Fiyatlar 15 Mayıs’tan Sonra Düşüşe Geçecek
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, tarımsal ürün fiyatlarındaki artışın geçici olduğunu belirterek, 15 Mayıs tarihinden sonra fiyatların normale döneceğini öngördü. Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’te açıklamalarda bulunan Çandır, aşırı yağışlar ve azalan güneşli günlerin örtü altı üretimi olumsuz etkilediğini, ancak bu durumun mevsimsel olduğunu vurguladı. Kadın kooperatiflerinin yerel kalkınmadaki önemine de değinen Çandır, gastronomi turizmiyle birlikte yöresel lezzetlerin ön plana çıktığını ve fuarın bu anlamda önemli bir platform olduğunu ifade etti.
Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’te Kadın Kooperatiflerinin Rolü
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, yerel kalkınmada kadın kooperatiflerinin kritik rol oynadığını belirtti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle düzenlenen YÖREX‘te, 120 kooperatifin yer aldığını ve bunların 70’inin kadın kooperatifleri olduğunu ifade eden Çandır, bu yapının yöresel ürünlere sahip çıkarak yerelde iş ve aş üretilmesini sağladığını söyledi. Belediyelerin de bu tür oluşumları desteklemesi gerektiğini vurgulayan Çandır, Trendiol, Migros, Özdilek, Metro gibi perakende devleriyle yapılan ikili görüşmelerin kooperatif ürünlerinin ulusala taşınmasında büyük rol oynadığını dile getirdi.
Gastronomi Turizmi ve YÖREX’in Potansiyeli
Ali Çandır, gastronomi turizminin yükselişiyle birlikte, ulusal perakendecilerin yanı sıra Antalya içi otel satın almacılarının da fuarda üreticilerle anlaşmalar yaptığını belirtti. Yöresel lezzetlerin ve coğrafi işaretli ürünlerin öne çıkarılmasının gastronomi turizmi için büyük önem taşıdığını vurgulayan Çandır, YÖREX için uzun vadeli hedeflerinin ‘Eataly’ benzeri bir konsepti yurt dışında oluşturmak olduğunu söyledi. Fuarın, Anadolu’nun dört bir yanından gelen yüzlerce yöresel ürünü ziyaretçilerle buluşturduğunu ve bu yıl 23 Nisan‘a denk gelmesi nedeniyle çocukların da yoğun ilgi gösterdiğini ekledi.
Antalya Halleri Endeksi ve Tarımsal Üretimdeki Son Durum
ATB’nin her ay açıkladığı Antalya Halleri Endeksi ve tarımsal üretimdeki güncel duruma ilişkin soruları yanıtlayan Ali Çandır, aşırı yağışlar ve azalan güneşli günlerin örtü altı üretimi aksattığını belirtti. Domates fiyatlarındaki artışın farklı çeşitlerden kaynaklandığını ve ürün maliyetleri ile market fiyatları arasındaki farkın önemli olduğunu dile getirdi. Çandır, “Bir fiyata fahiş diyebilmeniz için olması gereken fiyatı ortaya koymanız gerekiyor. Fiyatların 15 Mayıs‘tan sonra rayına oturacağını arkadaşlar ifade ediyorlar” dedi.
Domates Fiyatlarındaki Yükselişin Nedenleri
Fuarda sorularımızı yanıtlayan ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, gazete manşetlerinde yer alan domates fiyatlarındaki rekor artışın nedenlerini açıkladı. Ekinci, “Bu fiyatlar neden oldu? Çünkü 2 yıllık yağış 40 günde yağdı. Havalar kapalı gitti. Fındık gibi olan meyveler döküldü” ifadelerini kullandı. Mayıs ayının 10’u, 15’i itibarıyla fiyatların geri çekileceğini öngören Ekinci, domateste ihracat olmadığını ve tüm ürünün iç piyasaya yöneldiğini belirtti. Antalya‘da halde 90-100 TL’den fiyat bağlanan domatesin yüksek fiyatlar nedeniyle zaten ihraç edilemediğini söyledi. Biber fiyatlarında düşüş başladığını ve Kumluca-Demre fiyatının 30 TL olduğunu ekledi.
