USD48,08
%0.24
EURO56,19
%-0.13
GBP65,65
%-0.03
BIST14.514,82
%0.82
Petrol93,93
%0.16
GR. ALTIN7.107,39
%2.12
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
23 Ağustos 2026, Paz
  1. Haberler
  2. GENEL HABERLER
  3. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının Türkiye’deki yatırımları 20 milyar avroyu aştı

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının Türkiye’deki yatırımları 20 milyar avroyu aştı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye Yönetici Direktörü Arvid Tuerkner, bankanın Türkiye’deki toplam yatırımlarının 20 milyar avroyu aştığını açıkladı.

Tuerkner, 1 Ağustos itibarıyla 7 yıldır bulunduğu Türkiye’den ayrılacak ve EBRD Ukrayna Direktörü olarak göreve başlayacak.

Arvid Tuerkner, Türkiye’de geçirdiği 7 yıldaki tecrübelerini ve bankanın yatırımlarını AA muhabirine anlattı.

EBRD’nin Türkiye’deki toplam yatırımlarının 20 milyar avroyu aştığını bildiren Tuerkner, “Bu, Bankamız ile ülkedeki ortaklarımız arasındaki ortaklığın gücünü ve zor zamanlarda bile Türkiye ekonomisinin potansiyeline olan uzun vadeli bağlılığımızı ve inancımızı yansıtıyor.” dedi.

Türkiye’de özel sektör canlı ve dinamik

Tuerkner, Türkiye’de özel sektörün oldukça canlı olduğunu ve büyüme, yenilikçilik ve kalkınma için güçlü bir iştahı bulunduğunu dile getirdi.

Bu dinamizmin, girişimcilik ruhunda ve çeşitli sektörlerde görülen sürekli ilerleme dürtüsünde kendini gösterdiğini söyleyen Tuerkner, ekonomik ortamın önemli zorluklar içerdiğini kabul etmek gerektiğini dile getirdi.

Yatırım ortamı ve düzenlemelerde öngörülebilirliğin kritik olduğunu aktaran Tuerkner, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’deki deneyimlerimden çıkardığım en önemli derslerden biri, Türk özel sektörünün bu zorluklara uyum sağlama konusundaki olağanüstü kapasitesi. Yerel işletmelerin sergilediği çeviklik ve dayanıklılık takdire şayan. Ancak, sürekli ve şiddetli ekonomik dalgalanmalarla karşı karşıya kalındığında bu nitelikler tek başına yeterli olmayabilir. Bu noktada bizim gibi uluslararası yatırımcıların rolü büyük önem kazanıyor. Varlığımız ve finansal desteğimiz, Türkiye ekonomisinde istikrar ve ilerlemenin teşvik edilmesi için önemli. Çok ihtiyaç duyulan sermaye ve uzmanlığı sağlayarak, boşlukların kapatılmasına ve sürdürülebilir büyüme için daha elverişli bir ortam yaratılmasına yardımcı oluyoruz. Bu nedenle, yerel kurumların özerkliğini, düzenleyici çerçevelerin etkinliğini ve yatırım ortamını iyileştiren yapısal reformların uygulanmasını tutarlı bir şekilde desteklemek zorunlu.”

Tuerkner, Türkiye’deki 7 yılında özel sektörün ekonomik zorluklardan doğal afetlere kadar her türlü krize verdiği tepkiyi deneyimleme ayrıcalığına sahip olduğunu anlattı.

Bu dönemde küresel ve yerel zorluklarla ekonomik kırılganlıkların arttığını ve yapısal reformlara ihtiyacın daha kritik hale geldiğini belirten Tuerkner, “Ancak geçtiğimiz yıl boyunca, ekonomide ortodoks bir politikaya dönüş yönünde pek çok olumlu adıma ve Türkiye’nin potansiyeline yönelik yatırımcı güveninde güçlü iyileşme işaretlerine tanık olduk. Bu durum derecelendirme kuruluşları tarafından da kabul edildi. Bizim ve ekonomik istikrar için önemli olan ortodoks politikalara dönüşün devam etmesidir. Şu an itibarıyla bu yolda bir değişiklik işareti görmüyoruz.” diye konuştu.

