Temmuz’da Dış Ticaret Hacmi Yükseldi: İhracat Arttı, İthalat Hızlandı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan geçici dış ticaret verilerine göre, Temmuz ayında Türkiye’nin genel ticaret sistemindeki hacmi artış gösterdi. İhracat bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,9’luk bir yükselişle 25 milyar 623 milyon dolara ulaşırken, ithalat ise yüzde 5,1’lik bir artışla 32 milyar 966 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin dış ticaret dinamiklerinde ivmelenmeye işaret ediyor.
Temmuz Ayı Dış Ticaret Performansı Detayları
Temmuz 2026’da Türkiye’nin dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı ayına göre 1 milyar 304 milyon dolar artarak 7 milyar 343 milyon dolara yükseldi. Bu durum, ihracattaki artışın ithalattaki artışın gerisinde kalmasından kaynaklanmaktadır. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise 2023 Temmuz ayında yüzde 83,6 iken, 2024 Temmuz ayında yüzde 77,8’e geriledi. Bu oran, dış ticaretteki denge açısından dikkat edilmesi gereken bir gelişmedir.
En Çok Ticaret Yapılan Ülkeler Açıklanıyor
Dış ticarette en büyük paya sahip ilk beş ülke verileri de açıklandı. İhracatta ilk sırada 1 milyar 746 milyon dolar ile Almanya yer alırken, bu ülkeyi 1 milyar 465 milyon dolar ile İngiltere ve 1 milyar 189 milyon dolar ile İtalya takip etti. Dördüncü sırada 1 milyar 184 milyon dolar ile ABD ve beşinci sırada ise 1 milyar 40 milyon dolar ile Irak konumlandı. Bu ülkeler, Türkiye’nin ihracat gelirlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.
İthalatta ise ilk sırayı 3 milyar 930 milyon dolar ile Çin aldı. Çin’i, 2 milyar 659 milyon dolar ile Rusya ve 2 milyar 170 milyon dolar ile Almanya izledi. Dördüncü sırada 1 milyar 447 milyon dolar ile İtalya ve beşinci sırada ise 1 milyar 298 milyon dolar ile ABD yer aldı. Bu ülkelerden yapılan ithalat, Türkiye’nin dış ticaret dengesi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.
Sektörel Dağılım ve Etkiler
Temmuz ayında en büyük ihracat kalemi ‘motorlu kara taşıtları, bunların aksam, parça ve aksesuarları’ oldu. Bu sektörden yapılan ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,3 artarak 3 milyar 73 milyon dolar olarak gerçekleşti. İkinci sırada ise 2 milyar 157 milyon dolar ile ‘kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler’ yer aldı. Bu ürün grubundan yapılan ihracat ise yüzde 4,3 arttı. Üçüncü büyük ihracat kalemi ise 1 milyar 501 milyon dolar ile ‘kıymetli taşlar ve metaller’ oldu.
İthalat tarafında ise en büyük payı 5 milyar 829 milyon dolar ile ‘mineral yakıtlar, mineral yağlar ve hususi damıtım ürünleri’ aldı. Bu grup, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,1 artış gösterdi. İkinci en büyük ithalat kalemi, 4 milyar 377 milyon dolar ile ‘sanayide kullanılan diğer ham maddeler (işlenmemiş veya yarı işlenmiş)’ oldu. Üçüncü sırada ise 2 milyar 389 milyon dolar ile ‘elektrikli makine ve cihazlar, ses ve görüntü verebilen cihazlar’ yer aldı.
Sermaye Malzemeleri ve Yatırımlar
Temmuz ayında sermaye malları ithalatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,6 artarak 4 milyar 288 milyon dolara ulaştı. Bu artış, Türkiye’nin üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarının devam ettiğine işaret ediyor. Enerji kaynakları ve ara mamuller ithalatındaki artışlar da dikkat çekmektedir. Bu durum, iç talebin gücünü ve sanayi üretimindeki aktiviteyi desteklemektedir.
Bu dış ticaret rakamları, Türkiye ekonomisinin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu ve uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü yansıtmaktadır. İhracatın ithalatı karşılama oranındaki düşüş, cari işlemler dengesi üzerindeki baskıyı artırabilecek bir faktör olarak değerlendirilmelidir. Bu noktada, Canlı Döviz kurlarının seyri ve küresel ekonomik gelişmeler yakından takip edilmelidir.
Finans Hattı Yorum:
Temmuz ayı dış ticaret verileri, Türkiye ekonomisinin dinamik bir yapıda olduğunu bir kez daha gösteriyor. İhracatın artış trendini sürdürmesi olumlu bir gelişme olmakla birlikte, ithalattaki daha hızlı artışın dış ticaret açığını genişletmesi, cari işlemler dengesi üzerindeki potansiyel baskıyı artırıyor. Bu durum, TL üzerindeki değer kaybı baskısını bir miktar artırabilir ve enflasyonist endişeleri besleyebilir.
Küresel ekonomideki yavaşlama sinyallerine rağmen, Türkiye’nin ana ticaret ortaklarındaki hareketlilik ve özellikle motorlu kara taşıtları gibi katma değeri yüksek sektörlerdeki ihracat artışı dikkat çekici. Ancak, Çin ve Rusya gibi ülkelerden yapılan yüksek hacimli ithalat, özellikle ara mamul ve enerji maliyetleri açısından kırılganlığı artırma potansiyeli taşıyor. Yatırım malları ithalatındaki artış, orta ve uzun vadede üretim kapasitesini desteklese de, kısa vadede döviz ihtiyacını yükseltiyor.
Önümüzdeki dönemde, Türkiye’nin ihracat pazarlarını çeşitlendirmesi, yüksek katma değerli ürünlere odaklanması ve ithalat bağımlılığını azaltıcı stratejiler geliştirmesi kritik önem taşıyor. Küresel enflasyonist baskılar, tedarik zincirlerindeki olası aksamalar ve jeopolitik riskler, dış ticaret performansını etkileyebilecek başlıca faktörler olmaya devam edecektir. Bu nedenle, makroekonomik göstergeler ve küresel gelişmelerin yakından takibi stratejik bir zorunluluktur.
