Üretici Maliyetleri ve Potansiyel İhracat Fırsatları
Artan girdi maliyetleri nedeniyle ekimi bırakan üretici olup olmadığı sorusuna karşılık Erdoğan Ekinci, Anadolu’da bu durumun olabileceğini ancak Antalya’da olmadığını belirtti. Ekinci, “Girdi maliyetleri uçtu. Geçen sene kapya biberden zarar ettik” dedi. Savaşın devam etmesi durumunda Körfez ülkelerinden ürün talebinin artabileceğini ve İran üzerinden ürün gitmemesi halinde Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, BAE’ye Türkiye’den ürün gideceğini öngören Ekinci, bu senaryoda yazın piyasanın hareketli olacağını söyledi.
Sinop’tan YÖREX’te Başarı Hikayesi: Torik Lakerda
Sinop Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salim Akbaş, YÖREX sayesinde yeni bir ürün geliştirdiklerini ve bu sayede tesis yatırımı yaptıklarını anlattı. Sinop’a özgü torik lakerda ürününü daha pazarlanabilir ambalajlarla sunduklarını ve ‘Seanop’ markasını yarattıklarını belirten Akbaş, Ukraynalıların fuarda ürünleri görüp sipariş verdiklerini ve bu durumun ürünlerini uluslararası pazarda görünür kıldığını ifade etti. AB destekli bir proje ile salamura balık ürünleri de üretmeye başladıklarını ve 10,5 milyon euro destek aldıklarını kaydeden Akbaş, balık kesimhanesinde ağırlıklı olarak kadınların istihdam edildiğini ve Japonya’dan bile balık kesimi için sipariş aldıklarını paylaştı. Akbaş, Kalkınma Ajanslarının YÖREX’e katılım için yerel üreticilere destek vermesi gerektiğini vurgulayarak, Sinop‘ta yapılan “Lakerda Festivali”ne tüm Türkiye’yi davet etti.
Manavgat’ın Üretim Potansiyeli: Muz, Susam ve Yaban Mersini
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Seydi Tahsin Güngör, fuarda sorularımızı yanıtlarken 50 çeşit yöresel ürüne sahip olduklarını belirtti. Türkiye’nin toplam muz üretiminin üçte birini, susam üretiminin de yine üçte birini Manavgat’ın karşıladığını dile getiren Güngör, beyaz çilek üretimine de başladıklarını söyledi. En katma değerli ürünün ise yaban mersini olduğunu kaydeden Güngör, “Çünkü dondurma ve pastacılıkta çok kullanılan bir ürün. Kilosu 1200-1300 TL civarında. Üretimimizin hepsi ülke içine gidiyor” diye konuştu.
Finans Hattı Yorum:
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır ve ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci‘nin açıklamaları, tarımsal piyasalardaki güncel durumu ve geleceğe yönelik beklentileri net bir şekilde ortaya koyuyor. Aşırı hava koşulları nedeniyle yaşanan fiyat artışlarının mevsimsel olduğunu ve 15 Mayıs itibarıyla normalleşmesinin beklendiği yönündeki görüşler, piyasalarda bir rahatlama sinyali olarak algılanabilir. Bu durum, özellikle tüketici enflasyonunun kontrol altında tutulması açısından önem taşıyor. Kadın kooperatiflerinin desteklenmesi ve yöresel ürünlerin ulusal ve uluslararası pazarlara açılması stratejisi, hem yerel kalkınmayı destekleyecek hem de Türkiye’nin tarımsal ürün çeşitliliğini ekonomik bir avantaja dönüştürecektir. YÖREX gibi fuarların, bu tür iş birliklerini ve marka bilinirliğini artırmada kritik bir rol oynadığı aşikardır. Öte yandan, artan girdi maliyetlerine rağmen Antalya‘da üretimin devamlılığı sevindirici. Körfez ülkelerine yönelik potansiyel ihracat fırsatları da göz ardı edilmemeli, bu durumun piyasa hareketliliğini artırma potansiyeli taşıdığı unutulmamalıdır. Sinop‘tan gelen torik lakerda örneği, doğru pazarlama ve marka stratejileriyle yöresel ürünlerin küresel pazarlarda başarıya ulaşabileceğinin kanıtıdır. Son olarak, Manavgat‘ın öne çıkan ürünleri ve yüksek katma değerli yaban mersini üretimi, bölgenin tarımsal potansiyelini ve çeşitliliğini gözler önüne sermektedir.












