1. Enerji ve Sanayi Sektöründe Toparlanma
Birleşim Grup Enerji Yatırımları A.Ş. (BIGEN)
Enerji ve taahhüt sektörünün önemli temsilcilerinden BIGEN, 2026/2Q döneminde 65,8 Milyon TL net dönem kârı elde ederek, 2025/2Q dönemindeki -101,2 Milyon TL’lik net zarardan güçlü bir toparlanma ile kâra geçiş yapmıştır. Şirketin FVAÖK tutarı 164,4 Milyon TL seviyesinde gerçekleşerek geçen yılın aynı dönemindeki 171,7 Milyon TL‘ye göre -%4 oranında hafif bir düşüş kaydetse de, FAVÖK marjındaki çeyreklik artış %5,4 olarak gerçekleşmiştir. Hisse senedinin haftalık relative performansı %24,09, aylık performansı ise %81,85 gibi olağanüstü yüksek bir primle dikkat çekmiştir.
2. Finans ve Kalkınma Bankacılığında Güçlü Görünüm
Destek Finans Faktoring A.Ş. (DSTKF)
Sıkı para politikası dönemlerinde hacimleri ve kârlılıkları artan faktoring sektörünün öncülerinden DSTKF, net dönem kârını 2025/2Q‘deki 940,7 Milyon TL‘den 2026/2Q‘de %54 artışla 1.445,9 Milyon TL seviyesine ulaştırmıştır. Şirketin kâr marjındaki çeyreklik artış %3,4 olarak kaydedilmiştir. Ancak hisse senedinin göreceli performansı haftalık bazda -%18,59, aylık bazda ise -%35,78 oranında satıcılı bir seyir izlemiştir.
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A.Ş. (KLNMA)
Kalkınma bankacılığı alanında faaliyet gösteren KLNMA, net dönem kârını önceki yılın aynı çeyreğindeki 2.260,0 Milyon TL’den %21 artışla 2.726,0 Milyon TL seviyesine yükseltmiştir. Bankanın kâr marjında çeyreklik bazda -%2,5 oranında hafif bir daralma izlenmiştir. Hissenin relative performansı ise haftalık bazda %6,70, aylık bazda ise %13,67 oranında endeks üstü getiriye işaret etmiştir.
3. Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarında (GYO) Finansman Baskısı
Konut kredisi faizlerindeki artış ve talep daralması nedeniyle zorlu bir süreçten geçen GYO sektörü temsilcilerinde kârlılıklar üzerinde baskı izlenmektedir:
DAP Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. (DAPGM): Şirketin net dönem kârı, 2025/2Q‘deki 777,5 Milyon TL‘den 2026/2Q‘de -%55 düşüşle 347,5 Milyon TL seviyesine gerilemiştir. Şirketin FVAÖK kalemi ise 1.840,4 Milyon TL seviyesinde gerçekleşerek geçen yılın aynı dönemindeki 1.888,7 Milyon TL‘ye kıyasla sadece -%3 oranında sınırlı bir kayıp yaşamıştır. FAVÖK marjındaki çeyreklik artış %11,4, kâr marjındaki artış ise %13,2 olmuştur.
Deniz GYO (DZGYO): Şirket, geçen yılın ikinci çeyreğindeki 25,8 Milyon TL’lik kârdan, 2026/2Q‘de -38,0 Milyon TL net dönem zararına sürüklenmiştir. Şirketin FVAÖK kalemi de -108,2 Milyon TL ile negatif bölgede kalmaya devam etmiştir. Hissenin aylık relative performansı ise -%5,59 olmuştur.
Pasifik Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (PSGYO): Şirketin net dönem kârı, geçen yılın aynı çeyreğindeki 2.193,7 Milyon TL‘den -%89 düşüşle 249,7 Milyon TL seviyesine kadar gerilemiştir. Ancak şirketin FVAÖK kalemi 32,9 Milyon TL seviyesine ulaşarak geçen yılki -84,4 Milyon TL‘lik negatif FVAÖK’e göre toparlanma göstermiştir. Kâr marjında ise çeyreklik bazda -%1.592,3 oranında ciddi bir teknik tahrifat/dalgalanma kaydedilmiştir.
4. Dayanıklı Tüketim ve Mobilya Sektöründe Daralma
Koleksiyon Mobilya Sanayi A.Ş. (KLSYN)
Yüksek faiz ve iç talepteki yavaşlamadan en doğrudan etkilenen dayanıklı tüketim temsilcilerinden KLSYN, geçen yılın ikinci çeyreğindeki 0,4 Milyon TL’lik sembolik kârından, 2026/2Q döneminde -78,3 Milyon TL net dönem zararına gerilemiştir. Şirketin FVAÖK performansı ise önceki yılın aynı dönemindeki 58,9 Milyon TL seviyesinden -%99 oranında dramatik bir düşüş kaydederek neredeyse başabaş noktası olan 0,4 Milyon TL seviyesine kadar erimiştir. FAVÖK marjında çeyreklik bazda -%14,4 oranında gerileme izlenen hissenin relative performansı haftalık bazda -%9,44 olmuştur.
