ABD’nin İran’a Saldırıları Sonrası Altında Değer Kaybı
ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırılarının petrol fiyatlarını yükseltmesi ve bu durumun enflasyon ile faizlerin uzun süre yüksek kalacağı endişelerini artırması üzerine, altın fiyatları salı günü değer kaybetti.
Spot altın, ons başına yüzde 0,7 oranında düşüşle 4.537,54 dolar seviyesine gerilerken, haziran vadeli ABD altın kontratları ise yüzde 0,3’lük bir artışla 4.538,50 dolardan işlem gördü.
Konuya yakın bir kaynağın belirttiğine göre, İran’ın baş müzakerecisi ve dışişleri bakanı, üç aydır devam eden çatışmaları sona erdirmeye yönelik olası bir anlaşmayı görüşmek üzere Katar Başbakanı ile Doha’da bir araya geldi. Ancak, ABD ve İran yetkilileri yakın zamanda önemli bir ilerleme kaydedileceği yönündeki beklentileri düşük tuttu.
Görüşmelerin sürdüğü bir dönemde, ABD güçleri pazartesi günü güney İran’da mayın döşemeye çalışan tekneler ve füze fırlatma noktaları dahil olmak üzere hedeflere yönelik saldırılar gerçekleştirdi. Washington, bu operasyonları “savunma amaçlı” olarak tanımladı.
OANDA kıdemli piyasa analisti Kelvin Wong, “ABD ile İran arasında bir barış anlaşması sağlansa bile, Orta Doğu’daki petrol üretim tesislerinde meydana gelen hasar, bölgeden dünyaya petrol akışının hızla normale dönmesini engelleyebilir,” dedi. Wong ayrıca, “Piyasa bu durumu fiyatlamaya başladı ve bu yıl içinde faiz artırımı ihtimalini oldukça yüksek görüyor,” ifadelerini kullandı.
ABD ve İran arasındaki jeopolitik gerilimin devam etmesiyle birlikte, Brent petrol vadeli işlemleri Asya seansının erken saatlerinde yüzde 2 oranında yükseliş gösterdi. Yüksek petrol fiyatları, enflasyonist baskıları artırarak faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalmasına neden olabilir. Altın geleneksel olarak enflasyona karşı bir korunma aracı olarak görülse de, yüksek faiz oranları getirisi olmayan değerli metaller üzerinde baskı oluşturmaktadır.
CME Group’un FedWatch aracına göre, piyasalar ABD Merkez Bankası’nın yıl sonundan önce faiz artırma olasılığını yüzde 56 olarak değerlendiriyor.
Diğer değerli metallerde de benzer bir düşüş gözlemlendi. Spot gümüş ons başına yüzde 1,8 düşüşle 76,66 dolara, platin yüzde 0,9 kayıpla 1.950,70 dolara, paladyum ise yüzde 1,1 düşüşle 1.382,42 dolara geriledi.
Bu gelişmeler, emtia piyasalarındaki dinamiklerin nasıl küresel siyasi olaylara ve merkez bankası politikalarına duyarlı olduğunu bir kez daha göstermektedir. Altın ve diğer metallerin fiyat hareketleri, yatırımcıların makroekonomik eğilimleri ve jeopolitik riskleri yakından takip ettiğini ortaya koyuyor. Canlı Altın Fiyatları ve diğer emtia verilerini analiz etmek, bu tür piyasa hareketlerinin ardındaki nedenleri anlamak için kritik öneme sahiptir.
Finans Hattı Yorum:
ABD ve İran arasındaki artan tansiyonun emtia piyasaları üzerindeki etkisi, özellikle petrol fiyatlarındaki yükselişin altını nasıl baskıladığı önemli bir göstergedir. Tarihsel olarak güvenli liman olarak görülen altın, enflasyonist baskılar ve jeopolitik belirsizlik dönemlerinde talep görse de, yüksek faiz ortamı getirisi olmayan varlıklar için bir dezavantaj oluşturur. Mevcut durumda, petrol şoku kaynaklı enflasyon endişeleri ile faiz artırım beklentilerinin yarattığı baskı arasında bir denge söz konusu.
Yatırımcı duyarlılığı şu anda karmaşık bir durumda. Bir yandan Orta Doğu’daki gelişmeler belirsizlik yaratarak altına olan talebi destekleyebilirken, diğer yandan ABD Merkez Bankası’nın faiz politikalarına ilişkin beklentiler ve doların göreceli gücü, altının yükseliş potansiyelini sınırlıyor. Teknik açıdan bakıldığında, ons altının 4.500 dolar seviyesinin altındaki hareketleri kısa vadeli zayıflığa işaret edebilirken, 4.600 dolar üzeri bir kapanışın yeniden yükseliş ivmesi kazandırabileceği öngörülebilir.
Altın yatırımcılarının dikkat etmesi gereken en önemli risklerden biri, jeopolitik gerilimlerin beklenenden daha hızlı çözülmesidir. Böyle bir senaryo, petrol fiyatlarında hızlı bir düşüşü tetikleyerek altındaki düşüşü derinleştirebilir. Ayrıca, ABD enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması ve Fed’in faiz indirim beklentilerinin artması, altını destekleyebilecek bir diğer faktör olarak öne çıkmaktadır. Önümüzdeki dönemde Fed’in açıklamaları ve Orta Doğu’daki gelişmeler yakından izlenmelidir.











