OVP Değerlendirmesi: 2027’de Enflasyonla Mücadelede Yeni Patika
ING Türkiye Baş Ekonomisti Muhammet Mercan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile TCMB Başkanı Fatih Karahan tarafından açıklanan Orta Vadeli Program’ı (OVP) değerlendirdi. Raporda, OVP’nin 2027 yılına yönelik dezenflasyon sürecinin daha yavaş bir patikaya işaret ettiği vurgulanırken, Türkiye ekonomisinin enflasyon görünümüne ilişkin önemli tespitler paylaşıldı.
ING Türkiye’nin analizine göre, Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında açıklanan yeni makroekonomik hedefler, özellikle dezenflasyon süreci ve mali disiplin açısından önceki planlardan farklılıklar gösteriyor. Hükümetin 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28,4 olarak belirlemesi, önceki planlardaki yüzde 16’lık hedefin oldukça üzerinde yer alıyor. Bu rakam, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yüzde 28’lik tahminiyle uyumlu görünürken, Piyasa Katılımcıları Anketi’ndeki yüzde 29,4’lük beklentinin ise bir miktar altında kalıyor. ING Baş Ekonomisti Muhammet Mercan, bu durumun, dezenflasyon sürecinde öngörülen yavaşlamanın bir yansıması olduğunu belirtti.
Mali tarafta yapılan değerlendirmeler, OVP’nin 2026 yılı için merkezi yönetim bütçe açığı tahminini GSYH’nin yüzde 3,1’i olarak öngördüğünü ortaya koyuyor. Bu oran, önceki tahmin olan yüzde 3,5’ten bir düşüşe işaret etse de, 2027’de yüzde 3,5’e yükselecek ve 2029’a kadar kademeli olarak yüzde 2,8’e inecek şekilde bir eğilim sergiliyor. Mercan, deprem bölgesindeki yeniden inşa ve iyileştirme harcamalarının bu yıl büyük ölçüde tamamlanacak olmasına rağmen, birincil harcamaların cari transferler, rezerv tahsisleri ve faiz ödemeleri gibi kalemler nedeniyle GSYH’nin yüzde 19,7’sinden yüzde 21’ine yükselmesinin beklendiğini belirtti. Bu artışın, GSYH’nin yaklaşık yüzde 1’ine denk gelen daha güçlü gelir tahsilatlarıyla dengelenmesi öngörülüyor.
Mali Disiplin ve Harcama Yapısı
OVP’nin mali politikayı dezenflasyonu destekleyici bir araç olarak konumlandırdığına dikkat çeken Mercan, bunun idari fiyat düzenlemeleri gibi geleneksel enflasyonist araçlara olan bağımlılığın azalması anlamına geldiğini ifade etti. Ancak, birincil harcamalardaki artış öngörüsü, mali disiplinin sürdürülmesi konusunda dikkatli bir izleme gerekliliğini ortaya koyuyor. Politika yapıcıların mali alanı enflasyonist baskıları hafifletmek için etkin bir şekilde kullanma taahhüdü, önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.
Cari Açık ve Büyüme Dinamikleri
Dış dengeler açısından OVP, 2026’da cari açığın GSYH’nin yüzde 2,6’sı olarak öngörüldüğünü ve sonraki yıllarda kademeli bir iyileşme beklendiğini ortaya koyuyor. Bu tahminler, önceki planlara kıyasla daha yüksek seviyelerde bulunuyor. OVP’de öngörülen büyüme patikasının, dış dengenin sağlanması konusunda bazı soru işaretleri yarattığını belirten Mercan, özel tüketimden daha fazla katkı alan bir büyüme performansının, dış denge üzerindeki potansiyel etkilerine dikkat çekti. Bu durum, canlı döviz kurlarının seyri ve dış ticaret dengesi açısından önem arz ediyor.
Kur Beklentileri ve Enflasyon Yol Haritası
OVP’nin ima ettiği USD/TRY kuru varsayımları, ING’nin değerlendirmesine göre, bu yıl için piyasa beklentileriyle genel olarak uyumlu. İlerleyen yıllar için program, ortalama yıllık döviz kuru artışlarının enflasyon tahminleriyle paralel seyredeceğini öngörüyor. Bu varsayım, reel kurda önemli bir değişiklik olmayacağı anlamına geliyor. Ancak, enflasyon tahminlerindeki yukarı yönlü revizyonlar, mevcut istikrar programında dezenflasyon sürecinin daha uzun bir zaman dilimine yayılacağına işaret ediyor.
Genel bir değerlendirme yapıldığında, OVP’nin önceki plana kıyasla daha yüksek enflasyon patikası, artan birincil harcamalar ve daha geniş bir cari açık öngörmesi dikkat çekiyor. Programın, 2028 seçim dönemi öncesinde fiyat istikrarı, mali disiplin ve finansal istikrar konusundaki taahhütlerini sürdürme amacı taşıdığı belirtiliyor. Mercan, OVP’nin ortaya koyduğu yol haritasının, uygulamanın başarısına bağlı olarak ekonomik göstergeler üzerinde belirleyici olacağını vurguladı.
Finans Hattı Yorum:
Orta Vadeli Program (OVP) güncellemeleri, Türkiye ekonomisinin enflasyonla mücadelesindeki mevcut durumu ve gelecek beklentilerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. ING’nin analizi, programın dezenflasyon sürecini daha kademeli bir hale getirdiğini ve özellikle 2027 sonrası için farklı bir enflasyon patikası çizdiğini gösteriyor. Bu durum, enflasyon beklentilerinin yönetimi ve para politikasının etkinliği açısından kritik önem taşıyor.
Ekonomide gözlemlenen yavaş dezenflasyon patikası ve artan harcama öngörüleri, TL’nin reel değerinin korunması ve cari dengenin sürdürülebilirliği konusunda ek riskler barındırabilir. Döviz kuru varsayımlarının enflasyonla uyumlu olması, kurda ani sıçramaları engelleme potansiyeli taşısa da, genel ekonomik istikrarın korunması için mali disiplinin sıkı bir şekilde uygulanması şart görünüyor. Bu durum, yatırımcı güveni ve sermaye akımları üzerinde doğrudan etkili olacaktır.
Önümüzdeki dönemde OVP hedeflerine ulaşılıp ulaşılamayacağı, hem küresel ekonomik koşullara hem de içsel politika uygulamalarına bağlı olacaktır. Özellikle yapısal reformların hızlandırılması ve üretim odaklı büyüme stratejilerinin desteklenmesi, dezenflasyon sürecini destekleyerek ekonomideki dengelenmenin kalıcı hale gelmesine katkı sağlayabilir. OVP’nin uzun vadeli hedefleri, uygulamanın titizliği ile sınanacaktır.
















