Türkiye-Ermenistan Demiryolu Hattında Kritik Eşik: Tarihi Bir Dönüm Noktası
ABD Büyükelçisi Jeffry H. Barrack, Türkiye ile Ermenistan arasındaki Kars-Gümrü demir yolu hattının yeniden faaliyete geçirilmesiyle ilgili yürütülen görüşmelere dair önemli açıklamalarda bulundu. Barrack, bu gelişmenin bölgesel bağlantısallık ve barış açısından “önemli bir dönüm noktası” olduğunu vurguladı.
Kars-Gümrü Hattı: Bir Asırlık Ticaret Koridoru
ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşımda bulunan Barrack, Kars-Gümrü hattının bir asırdan uzun süre bölgeyi birbirine bağlayan kritik bir ticaret ve transit koridoru olduğunu hatırlattı. Ancak bu hat üzerindeki son trenin Temmuz 1993‘te geçtiğini belirtti.
Bölgesel Bağlantısallık ve Barış İçin Önemli Adımlar
Barrack, iki ülke arasında yaşanan bu gelişmenin önemine dikkat çekerek, “Türkiye ile Ermenistan‘ın ekonomilerini ve halklarını yeniden birbirine yaklaştırmaya yönelik son adımlarını takdir ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu. Bu adımın, Ağustos 2025‘te Beyaz Saray‘da Azerbaycan, Ermenistan ve ABD arasında düzenlenen barış zirvesindeki vizyonun bir yansıması olduğunu ifade etti.
Güney Kafkasya’da İstikrar ve Refah Vizyonu
Barrack, “(ABD Başkanı) Donald Trump‘ın bölgedeki istikrar ve refah taahhüdüyle uyumlu olarak birbirine entegre ve barış içinde bir Güney Kafkasya şekillendiğini” sözlerine ekledi.
Ortak Çalışma Grubu Toplantısı Kars’ta Yapıldı
Türkiye-Ermenistan Normalleşme Süreci kapsamında varılan mutabakat çerçevesinde, Kars-Gümrü demir yolunun rehabilitasyonu ve faaliyete geçirilmesi amacıyla oluşturulan Türkiye-Ermenistan Ortak Çalışma Grubu‘nun toplantısı, bugün Kars‘ta düzenlendi.
Finans Hattı Yorum:
Kars-Gümrü demir yolu hattının yeniden faaliyete geçirilmesi, bölgesel ekonomik entegrasyon ve siyasi normalleşme açısından stratejik bir öneme sahiptir. Bu gelişme, Türkiye ve Ermenistan arasındaki ticaret hacmini artırmanın yanı sıra, Güney Kafkasya’nın küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunu da güçlendirecektir. Ağustos 2025‘teki Beyaz Saray zirvesinde dile getirilen barış ve refah vizyonunun somut adımlarından biri olarak görülen bu demir yolu projesi, bölgedeki yatırım ortamını da olumlu etkileyebilir. Özellikle lojistik ve transit taşımacılık sektörlerinde yeni fırsatlar doğurması beklenmektedir. Temmuz 1993‘ten bu yana atıl durumda olan hattın rehabilitasyonu, hem iki ülke halkları arasındaki bağları kuvvetlendirecek hem de bölgesel istikrarın pekişmesine katkı sağlayacaktır.












