İSO Türkiye İmalat PMI Ağustos Ayında Hafif Yükseldi, Daralma Devam Etti
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerine göre, imalat sektöründeki daralma eğilimi ağustos ayında da sürdü. Endeks, 47,7 seviyesinden 48,1’e yükselerek son üç ayın en yüksek seviyesine ulaşsa da, 50,0 eşik değerinin altında kalarak sektördeki faaliyet koşullarının daraldığına işaret etti. Bu durum, iç ve dış talepteki zayıflığın yanı sıra küresel jeopolitik gelişmelerin sektör üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi.
Ağustos ayında toplam yeni siparişlerde ve yeni ihracat siparişlerinde bir önceki aya göre düşüş yaşanırken, bu düşüşlerin temmuz ayına kıyasla daha sınırlı olması dikkat çekti. Bu durum, sektördeki talep baskısının devam ettiğini ancak daralma hızının bir miktar azaldığını gösteriyor. Zayıflayan iş yükü ve siparişlerdeki belirsizlikler, firmaları üretim ve istihdam kararlarında temkinli olmaya itti. Üretim seviyeleri üçüncü ay üst üste azalırken, satın alma faaliyetleri ve istihdamda da belirgin düşüşler kaydedildi.
Öte yandan, yükselen yakıt ve petrol maliyetleri ile ham madde fiyatlarındaki artışlar, girdi maliyetlerinde son üç ayın en yüksek enflasyonunu beraberinde getirdi. Bu maliyet baskısı, nihai ürün fiyatlarına da yansıdı. Fiyat artışları ivme kazanmasına rağmen, Ocak-Haziran ortalamasına kıyasla daha düşük bir hızda gerçekleşti. Ortadoğu’daki savaşın neden olduğu tedarik zinciri aksaklıkları, tedarikçilerin teslimat sürelerinin uzamasına yol açtı.
Sektörel Analizler: Metalik Olmayan Ürünlerde Parlak Görünüm, Kimyasallarda Düşüş
İSO Türkiye Sektörel PMI verileri, imalat sektörünün genelinde talep sorunlarının devam ettiğini ortaya koyarken, bazı alt sektörlerde farklılaşmalar gözlemlendi. Metalik olmayan mineral ürünler sektörü, Mayıs 2022’den bu yana en hızlı üretim artışını kaydetti. Bu sektördeki güçlü performans, diğer sektörlerdeki daralmaya tezat oluşturdu.
İstihdam artışı ise yalnızca iki sektörde görüldü. Kara ve deniz taşıtı üreticileri istihdamlarını artırmaya devam ederken, ana metal sanayisindeki sınırlı artış sekiz aylık düşüş trendini sonlandırdı. Yeni siparişlerde en sert düşüş kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe yaşanırken, giyim ve deri ürünlerinde daha ılımlı bir gerileme kaydedildi. İlginç bir şekilde, ağustos ayında tüm sektörlerde yeni siparişler düşerken, takip edilen 10 sektörün yarısında yeni ihracat siparişlerinde artış yaşandı. Bu durum, küresel talebin belirli segmentlerde hala canlı olduğunu gösteriyor.
Elektrikli ve Elektronik Ürünlerde Maliyet Baskısı Yoğunlaştı
Satın alma faaliyetlerinin genel olarak yavaşlaması, tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı bir miktar azaltsa da, elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe durum farklıydı. Bu sektörde tedarikçilerin teslimat süreleri belirgin şekilde uzamaya devam etti ve en yüksek girdi maliyeti enflasyonu yine bu sektörde kaydedildi. Genel olarak girdi maliyetlerindeki artış pek çok sektörde hızlanırken, ağaç ve kağıt ürünleri sektörü bu eğilimin dışında kalarak Kasım ayından bu yana en ılımlı maliyet artışını yaşadı. Satış fiyatları tüm sektörlerde artış gösterirken, giyim ve deri ürünlerinde bu artış sınırlı kaldı.
S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Ortadoğu’daki savaşın Türk imalat sektörünü etkilemeye devam ettiğini belirtti. Harker, savaşın sadece talebi zayıflatmakla kalmayıp, iş kararları üzerinde ek bir belirsizlik yarattığını vurguladı. Yeni siparişlerdeki düşüşün ağustosta hız kesmesi ve son üç ayın en ılımlı seviyesine gerilemesi, firmaların savaşın etkisini sınırlama çabalarının bir sonucu olarak yorumlandı. Bu tablo, sektörün önümüzdeki aylarda toparlanma potansiyeli taşıdığını gösterse de, genel görünümün büyük ölçüde Canlı Döviz ve bölgedeki gelişmelere bağlı olacağı öngörülüyor.
Finans Hattı Yorum:
İstanbul Sanayi Odası’nın ağustos ayı İSO Türkiye İmalat PMI verileri, imalat sektörünün küresel ve bölgesel belirsizlikler karşısındaki kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu. Endeksin 50 eşik değerinin altında kalmaya devam etmesi, sektörde süregelen bir daralma olduğunu teyit ediyor. Özellikle yeni siparişlerdeki zayıflık ve devam eden üretimdeki düşüşler, sektörün gelecekteki büyüme potansiyeli üzerinde baskı unsuru oluşturuyor. Maliyet artışlarının hızlanması ve tedarik zincirindeki aksaklıklar da karlılık üzerinde ek yük getiriyor.
Talep tarafındaki zayıflık, firmaların yatırım ve istihdam kararlarını olumsuz etkilemeye devam edecektir. Ancak, ihracat siparişlerindeki sınırlı toparlanma ve bazı sektörlerdeki (metalik olmayan mineral ürünler gibi) olumlu ayrışmalar, sektörün tamamının dipte olmadığını gösteriyor. Yatırımcılar ve politika yapıcılar açısından, bu veriler iç talebi canlandırmaya yönelik teşviklerin ve ihracata yönelik desteklerin önemini artırıyor. Sektörün rekabet gücünü koruması ve küresel pazarlardaki payını artırması için yapısal reformlar ve katma değeri yüksek ürünlere yönelme stratejileri kritik önem taşıyor.
Gelecek dönemde imalat sektörünün performansı, küresel ekonomik görünüme, Ortadoğu’daki jeopolitik risklerin seyrine ve para politikası adımlarının (enflasyonla mücadele ve kredi koşulları üzerindeki etkileri) sektöre yansımalarına bağlı olacaktır. Savaşın etkilerinin ne kadar süreyle devam edeceği ve tedarik zincirlerinin ne zaman normale döneceği, sektördeki toparlanmanın hızını belirleyecek ana faktörler arasında yer almaktadır. Bu bağlamda, gelişmeleri yakından takip etmek ve riskleri yönetmeye odaklanmak stratejik bir yaklaşım olacaktır.
















