İş Bankası’nın 2Ç24 Finansal Sonuçları Açıklandı
Türkiye İş Bankası A.Ş. (ISCTR), 2026 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Bankanın 9,7 milyar TL’lik net kârı, piyasa ve beklentilerin altında kalarak yatırımcıların dikkatini çekti. Bu sonuçlar, çeyreklik bazda %53 ve yıllık bazda %44’lük bir düşüşü temsil ediyor. Özsermaye karlılığı %8,8 olarak gerçekleşirken, yılın ilk yarısındaki oran %14 olarak kaydedildi. Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş., bu gelişmeleri “sınırlı olumsuz” olarak değerlendirerek, hisse performansı üzerinde önemli bir olumsuz etki beklenmediğini belirtti.
İş Bankası’nın Kredi ve Mevduat Performansı
İkinci çeyrekte İş Bankası’nın TL kredi büyümesi çeyreklik bazda %6,5 artış gösterirken, yabancı para (YP) kredilerde %1’lik bir daralma yaşandı. Ticari krediler %10,4 ile en yüksek büyümeyi kaydederken, bireysel krediler %9,7 ve kurumsal krediler %1 büyüdü. Bireysel krediler içinde özellikle konut kredileri %12,9’luk artışla öne çıktı. Tüketici kredileri ve kredi kartları da büyümeyi destekledi, ancak taşıt kredileri %1,4 daraldı. 2026 yılı beklentilerinde TL kredi büyümesinin orta otuzlu seviyelerde, YP kredi büyümesinin ise orta tek haneli seviyelerde devam etmesi öngörülüyor.
Toplam mevduatlar ise çeyreklik bazda %4,0 artışla 3,4 trilyon TL’ye ulaştı. Mevduatın toplam varlıklar içindeki payı %67 seviyesinde sabit kaldı. TÜFE’ye endeksli tahvillerin geliri ise 2. çeyrekte 12,2 milyar TL olarak gerçekleşti.
Net Faiz Marjı ve Ücret Gelirlerinde Değişim
Swap ile düzeltilmiş net faiz marjı, bir önceki çeyrekteki %3,7’den %2,1’e geriledi. Net faiz geliri, swap maliyetleri dahil edildiğinde çeyreklik bazda %40 azalış gösterdi. Swap maliyetleri hariç tutulduğunda ise net faiz gelirinde %20’lik bir düşüşle 33,4 milyar TL’ye gerileme yaşandı. Yüksek fonlama maliyetlerinin bu düşüşte etkili olduğu belirtildi. İlerleyen dönemlerde maliyet artışının mevduat tabanına yansıması, menkul kıymet portföyünün katkısı ve varlıkların yeniden fiyatlandırılması gibi faktörlerle marj gelişiminin desteklenmesi bekleniyor. Bu doğrultuda, 2026 net faiz marjı beklentisi %3,2-%3,4 aralığına revize edilirken, üçüncü çeyrekte en az 50 baz puan, dördüncü çeyrekte ise en az 100 baz puanlık artış öngörülüyor.
Net ücret ve komisyon gelirleri ise bir önceki çeyreğe göre %18,8, yıllık bazda ise %38 artışla 45,2 milyar TL’ye ulaştı. 2026 yılı beklentilerinde yaklaşık yüzde kırklı seviyelerde büyüme öngörüsü korundu.
Operasyonel Giderler ve Varlık Kalitesi İzleniyor
Operasyonel giderler, bir önceki çeyreğe kıyasla %4,6, yıllık bazda ise %62,1 artış göstererek 56,1 milyar TL’ye yükseldi. Personel giderlerindeki yıllık %42’lik artışın yanı sıra diğer faaliyet giderlerinde %77’lik bir artış kaydedildi. Banka, bu artışın yıl başındaki toplu iş sözleşmeleri ve insan kaynakları dışı bilinçli iş geliştirme harcamalarından kaynaklandığını belirtti. Yıl sonuna doğru faaliyet giderlerinin %40’lar seviyesine yaklaşması bekleniyor.
Diğer faaliyet gelirlerindeki çeyreklik zayıflığın, ilk çeyrekteki iptallerden kaynaklanan mevsimsellikten ileri geldiği ifade edildi. Emeklilik fonu karşılıkları için bu çeyrekte yaklaşık 1,7 milyar TL ayrıldı.
