Işıkhan: İş Gücü Değişimini Risk Değil Fırsat Olarak Görüyoruz
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen OECD 2026 Beceriler Zirvesi‘nde Bakan Vedat Işıkhan ve OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ortak basın toplantısı düzenledi. Zirveye 57 ülke ve uluslararası kuruluştan yaklaşık 300 temsilci katılırken, teknolojik değişimlerin çalışma hayatına etkileri masaya yatırıldı.
Küresel Beceriler Zirvesi’nde Önemli Açıklamalar
Türkiye ev sahipliğinde gerçekleşen OECD 2026 Beceriler Zirvesi, teknolojik gelişmelerin ve dönüşümlerin küresel ve bölgesel etkilerini, aynı zamanda çalışma hayatı ve eğitim sistemlerinin bu süreçle nasıl uyum sağlayacağını tartışmak üzere toplandı. İki gün sürecek zirveye, 25 bakan ve 20 bakan yardımcısı dâhil olmak üzere önemli sayıda temsilci iştirak etti.
OECD İstanbul Merkezi’nin Görev Süresi Uzatıldı
Toplantıda konuşan Bakan Vedat Işıkhan, 2023 yılında Türkiye’de açılan OECD İstanbul Merkezi‘nin bölgesel programlar geliştirerek daha geniş coğrafyalara ulaşma kapasitesini artırdığını belirtti. Işıkhan, bu merkezin görev süresinin 3 yıl daha uzatılmasına ilişkin kararın Resmi Gazete‘de yayımlandığını duyurarak, bu gelişmenin hayırlı olmasını temenni etti.
İş Gücü Piyasalarındaki Değişimlere Dair Değerlendirmeler
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Işıkhan, iş gücü piyasalarında yaşanan bölgesel ve küresel değişimlerin Türkiye‘yi de etkilemesinin beklendiğini ifade etti. Türkiye’nin dünyadan kopuk bir ülke olmadığını vurgulayan Işıkhan, bu durumu bir risk yerine bir fırsat olarak değerlendirdiklerini söyledi. “Çünkü Türkiye‘nin güçlü bir ekonomik yapısı söz konusu,” diyen Bakan, İŞKUR‘un yeni ortaya çıkabilecek mesleklere yönelik hazırlıklarını sürdürdüğünü ve bu değişimlere hazır olduklarını belirtti.
Finans Hattı Yorum:
Bakan Vedat Işıkhan‘ın OECD 2026 Beceriler Zirvesi‘ndeki açıklamaları, küresel iş gücü piyasalarındaki dönüşüme yönelik Türkiye‘nin proaktif ve fırsat odaklı yaklaşımını ortaya koymaktadır. OECD İstanbul Merkezi‘nin 3 yıl daha uzatılan görev süresi, bölgesel iş birliğini güçlendirme ve beceri geliştirme alanındaki uluslararası entegrasyonun devamlılığı açısından stratejik bir adım olarak görülüyor. Özellikle iş gücü piyasalarındaki değişimleri bir risk olarak değil, fırsat olarak görmeleri ve İŞKUR aracılığıyla yeni mesleklere hazırlık yapma vurgusu, geleceğe yönelik yetkinlik kazanımı ve adaptasyon kabiliyeti açısından olumlu bir işaret vermektedir. Bu durum, Türkiye ekonomisinin dinamik yapısını koruyarak küresel rekabet gücünü artırma potansiyelini destekleyebilir. Ancak, bu dönüşümün somut sonuçları ve istihdam piyasasına etkileri yakından takip edilmelidir.












