Sanayi Kapasitesi Tehlikede: ASO Başkanı’ndan Acil Uyarı
Küresel Krizler ve Yüksek Faizler Üretim Gücünü Tehdit Ediyor
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, sanayinin karşı karşıya olduğu kritik sorunları Antalya’daki 2026 yılı 1. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’nda masaya yatırdı. Ardıç, yüksek faiz politikası, finansmana erişim zorlukları, artan enerji maliyetleri ve küresel jeopolitik gerilimlerin sanayi üzerindeki baskısını vurgulayarak, üretim kapasitesinin korunmasının stratejik önemine dikkat çekti.
ASO Başkanı Ardıç, altı ay önceki uyarılarının bugün daha da büyük bir önem kazandığını belirterek, yüksek faizlerin reel sektör üzerindeki sert baskısını, finansmana erişimin zorlaştığını, yatırım iştahının azaldığını ve üretim yerine ithalatın cazip hale geldiğini yineledi. Enflasyonla mücadeleye destek verdiklerini ancak bu mücadelenin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini zayıflatmadan yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Ardıç, ekonomi programının reel sektör ayağının tamamlayıcı adımlarla desteklenmesinin artık bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Ardıç, özellikle İran-ABD-İsrail hattındaki gelişmelerin enerji ve lojistik maliyetlerini %60 oranında artırdığını, navlun ve sigorta maliyetlerini yükselttiğini ve tedarik zincirlerinde yeni kırılmalar yarattığını belirtti. Mevcut belirsizlik ortamının üretim maliyetlerini artırdığını ve reel sektörün ciddi bir maliyet yüküyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Ardıç, konuşmasının ana temasını “Dün maliyetleri konuştuk; bugün kapasiteyi konuşmak zorundayız” sözleriyle özetledi.
- Sanayiciler, “Nerede daha ucuza üretirim?” sorusu yerine “Nerede daha güvenli üretirim, daha öngörülebilir tedarik sağlarım?” sorularını sormaya başladı.
- Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, ihracatçılar için “Kaça mal ettin?” sorusunun yanı sıra “Ne kadar karbon saldın?” sorusunu da gündeme getiriyor.
- Yüksek teknolojili ürünlerde Türkiye’nin ihracatı 2025’te 9,9 milyar dolar seviyesindeyken, ithalat 37 milyar doları aştı.
Finans Hattı Yorum:
ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın açıklamaları, Türkiye’nin üretim gücünün kırılganlaştığına dair ciddi endişeleri ortaya koyuyor. Yüksek faiz politikası ve küresel şokların birleşimi, reel sektörün finansmana erişimini zorlaştırırken, maliyet baskısını artırıyor. Bu durum, kısa vadede firmaların ayakta kalma çabalarını gerektirirken, uzun vadede ise “sanayisizleşme” riskini gündeme getiriyor. Özellikle enerji ve lojistik maliyetlerindeki ani artışlar, uluslararası rekabet gücünü doğrudan etkiliyor.
Piyasaların genel algısı, mevcut ekonomik programın enflasyonla mücadeledeki kararlılığını desteklemekle birlikte, reel sektörün sürdürülebilirliği konusundaki endişeleri de barındırıyor. Yatırım iştahının azalması ve üretimin ithalata kayma eğilimi, uzun vadeli büyüme potansiyelini olumsuz etkileyebilir. Savunma sanayii gibi stratejik sektörlerdeki başarılar umut verse de, genel sanayi yapısındaki dönüşümün hızlanması gerekiyor. Teknoloji odaklı dönüşümün finansmanla desteklenmesi, sanayinin küresel trendlere uyum sağlaması açısından kritik öneme sahip.
Önümüzdeki dönemde yatırımcılar, ekonomi yönetiminin reel sektörü destekleyici tamamlayıcı adımlarını yakından takip etmeli. Bankacılık sisteminin teknoloji dönüşümünü ve üretken yatırımı destekleyecek uzun vadeli finansman mekanizmaları oluşturup oluşturmayacağı önemli bir gösterge olacak. Ayrıca, Ar-Ge ve teknoparklar ile organize sanayi bölgeleri arasındaki iş birliğinin fiili hale gelmesi, Ankara’nın ve Türkiye’nin üretim potansiyelini artırma yolunda atılacak önemli adımlar olarak görülecektir. Yüksek teknolojili ürün ihracatındaki payın artırılması ve ithalata bağımlılığın azaltılması, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için hayati önem taşıyor.