Açıklanan finansal tabloların temel göstergeleri aşağıdaki karşılaştırmalı tabloda özetlenmiştir:
| Şirket Kodu | Net Dönem Kârı (2026/2Q) | Net Kâr Değişimi (%) | FVAÖK (2026/2Q) | FVAÖK Değişimi (%) | Haftalık Rel. Perf. | Aylık Rel. Perf. |
| BIGEN | 65,8 Milyon TL | Zarardan Kâra | 164,4 Milyon TL | -%4 | %24,09 | %81,85 |
| DAPGM | 347,5 Milyon TL | -%55 | 1.840,4 Milyon TL | -%3 | %1,12 | -%0,73 |
| DSTKF | 1.445,9 Milyon TL | %54 | – | – | -%18,59 | -%35,78 |
| DZGYO | -38,0 Milyon TL | Kârdan Zarara | -108,2 Milyon TL | Negatif Artış | -%5,99 | -%5,59 |
| KLNMA | 2.726,0 Milyon TL | %21 | – | – | %6,70 | %13,67 |
| KLSYN | -78,3 Milyon TL | Kârdan Zarara | 0,4 Milyon TL | -%99 | -%9,44 | -%0,89 |
| PSGYO | 249,7 Milyon TL | -%89 | 32,9 Milyon TL | Zarardan Artış | %13,99 | %4,28 |
Finans Hattı Yorum:
Açıklanan ikinci çeyrek (2026/2Q) finansal tabloları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kararlılıkla uyguladığı sıkı para politikası ve yüksek faiz ortamının, reel sektörün farklı kollarında nasıl derin ve yapısal bir ayrışma yarattığını açıkça doğrulamaktadır. Finansman maliyetlerindeki artış ve iç talepteki seçici soğuma, şirketlerin bilançolarında net kâr ve işletme performanslarında (FVAÖK) kendisini doğrudan hissettirmektedir.
Bu dönemin en belirgin makroekonomik kazananları finans, bankacılık ve faktoring şirketleridir. Ticari bankaların kredi musluklarını daralttığı ve işletmelerin acil nakit ihtiyaçları için alternatif arayışlara girdiği bu süreçte, faktoring sektörü altın çağını yaşamaktadır. DSTKF‘nin net dönem kârını %54 artırarak 1.445,9 Milyon TL seviyesine ulaştırması, bu yüksek faizli ticari borçlanma eğiliminin doğrudan bir sonucudur. Şirketler faturalı alacaklarını kırdırarak acil işletme sermayesi yaratmaya çalışırken, faktoring şirketlerinin kârlılıkları rekor tazelemektedir. Benzer şekilde, yatırım ve kalkınma projelerinin finansmanında kritik rol oynayan KLNMA‘nın net kârını %21 artırarak 2.726,0 Milyon TL‘ye taşıması, bankacılık sektörünün bu yüksek faiz ortamında fonlama maliyetlerini başarıyla yönettiğini göstermektedir.
Buna karşın, faiz oranlarına en duyarlı sektörlerin başında gelen Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarında (GYO) ciddi bir finansal baskı izlenmektedir. Konut kredisi faizlerinin rekor seviyelerde bulunması, iç pazardaki satış hacimlerini daraltmıştır. DAPGM örneğinde görüldüğü üzere, şirketin operasyonel kârlılığı (FVAÖK) sadece -%3 düşüşle 1.840,4 Milyon TL seviyesinde dirençli kalsa da, net dönem kârının -%55 düşüşle 347,5 Milyon TL‘ye gerilemesi, yüksek finansman maliyetlerinin (borç faizlerinin) operasyonel kârı nasıl erittiğini göstermektedir. Benzer şekilde, PSGYO‘nun net kârının -%89 düşerek 249,7 Milyon TL‘ye çekilmesi ve kâr marjlarındaki teknik bozulmalar, inşaat ve GYO şirketleri için “finansal borçluluk yönetiminin” hayati bir önem kazandığını göstermektedir. Bu süreçte borç yükü az olan ve likit nakit üretebilen GYO’lar ayrışacaktır.
Dayanıklı tüketim ve mobilya sektörünü temsil eden KLSYN‘nin mali tabloları ise iç talepteki yavaşlamanın en net kurbanlarından biridir. Şirketin net dönem kârının zarara dönmesi ve FVAÖK performansının -%99 düşüşle neredeyse durma noktasına gelmesi, tüketicilerin yüksek faiz ortamında isteğe bağlı lüks ve dayanıklı tüketim harcamalarını (mobilya vb.) hızla ertelediklerini doğrulamaktadır. FAVÖK marjındaki -%14,4‘lük çeyreklik erime, operasyonel kaldıraç etkisinin ciro düşüşüyle birlikte kârlılığı nasıl hızla aşağı çektiğinin teknik bir ispatıdır.
Son olarak, BIGEN paylarındaki toparlanma dikkat çekicidir. Geçen yılki -101,2 Milyon TL zarardan 65,8 Milyon TL net kâra geçilmesi ve özellikle hissenin aylık bazda %81,85 oranında relative (görece) getiri sağlaması, kurumsal yatırımcıların şirketin hisse senedindeki blok transferler ve yeni enerji yatırımları doğrultusunda güçlü bir gelecek projeksiyonu fiyatladığını göstermektedir.
Yatırımcıların bu yoğun bilanço döneminde sadece net kâr rakamlarına değil, şirketlerin FVAÖK yaratma gücüne ve finansal borç yükümlülüklerine odaklanmaları gerekmektedir. Yüksek nakit yaratabilen, dövize endeksli çalışan ya da borçluluk rasyolarını optimize etmiş şirketler, bu sıkı para politikası evresinde portföyleri enflasyona karşı koruyacak yegâne dinamikler olmaya devam edecektir.


















