ABD 10 Yıllık Tahvil Getirileri 18 Ayın Zirvesinde
Petrol Fiyatlarındaki Yükseliş ve Enflasyon Endişeleri Tahvil Getirilerini Ateşledi
Küresel piyasalarda petrol fiyatlarındaki keskin yükseliş ve bunun tetiklediği enflasyon endişeleri, ABD Hazine tahvil getirilerini son 18 ayın en yüksek seviyelerine taşıdı. Yemen’deki Husilerin iki Suudi petrol tankerine yönelik saldırısı, global petrol taşımacılığında yaşanabilecek aksaklıkların artmasıyla birlikte, petrol varil fiyatını 90 doların üzerine çıkararak bir aydan uzun sürenin zirvesine taşıdı.
Bu gelişmeler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) artan enflasyonist baskıları kontrol altına almak amacıyla faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutma veya ek artırımlara gitme olasılığını yeniden gündeme getirdi. TD Securities’in New York merkezli ABD faiz stratejisi başkanı Gennadiy Goldberg, piyasadaki bu hareketliliğin iki temel nedeni olduğunu belirtti: “Birincisi, enflasyonist baskıların artması ve bunun sonucunda Fed’in daha şahin bir politika izleyeceği beklentisi. İkincisi ise küresel ekonominin hala belirli bir sağlamlık gösterdiğine dair beklentiler.” Goldberg ayrıca, yeni Fed yönetiminden gelen ileriye dönük yönlendirme konusundaki belirsizliğin, piyasalardaki dalgalanmaları daha da körüklediğini vurguladı.
Tahvil Getirilerindeki Güncel Durum
Piyasa dinamikleri, tahvil getirilerinde gözle görülür bir artışa neden oldu:
- 2 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi, 6,41 baz puan artarak %4,366 seviyesine ulaştı ve Şubat 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
- Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi ise 5,25 baz puan yükselerek %4,71‘e tırmandı.
- 30 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi 3,57 baz puan artışla %5,1827 seviyesine yükselerek 20 Mayıs’tan bu yana en yüksek değerini kaydetti.
Getiri Eğrisinde Daralma ve Uzun Vadeli Endişeler
2 yıllık ve 10 yıllık tahvil getirileri arasındaki fark, yani getiri eğrisi, 34,3 baz puana kadar geriledi. Bu durum, kısa vadeli faiz beklentilerinin uzun vadeli faiz beklentilerine yaklaşmaya başladığını gösteriyor. Özellikle 30 yıllık tahvil getirilerindeki seyrin önemi büyük; bu getiriler, ABD’nin uzun vadeli mali görünümüne ilişkin endişeleri yansıtarak, 2007’den bu yana en uzun süre olan 14 gün üst üste %5‘in üzerinde işlem gördü. Beklenen enflasyonu dışarıda bırakan 30 yıllık reel getiriler ise 2008’den bu yana en yüksek seviye olan %2,987‘ye yükseldi.
Fed’in Faiz Kararı Beklentileri ve Piyasa Konumlanması
Piyasa oyuncuları, Fed’in 29 Temmuz’da sona erecek olan iki günlük toplantısında faiz oranlarını artırma olasılığını şimdiden %38 olarak fiyatlıyor. TD Securities’e göre, mevcut piyasa fiyatlamaları ve Fed politikası arasındaki fark, son on yılda görülen en büyük ikinci ayrışma durumunu oluşturabilir. Eğer Fed faiz artırımı kararı alırsa, bu durum piyasa beklentileri açısından önemli bir fiyatlandırma hatası anlamına gelebilir. Mevcut durumda, kâr elde etmeyen uzun pozisyonlarını sürdüren yatırımcıların, borç varlıklarını tasfiye etme eğiliminde olduğu görülüyor.
Finans Hattı Yorum:
Petrol fiyatlarındaki ani ve sert yükseliş, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıkları ve jeopolitik risklerin piyasalar üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Orta Doğu’daki gerilimlerin tırmanması, sadece enerji maliyetlerini yukarı çekmekle kalmıyor, aynı zamanda enflasyonist baskıların süreceği endişelerini de körüklüyor. Bu durum, Fed başta olmak üzere merkez bankalarının para politikası kararlarını doğrudan etkileyerek, faiz indirim beklentilerini ötelerken, faiz artış senaryolarını masada tutuyor. Özellikle uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükseliş ve reel getirilerdeki artış, ABD’nin mali sürdürülebilirliği ve potansiyel borçlanma maliyetleri konusunda yatırımcıların artan endişelerini yansıtıyor. Bu gelişmeler, genel risk iştahını azaltarak, küresel borsalar üzerinde baskı oluşturma potansiyeli taşıyor.
Piyasalardaki mevcut durum, bir yandan enflasyonun beklenenden daha inatçı olabileceğine işaret ederken, diğer yandan ekonominin hala belirli bir toparlanma gücüne sahip olduğunu düşündürüyor. Ancak, faiz artırma olasılığının fiyatlanması ve tahvil getirilerindeki keskin artışlar, kısa vadede yatırımcı duyarlılığını olumsuz etkileyebilir. 2 yıllık ve 10 yıllık tahvil getirileri arasındaki daralma, ekonomik yavaşlama beklentilerini de kısmen yansıtabilir. Şu anki teknik seviyeler ve temel göstergeler, piyasalarda bir miktar belirsizlik ve volatiliteye işaret ediyor. Yatırımcılar, Fed’in bir sonraki adımını ve enflasyonist verilerin seyrini dikkatle izleyecektir.
Bu süreçte yatırımcıların dikkat etmesi gereken en önemli risk unsuru, jeopolitik gelişmelerin seyrinin yanı sıra, ABD Hazine Bakanlığı’nın ihale büyüklüklerini artırma kararı olasılığıdır. Eğer ihale büyüklükleri artırılırsa, bu durum piyasalardaki borç arzını yükselterek faizler üzerinde ek baskı yaratabilir ve likiditeye ilişkin endişeleri tetikleyebilir. Ayrıca, Fed’in enflasyonla mücadeledeki kararlılığı ile ekonomik büyüme arasındaki dengeyi kurma çabası, piyasalar için önemli bir “izleme” faktörü olmaya devam edecektir. Yüksek faiz ortamının uzun sürmesi, kredi maliyetlerini artırarak kurumsal karlılıklar ve hanehalkı harcamaları üzerinde negatif etki yaratabilir.