Takipteki alacaklar (NPL) oranı %3,5’ten %3,8’e yükselirken, net kredi riski maliyeti 34 baz puan artışla 246 baz puana ulaştı. Banka, varlık kalitesine ilişkin endişeleri gidermek amacıyla, giriş ve tahsilatların bütçe varsayımlarından sapmadığını belirtti. İlk yarıda yaklaşık 8 milyar TL NPL satışı gerçekleştirildiği ve yıl sonu NPL oranı beklentisinin %4 civarında, net risk maliyeti beklentisinin ise 250 baz puanın altında tutulduğu açıklandı.
Sermaye Yeterliliği ve Gelecek Beklentileri
İkinci çeyrekte çekirdek sermaye oranı %12,1, toplam sermaye yeterlilik oranı (CAR) ise %15,4 olarak gerçekleşti. Önümüzdeki çeyrekten itibaren kredi riskinin hesaplanmasında içsel derecelendirme yaklaşımının kullanılacağı ve bu yaklaşımın sermaye yeterlilik oranını yaklaşık 190 baz puan, ana sermaye Tier 1 oranını ise 220 baz puan artırmasının beklendiği belirtildi. Temmuz ayındaki Tier 2 ihracının da sermaye yeterliliğine yaklaşık 78 baz puanlık olumlu katkı sağlaması öngörülüyor.
İş Bankası, 2026 yılına ilişkin beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Buna göre, TL kredi büyümesi orta %30’lu seviyelerde, YP kredi büyümesi orta tek haneli seviyelerde, net kredi risk maliyeti 250 baz puanın altında, takipteki kredi oranı %4 civarında, net faiz marjı %3,2-%3,4 aralığında, net ücret ve komisyon geliri artışı yaklaşık %40 ve faaliyet gideri artışı orta %40’lı seviyelerde bekleniyor. Bu beklentiler ışığında, 2026 yılı özsermaye karlılığının yaklaşık %20 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor.
Finans Hattı Yorum:
İş Bankası’nın açıkladığı ikinci çeyrek bilançosu, piyasa beklentilerinin altında kalan net kâr rakamıyla dikkat çekti. Özellikle swap maliyetlerindeki artışın net faiz marjını baskılaması ve operasyonel giderlerdeki yükseliş, bankanın karlılığını olumsuz etkiledi. Ancak, TL kredi büyümesindeki ivmelenme ve güçlü seyreden ücret ve komisyon gelirleri, olumsuz tabloya rağmen bankanın operasyonel gücünü koruduğunu gösteriyor. Gelecek çeyreklerde net faiz marjındaki toparlanma beklentisi ve sermaye yeterlilik oranlarındaki olumlu etki yaratacak adımlar, hisse için önemli katalizörler olarak öne çıkıyor.
Yatırımcılar açısından, açıklanan beklenti revizyonları ve kârlılıktaki düşüş, kısa vadede bir miktar baskı yaratabilir. Ancak, bankanın varlık kalitesini yönetme konusundaki proaktif yaklaşımı ve takipteki alacak oranlarına ilişkin korunan beklentiler, orta ve uzun vadede olumlu bir perspektif sunuyor. Finansal piyasalardaki dalgalanmalar ve faiz ortamındaki değişimler, bankanın karlılığını ve kredi büyümesini etkileyebilecek temel risk faktörleri olmaya devam ediyor. Bu bağlamda, faiz indirim döngüsünün potansiyel etkileri ve kredi riskinin seyri yakından takip edilmelidir.
Finans Hattı olarak, İş Bankası’nın finansal sağlığını ve piyasa konumunu değerlendirirken, sektörel trendler ve makroekonomik göstergeleri göz önünde bulunduruyoruz. Faiz oranlarının seyrinin mevduat maliyetleri ve kredi talebi üzerindeki etkileri, küresel ekonomik gelişmelerin bankacılık sektörü üzerindeki yansımaları ve regülasyonlardaki olası değişiklikler, gelecekteki performansı şekillendirecek ana unsurlar arasında yer alacaktır. Bankanın stratejik hamleleri ve bu hamlelerin bilanço üzerindeki etkileri, güncel şirket haberleri kapsamında sürekli analiz edilecektir.
