“Dezenflasyon patikasının başladığına ilişkin işaretler memnuniyet verici”

Tuerkner, faiz artışlarına rağmen ülkede enflasyonist baskıların devam ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Ancak, dezenflasyon patikasının başladığına ilişkin işaretleri memnuniyetle karşılıyoruz. Yüksek enflasyon, en çevik özel sektör firmaları için bile fiyatlandırma stratejilerini zorlaştırıyor, belirsizliği ve ihtiyatı körüklüyor. Belirsizliklerle karşı karşıya kalındığında, dayanıklılık ekonomiler için daha da önemli hale geliyor. Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını artırabilecek projelere yatırım yapmak için Türkiye’deki ortaklarımız ve müşterilerimizle birlikte çalışıyoruz. Bunu başarmanın güçlü bir yolu, hem küresel hem de yerel şokları absorbe edebilen kapsayıcı ve yeşil bir ekonomi inşa etmek.”

Tuerkner, görev süresi boyunca Türkiye’de özel sektörle ilgili gözlemlediği en güçlü değişimin yeşil yatırım iştahındaki artış ve şirketlerin dönüşümlerini hızlandırma konusundaki istekliliği olduğunu ifade etti.

Bu dönemde özel sektörün hedeflerine katkıda bulunmak amacıyla enerjiden altyapıya ve tarıma kadar tüm sektörlerde projelere finansman sağladıklarını ve yüksek başarı elde ettiklerini anımsatan Tuerkner, “Şirketler güçlü bir ilgi göstermeseydi bunların hiçbiri mümkün olmazdı.” dedi.

Deprem dönemindeki dayanışma

Tuerker, Türkiye’de 2023’ün özel bir şekilde öne çıktığını belirterek, “Yaşanan tarifsiz deprem felaketine, özel sektör şirketlerinin verdiği tepki eşi benzeri görülmemişti. Depremden etkilenen insanlara ve bölgedeki şehirlere sağlanan destek, bugüne kadar tanık olduğum en güçlü dayanışma gösterilerinden biriydi. EBRD’nin de kendi payına düşeni yapmış olmasından gurur duyuyorum.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki deneyimlerinin Ukrayna’ya nasıl yansıyacağına ilişkin ise Tuerkner, Ukrayna’daki savaşın ülkenin ekonomik istikrarı açısından yarattığı zorluklar bakımından benzersiz olduğunu söyledi.

Tuerkner, Türkiye’deki zorlu dönemlerde ekonomide istikrarın sağlanmasında gördüğü en net durumun özel sektörün rolü ve etkisi olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Rekabetçi, dirençli ve kapsayıcı bir ekonomi için özel sektör, özellikle dijital gelişmeler, çevresel tedbirler ve kurumsal verimlilik konularında kapasitelerini geliştirmeleri için desteklenmeli. Ancak bu kapasiteler elverişli bir düzenleyici ortamla desteklenmeli ki bu da politika diyaloglarını çok önemli kılıyor. Bu çabalar bir araya geldiğinde, EBRD gibi etki kurumlarının görevlerini yerine getirme potansiyelini bir kez daha kanıtlıyor. Türkiye’deki ekibimin bu önemli stratejik hedeflere ulaştığı gibi Ukrayna’daki meslektaşlarımızın da ulaşacağından eminim.”

 

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının Türkiye’deki yatırımları 20 milyar avroyu aştı
0
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, yatırım ve kalkınma bankaları ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde ve yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Gerek bu yayındaki, gerekse bu yayında kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların ve/veya ilgili kişilerin uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kâr yoksunluğundan, manevi zararlardan ve her ne şekil ve surette olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı FinanHatti.Com sorumlu tutulamaz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finans Hattı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

FinAI ile Sohbet Et

FinAI ile Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir