Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre, küresel alüminyum stoklarındaki düşüş trendinin sürmesiyle birlikte, hafif metalin vadeli kontrat fiyatları üst üste altıncı işlem gününde de artış gösterdi. Bu durum, alüminyum piyasasında önemli bir ivmelenmeye işaret ediyor.
Stoklar Tarihi Düşük Seviyelerde Seyrediyor
Alüminyum piyasasını destekleyen temel faktörlerden biri, küresel depolarda yaşanan arz darlığı olarak öne çıkıyor. LME alüminyum stokları, bu yüzyılın en düşük seviyesi olan 254.900 tona gerilemiş durumda. Benzer şekilde, LME’deki mevcut (teminatlı) stoklar da Nisan 2025’ten bu yana kaydedilen en düşük seviyeye indi. Dünyanın en büyük metal ithalatçısı ve tüketicisi konumundaki Çin’de de benzer bir arz sıkışıklığı gözlemleniyor. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası (SHFE) bünyesindeki alüminyum stokları geçen hafta içerisinde 13.000 tonluk bir düşüş kaydetti.
ING Emtia Stratejisti Ewa Manthey, sanayi metalleri genelindeki güçlü zeminin, özellikle bakırdaki son dönemdeki hareketlilikle pekiştiğini belirtti. Manthey’e göre, alüminyumun kendine özgü temel dinamikleri hala güçlü seyrini koruyor. Düşük stok seviyelerinin yanı sıra, piyasanın bu yılı arz açığı ile kapatacağı beklentisi de fiyatların yukarı yönlü hareketini destekliyor.
Citi’nin yayımladığı bir analizde, Çin’deki nihai kullanıcı talebinin yılın ilk yarısında zayıf olmasına rağmen, artık aşağı yönlü risklerin sınırlı olduğu ifade edildi. Citi analistleri, eritilmiş metal stoklarındaki erimenin, piyasayı fiziki talepteki en ufak bir değişime dahi daha hassas hale getirdiğine dikkat çekti. Bu durum, küçük talep artışlarının bile fiyatlar üzerinde daha büyük etki yaratabileceği anlamına geliyor.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki duruma bakıldığında ise, önemli bir stok tamponunun bulunmadığı görülüyor. COMEX depolarında şu anda yalnızca Kentucky’de tutulan sembolik nitelikteki 5 tonluk alüminyum stoğu mevcut. Bu durum, ABD’nin de küresel arz sıkışıklığından etkilendiğini ve yerel üretimi destekleme politikalarının önemini artırdığını gösteriyor. Nitekim ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde kritik mineraller ve batarya projelerine yönelik 3 milyar dolarlık devlet yatırımı açıklayarak, iç üretimi ve sanayi politikasını destekleme niyetini yinelemiştir.
Alüminyum Vadeli İşlemleri Rekor Seviyelere Yaklaşıyor
Londra Metal Borsası’nda (LME) üç ay vadeli alüminyum kontratları (CMAL3), resmi açık artırma işlemlerinde %1,2 oranında değer kazanarak ton başına 3.320 dolar seviyesine ulaştı. Gün içerisinde 3.336,50 dolar seviyesini test eden alüminyum, 23 Haziran tarihinden bu yana gördüğü en yüksek fiyatı kaydetti. Bu yükseliş, piyasadaki arz-talep dengesizliğinin fiyatlar üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor.
Diğer Endüstriyel Metallerde Genel Durum
Alüminyumdaki pozitif seyir, genel olarak endüstriyel metaller piyasasında da hakim olan olumlu havayı yansıtıyor. Sıkı fiziki piyasa koşulları, tedarik endişeleri ve düşük stoklar, LME bakır (CMCU3) fiyatlarını da destekliyor. Bakır, Mayıs ayından bu yana en güçlü haftalık performansını sergileyerek 14.000 dolar eşiğinin üzerinde kalmayı başardı ve %0,5‘lik bir artışla 14.150 dolara yükseldi.
Diğer ana endüstriyel metallerde ise genel olarak karışık ancak ağırlıklı olarak pozitif bir eğilim gözlemleniyor:
- Çinko (CMZN3): %0,4 artışla 3.720 dolar
- Kalay (CMSN3): %1,2 artışla 56.150 dolar
- Kurşun (CMPB3): %0,7 artışla 1.900 dolar
- Nikel (CMNI3): %0,2 düşüşle 16.970 dolar
Finans Hattı Yorum:
Küresel alüminyum piyasasındaki mevcut yükseliş trendi, stoklardaki tarihi düşüşle yakından ilişkilidir. Bu durum, arzın daralması ve talebin nispeten güçlü kalmasıyla oluşan bir fiyat baskısı yaratmaktadır. Özellikle Çin’deki stok azalışı ve ABD’nin yerli üretimi destekleme politikaları, küresel tedarik zincirindeki kırılganlıkları ve stratejik metal önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bu gelişmeler, alüminyum gibi temel sanayi metallerinin kısa ve orta vadede fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketin devam edebileceği sinyalini vermektedir.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, alüminyumdaki bu güçlü performans, emtia piyasalarındaki genel iştahın arttığına işaret ediyor. Düşük stok seviyeleri ve arz sıkıntıları, sektördeki şirketlerin finansal tablolarına olumlu yansıyabilir. Teknik olarak bakıldığında, 3.336,50 dolar seviyesinin kırılması durumunda yeni direnç seviyeleri test edilebilir. Güncel Canlı Döviz Fiyatları ve emtia piyasalarındaki değişimleri yakından takip etmek, yatırım kararlarında kritik rol oynayacaktır.
Ancak, bu olumlu tablonun sürdürülebilirliği konusunda dikkatli olmakta fayda var. Küresel ekonomik yavaşlama endişeleri, Çin’deki iç talep dinamiklerinin beklenenden daha zayıf kalması veya jeopolitik gelişmelerdeki ani değişimler, emtia fiyatlarında volatiliteyi artırabilir. Ayrıca, enerji maliyetlerindeki artışlar, alüminyum üretiminin maliyetini yükselterek piyasada yeni arz sorunlarına yol açabilir. Bu faktörler, yatırımcıların pozisyon alırken göz önünde bulundurması gereken temel risk unsurlarını oluşturmaktadır.
















