Aile Hekimleri Tepkide: İş Yükü Arttı, Maaşlar Kesiliyor
Yönetmelik Değişiklikleri Hekimleri Karşı Çıkarıyor
Aile hekimliği yönetmeliğinde yapılan değişiklikler, Cumhurbaşkanı onayıyla yürürlüğe girdi. Performans sistemine getirilen güncellemeler, yazılım zorunluluğu, ekipmanların kamu malı statüsüne alınması, artan iş yükü ve maaş kesintisi gibi uygulamalar, aile hekimlerinin yoğun tepkisine neden oldu. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, yönetmeliğin büyük ölçüde aynı kalmasına rağmen hekimlerin üzerindeki yükün arttığını, performans kıstaslarının zorlaştırıldığını ve bunun sonucunda maaş kesintilerinin gündeme geldiğini belirtti.
Anayasa Mahkemesi’ne Taşınan Maddeler ve Hukuki Süreç
HEKİMSEN Başkanı Kurban, yönetmelikte uzlaşılamayan 4 madde bulunduğunu ve bu maddelerin Anayasa‘ya aykırı olabileceği değerlendirmesiyle dava açıldığını dile getirdi. Sürecin Danıştay‘a taşındığını ve Danıştay‘ın da yönetmeliğin bazı hükümlerinin Anayasal açıdan sorunlu olabileceği kanaatiyle dosyayı Anayasa Mahkemesi‘ne sevk ettiğini aktardı. Şu anda Anayasa Mahkemesi‘nden gelecek cevabın beklendiği vurgulandı. Kurban, “Hukuken hakkımızı alamıyoruz. Davalar yaklaşık iki yıl sürüyor. Hukuki süreç o kadar gecikiyor ki neredeyse birçok insanın aile hekimliği süresi bitiyor. Haksızlık tespit edilmesine rağmen uygulamada değişiklik yapılmıyor” şeklinde konuştu.
Performans Sistemindeki Yeni Kriterler ve Maaş Kesintisi Riski
Performans sistemiyle ilgili detaylar veren Kurban, getirilen ek performans kriterlerinin mevcut yoğun çalışma koşullarında dahi yerine getirilemediğini ifade etti. Kurban, “Bugün aile hekimleri diyor ki ‘Biz bu yoğunlukta mevcut performans kriterlerini yerine getiremiyoruz. Gelen hasta sayısı çok fazla.’ Günde ortalama 70-80, bazen 90-100 hasta bakılıyor” dedi. Mevcut yoğunluk içinde bu ek kriterlerin karşılanamaması durumunda maaşlardan yüzde 7 oranında kesinti yapılacağı belirtildi. Kurban, bu durumu 1300’lü yıllardaki Osmanlı uygulamalarıyla kıyaslayarak, “Fazla yüklersen ceza veriliyormuş. Biz 2026’dayız. Buna rağmen insanlara bu kadar yük yükleniyor Biz insanız, onlar hayvan. Aramızdaki farka rağmen onlar gibi muamele göremiyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.
Ekipmanların Kamu Malı Sayılması ve Yazılım Zorunluluğu Sorunları
Aile sağlığı merkezlerinde kullanılan ekipmanlara ilişkin de önemli çelişkilerin bulunduğunu belirten Kurban, geçmişte hekimlere satılan malzemelerin şimdi kamu malı sayılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Ekipmanların maliyetinin yüksek olduğunu ve hak arama yollarının fiilen sınırlı olduğunu söyledi. Yazılım konusuna da değinen Kurban, Sağlık Bakanlığı‘nın tek bir sistemi zorunlu hale getirdiğini, bu programın özel bir şirkete yaptırıldığını, kullanışsız olduğunu ve alternatiflerin kaldırıldığını belirtti. Hekimlerin hem tercih haklarının ellerinden alındığını hem de sistem için ödeme yapmak zorunda bırakıldığını savundu.
Finans Hattı Yorum:
Aile hekimliği yönetmeliğindeki güncellemeler, sağlık sektöründe önemli bir gerilime neden olmuş durumda. Özellikle performans kriterlerinin zorlaştırılması ve buna bağlı olarak maaş kesintisi tehdidi, hekimlerin motivasyonunu ve hizmet kalitesini olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor. Mevcut hasta yoğunluğunun zaten yüksek olduğu düşünülürse, ek yük getiren bu yeni düzenlemelerin sahadaki gerçeklikle ne kadar örtüştüğü tartışma konusu.
Bu durumun sadece aile hekimlerini değil, aynı zamanda hastaların sağlık hizmetlerine erişimini de etkileyebileceği öngörülüyor. Hukuki sürecin Anayasa Mahkemesi‘ne kadar uzaması, belirsizlik ortamını artırıyor. Hekimlerin belirttiği gibi, uzun süren yargı süreçleri ve sonuçların gecikmesi, mağduriyetlerin giderilmesini zorlaştırıyor. Bu durum, hem meslek örgütleri hem de hastalar açısından endişe verici.
Uzun vadede, bu tür düzenlemelerin sağlık sisteminin sürdürülebilirliği üzerinde etkileri olabilir. Hekimlerin motivasyonunu düşüren ve iş yükünü artıran uygulamalar, nitelikli sağlık personelini farklı alanlara yönlendirebilir. Bu nedenle, getirilen düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi ve hekimlerin beklentileri ile sahadaki gerçeklik arasında bir denge kurulması, hem sağlık hizmetlerinin kalitesi hem de hekimlerin memnuniyeti açısından kritik önem taşıyor.












