Kur Gerçeği: Big Mac Endeksi 65 TL’yi İşaret Etti
Ekonomist Mahfi Eğilmez, güncel piyasa kuru ile Türk Lirası’nın satın alma gücü arasındaki farkı analiz ederek, 30 Temmuz 2026 itibarıyla dolar kurunun 65 TL seviyesinde olması gerektiğini belirtti. Eğilmez’in analizleri, küresel ve yerel ekonomik göstergeler ışığında Türk Lirası’nın reel değerini ve olası senaryoları mercek altına alıyor.
Big Mac Endeksi’nden Çıkan Sonuçlar
Temmuz 2026 sonu itibarıyla doların 47,50 TL seviyesinde işlem gördüğü piyasalarda, Türk Lirası’nın gerçek satın alma gücünü yansıtıp yansıtmadığı sorusu yeniden gündeme geldi. İktisatçı Mahfi Eğilmez, “Dolar Kuru Gerçeği Ne Kadar Yansıtıyor?” başlıklı analizinde, döviz kurunun yalnızca arz-talep dengesiyle değil; faiz farkları, risk primi, sermaye hareketleri ve Merkez Bankası müdahaleleri gibi çok sayıda etkenle şekillendiğine dikkat çekti. Eğilmez’in analizinde sıklıkla kullanılan ve uluslararası satın alma gücü paritesi (SAGP) karşılaştırmalarında önemli bir gösterge olan Big Mac Endeksi, 30 Temmuz 2026 verileriyle çarpıcı bir tablo ortaya koydu:
- Dünya Ortalama Big Mac Fiyatı: 5 Dolar
- Türkiye Big Mac Fiyatı: 325 TL
- Piyasa Kuruyla Dolar Karşılığı (47,50 TL): 6,84 Dolar
Bu verilere göre Türkiye’deki bir Big Mac, dünya ortalamasına kıyasla dolar bazında yaklaşık %37 daha pahalıya satılıyor. Fiyatları eşitleyen SAGP kuru hesaplandığında ise (325 TL / 5 Dolar) Türk Lirası’nın satın alma gücüne dayalı dolar kurunun 65 TL seviyesinde bulunması gerektiği görülüyor. Mevcut 47,50 TL’lik piyasa kuru ile Big Mac Endeksi’nin işaret ettiği 65 TL’lik kur arasındaki 17,50 TL’lik fark, kurun nominal değeri ile gerçek satın alma gücü arasındaki önemli kopukluğu gözler önüne seriyor.
Kurdaki Farklılıkların Milli Gelire Etkisi
Mahfi Eğilmez, 65 TL seviyesinin nihai bir “gerçek kur” olmadığını vurgulayarak, bu seviyenin ekonomik büyüklüklerin dolar cinsinden görünümünü nasıl değiştirdiğini rakamlarla ortaya koydu. Eğilmez’in hazırladığı tabloya göre, piyasa kuru ile SAGP kuru arasındaki farklar, milli gelir ve kişi başına düşen gelir rakamlarında önemli değişikliklere neden oluyor:
| Gösterge | Mevcut Piyasa Kuru (47,50 TL) | Big Mac SAGP Kuru (65,00 TL) | Değişim |
| Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) | ~1.658 Milyar Dolar | ~1.189 Milyar Dolar | -469 Milyar Dolar |
| Kişi Başına Düşen Gelir | 18.621 Dolar | 13.745 Dolar | -4.876 Dolar |
Bu analizler, kurdaki dalgalanmaların ve reel değerden uzaklaşmasının, milli gelir gibi makroekonomik göstergeler üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’nin yüksek ithalat bağımlılığı göz önüne alındığında, kurdaki sert yükselişlerin enerji, ara malı ve ham madde maliyetlerini artırarak enflasyon üzerinde ek baskı oluşturması kaçınılmaz görünüyor. Bu durum, Canlı Döviz kurlarının takibinin yanı sıra, enflasyonist baskılarla mücadele stratejilerinin de önemini artırıyor.
Ekonomik Politikalar ve Kur Paradoksu
Eğilmez, analizinin son bölümünde ekonomi yönetiminin kur politikalarına yönelik şu kritik soruyu sordu: “Bir ülkenin parasını güçlü göstermek gerçekten o ülkeyi zenginleştirir mi, yoksa yalnızca dolar cinsinden görünen rakamları mı değiştirir? Bir kurun ekonomik gerçeklikten uzun süre uzak tutulmasının maliyeti, zaman içinde başka kanallardan ortaya çıkabilir.” Bu sözler, kuru baskılama politikalarının uzun vadede yaratabileceği ekonomik ve sosyal maliyetlere dikkat çekiyor. Para politikası ve kur istikrarı arasındaki hassas denge, yatırımcıların ve politika yapıcıların yakından takip etmesi gereken bir konu olmaya devam ediyor.
Finans Hattı Yorum:
Mahfi Eğilmez’in Big Mac Endeksi üzerinden yaptığı kur analizi, Türk Lirası’nın reel değerine ilişkin önemli bir tartışmayı yeniden alevlendiriyor. Eğer bu tür bir SAGP kuru gerçekleşirse, ithalat maliyetlerindeki artışsanayi üretimi ve genel ekonomik aktivite üzerinde baskı oluşturabilir. Özellikle enerji ve ara malı bağımlılığının yüksek olduğu sektörlerde maliyet şokları yaşanabilir.
Mevcut piyasa algısı, nominal kur ile reel değer arasındaki makasın açık olduğunu işaret ediyor. Bu durum, yatırımcı güveni ve sermaye akımları üzerinde belirsizlik yaratabilir. Fiyat/kazanç (F/K) ve piyasa değeri/defter değeri (PD/DD) gibi temel analiz göstergelerinin dolar bazında yorumlanması da bu kur farkından etkilenecektir.
Kurun reel değerinden uzun süre kopuk kalmasının potansiyel riskleri arasında; artan enflasyonist baskılar, cari açıkta bozulma ve dış borçlanma maliyetlerinde yükseliş yer alıyor. Ekonomi yönetiminin bu dengeyi nasıl yöneteçeği ve makroekonomik istikrarı sağlama çabaları, önümüzdeki dönemde piyasaların ana gündem maddesi olacaktır.
















