Bakırda Yükseliş Trendi Sona mı Eriyor?
Küresel piyasalarda endüstriyel metaller, haftanın son işlem gününe satıcılı bir başlangıç yaptı. Özellikle bakır fiyatları, cuma günkü düşüşle birlikte 2020’den bu yana süregelen en uzun haftalık yükseliş serisini sonlandırma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu geri çekilmenin ardında, küresel talep beklentilerine dair artan endişeler ve varlık fiyatlarındaki hızlı yükseliş etkili oluyor.
Londra ve Şanghay Piyasalarında Bakırın Seyri
Londra Metal Borsası’nda (LME) üç ay vadeli bakır kontratları, TSİ 03.00 itibarıyla %0,56’lık bir değer kaybıyla ton başına 14.069 dolara geriledi. Son altı haftadır kesintisiz bir yükseliş sergileyen bakırın, bu son düşüşle birlikte haftayı başladığı seviyelere yakın kapatması öngörülüyor. Benzer bir tablo, Asya piyasalarında da gözlemleniyor. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’nda (SHFE) işlem gören en aktif bakır kontratı, %0,33 oranında kayıpla ton başına yaklaşık 15.935 dolara (107.460 yuan) kadar indi.
Enflasyonist baskıların bir miktar hafiflemesi ve faiz oranlarına yönelik endişelerin azalması piyasalarda olumlu karşılansa da, temel metallerin gelecekteki talep potansiyeline ilişkin soru işaretleri devam ediyor. Fastmarkets Analisti Andy Farida’nın belirttiği gibi, mevcut talep dirençli görünse de, varlık fiyatlarındaki hızlı artış ve sınırlı ücret artışları göz önüne alındığında bu güçlü ivmenin sürdürülebilirliği konusunda şüpheler mevcut.
Fed Kararları ve Enflasyon Verilerinin Etkisi
ABD’den gelen olumlu enflasyon verileri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) eylül ayındaki toplantısında faiz artırımına gitme olasılığını zayıflattı. Tarihsel olarak, yüksek faiz oranları ekonomik aktiviteyi yavaşlatarak bakır gibi büyümeye duyarlı endüstriyel metaller üzerinde olumsuz bir baskı oluşturabilmektedir. CME Group’un FedWatch verilerine göre, faiz vadeli işlemcileri Fed’in eylül ayı faiz artırımı olasılığını bir önceki haftaki %44’ten %41’e indirdi. Bu durum, piyasalarda faiz artırımı beklentisinin azaldığını ve dolayısıyla emtia piyasalarına olan ilginin tekrar artabileceğini işaret ediyor.
Günün En Çok Kaybettirenleri: Alüminyum ve Diğer Metaller
Cuma günkü işlemlerde endüstriyel metaller arasında en sert düşüş alüminyumda kaydedildi. LME’de alüminyum kontratları %0,98’lik bir düşüşle haftayı %1,42’lik kayıpla tamamlarken, SHFE’de alüminyum %1,28 gerileyerek haftalık bazda %0,64 değer kaybetti. Alüminyum fiyatlarındaki bu gevşemede öne çıkan iki faktör bulunuyor: Orta Doğu’dan arzın toparlanacağına dair beklentiler ve Norsk Hydro’nun Brezilya’daki Alunorte rafinerisindeki alümina üretiminin yeniden artışa geçmesi.
Bakır ve alüminyum dışındaki diğer temel metallerde de genel bir geri çekilme gözlemlendi. Aşağıdaki tablo, cuma günkü işlemlerde LME ve SHFE borsalarındaki metal fiyatlarının değişimini göstermektedir:
| Borsa | Metal | Değişim Oranı (%) |
| LME | Çinko (CMZN3) | -0,61 |
| LME | Kurşun (CMPB3) | -0,26 |
| LME | Nikel (CMNI3) | -0,42 |
| SHFE | Çinko (SCFZn1) | -1,01 |
| SHFE | Kurşun (SCPb1) | -0,82 |
Bu genel düşüş trendi, piyasadaki genel risk iştahındaki değişimleri ve küresel ekonomik yavaşlama endişelerinin yeniden gündeme gelmesini yansıtmaktadır. Yatırımcılar, özellikle ABD ve Çin gibi büyük ekonomilerin büyüme verilerini yakından takip etmeye devam edeceklerdir.
Finans Hattı Yorum:
Bakır ve diğer endüstriyel metallerdeki bu son geri çekilme, küresel sanayi üretimi ve inşaat sektörleri üzerinde doğrudan bir etki yaratma potansiyeli taşıyor. Özellikle yeşil enerji dönüşümünde kritik bir role sahip olan bakırın fiyatındaki dalgalanmalar, bu sektördeki yatırımları ve teknoloji geliştirmelerini olumsuz etkileyebilir. Çin’in ekonomik aktivitesindeki herhangi bir yavaşlama, küresel metal talebini daha da baskılayarak olumsuz bir domino etkisi yaratabilir.
Mevcut durumda piyasa duyarlılığı, Fed’in faiz politikalarına ve küresel enflasyonist baskıların seyrine odaklanmış durumda. Bakır için Fiyat/Kazanç (F/K) ve Piyasa Değeri/Defter Değeri (PD/DD) gibi temel analiz göstergeleri, fiyatlardaki mevcut pozisyonun aşırı değerlenip değerlenmediğini belirlemek için yakından incelenmelidir. Yüksek varlık fiyatları ve artan talep beklentileri arasında bir denge arayışı sürüyor.
Potansiyel riskler arasında, jeopolitik gerilimlerin tırmanması, tedarik zincirindeki olası aksamalar ve Çin’in emlak sektöründeki belirsizlikler yer alıyor. Yatırımcıların, bu faktörleri göz önünde bulundurarak stratejilerini ayarlamaları ve portföylerinde çeşitliliğe önem vermeleri önerilir. Orta vadede, küresel ekonomik toparlanmanın gücü ve merkez bankalarının para politikaları, emtia piyasalarındaki yönü belirlemede kilit rol oynayacaktır. Genel Canlı Borsa ve emtia piyasalarını yakından takip etmek faydalı olacaktır.
















