BAKIR (HG=F) Fiyatlarında Çin Etkisiyle Düzeltme
Zirve Sonrası Kar Satışları ve Düşük Çin Talebi Bakırı Baskılıyor
Son 12 haftanın zirvesine ulaşan bakır fiyatları, küresel piyasalarda, özellikle de en büyük tüketici konumundaki Çin’den gelen zayıf fiziki talep sinyalleri ve yatırımcıların kar realizasyonları nedeniyle Perşembe günü önemli bir geri çekilme yaşadı. Üç günlük yükseliş serisinin ardından gelen bu düzeltme, bakırın ons fiyatını 14.000 dolar seviyesinin altına indirerek piyasalarda yeni bir denge arayışını başlattı.
Londra Metal Borsası’nda (LME) işlem gören üç aylık vadeli bakır kontratları, gün içinde 13 Mayıs‘tan bu yana en yüksek seviye olan 14.178 doları gördükten sonra, TSİ 07:00 itibarıyla yüzde 0,35‘lik bir düşüşle 14.060,50 dolara geriledi. Bu hareketlilik, küresel emtia piyasalarında dalgalanmaların devam ettiğini ve makroekonomik faktörlerin emtia fiyatları üzerindeki etkisinin sürdüğünü gösteriyor. Benzer şekilde, Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’nda (SHFE) en aktif bakır kontratı da, gün içinde 14 Mayıs‘tan bu yana en yüksek seviye olan 108.030 yuanı gördükten sonra, yüzde 0,15‘lik sınırlı bir artışla 107.330 yuan (yaklaşık 15.903,33 dolar) seviyesinde günü tamamladı. Bu ikili piyasa dinamikleri, küresel bakır talebindeki bölgesel farklılıkları ve fiyatlamalardaki ayrışmayı gözler önüne seriyor.
Çin’in Bakır Talebindeki Geri Adım: Primlerin Düşüşü ve Fiyat Baskısı
Çin’in ithal bakır talebindeki zayıflama, Yangshan bakır primi (SMM-CUYP-CN) verileriyle somutlaştı. 22 Temmuz‘dan bu yana düşüş trendini sürdüren prim, Çarşamba günü 106 dolar seviyesine kadar geriledi. Bu durum, piyasa analistleri tarafından, yükselen küresel bakır fiyatlarına karşı Çinli alıcıların gösterdiği direncin açık bir işareti olarak yorumlanıyor. Artan fiyatlar karşısında alım iştahının azalması, doğal olarak kar realizasyonlarını tetikleyerek piyasada bir düzeltme hareketini beraberinde getiriyor. Bakırın bu denli önemli bir tüketici pazarı olan Çin’deki talebinden etkilenmesi, emtia piyasalarının küresel ekonomik büyümeye ne kadar hassas olduğunun bir kanıtıdır. Özellikle inşaat ve üretim sektörlerindeki yavaşlama sinyalleri, bakır gibi temel emtiaların gelecekteki talep görünümüne dair belirsizlikleri artırmaktadır.
ABD Stokları Yükselirken LME ve SHFE Stoklarında Azalma
Diğer yandan, Çin’deki talep baskısına rağmen, ABD dışındaki küresel pazarlarda bakır arzındaki daralma devam ediyor. LME nakit bakırın üç aylık vadeli sözleşmeye (CMCU0-3) kıyasla primi, Perşembe günü 113 dolara yükselerek, hemen teslim edilebilir bakıra olan güçlü talebi teyit etti. Bu durum, arz kısıtlamalarının fiyatlar üzerindeki destekleyici etkisini koruduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte, ABD’nin potansiyel ithalat tarifelerine ilişkin belirsizlikler, COMEX bakır fiyatlarını Londra gösterge fiyatının üzerinde tutmaya devam ederken, bakırın ABD depolarına yönelmesine neden oluyor. COMEX stokları, Çarşamba günü itibarıyla 653.300 tona (720.140 kısa ton) ulaşarak önemli bir birikime işaret etti. Bu durum, küresel arz-talep dengesi üzerinde farklı bölgesel dinamiklerin etkili olduğunu gösteriyor. Öte yandan, LME ve SHFE stoklarında gözlemlenen erime, bu bölgelerdeki arzın sıkılaştığına dair bir gösterge olarak kabul ediliyor. StoneX verilerine göre, Şubat 2025‘te başlayan 232. madde soruşturmasından bu yana ABD’ye en az 1,2 milyon ton bakır girişi olduğu ve küresel bazda izlenebilen stokların yaklaşık yüzde 64‘ünün ABD sınırları içinde toplandığı belirtiliyor. Bu yoğun stok birikimi, ABD’deki iç talebin yanı sıra küresel ticaret akışlarındaki değişikliklerin de emtia fiyatlarını nasıl etkilediğini ortaya koymaktadır.
Nikel Piyasasında Kota Haberiyle Sert Düşüş
Günün en dikkat çekici hareketlerinden biri ise nikel piyasasında yaşandı. Çin merkezli SMM’nin, Weda Bay Nickel (WBN) şirketine yılın ikinci yarısı için yaklaşık 25 milyon tonluk ek nikel cevheri üretim kotası verildiğini bildirmesiyle nikel fiyatlarında sert bir düşüş görüldü. WBN ortaklarından Eramet’in, madenin 2026 yılı için belirlenen 12 milyon tonluk ilk RKAB sınırını aşması nedeniyle Mayıs ayı sonunda üretimi durdurduğu ve Endonezya makamlarından ek kota talep ettiği biliniyor. Bu gelişmenin ardından LME nikel (CMNI3), yüzde 3,06‘lık sert bir kayıpla 16.590 dolar seviyesine geriledi. SHFE nikel (SNIcv1) ise yüzde 2,69 düşüşle 127.460 yuan seviyesine indi. Bu durum, arz tarafındaki sürpriz bir gelişmenin fiyatlar üzerindeki ani ve sert etkisini göstermektedir.
Diğer Metallerde Karışık Seyir
Bakır ve nikeldeki sert hareketlere rağmen, diğer endüstriyel metaller piyasasında daha karışık bir seyir izlendi. LME tarafında alüminyum yüzde 0,14, çinko yüzde 0,11, kurşun yüzde 0,19 ve kalay yüzde 1,19 oranında değer kaybetti. Şanghay borsasında ise daha pozitif bir tablo hakimdi; SHFE alüminyum yüzde 0,19, çinko yüzde 1,37, kurşun yüzde 0,06 ve kalay yüzde 0,03 oranında sınırlı yükselişlerle günü tamamladı. Bu farklılaşma, küresel ve bölgesel ekonomik dinamiklerin metaller üzerindeki etkilerinin çeşitlilik gösterdiğini ve her metalin kendi arz-talep dengesi ve sektörel faktörlere göre farklı tepkiler verebildiğini ortaya koymaktadır.
Finans Hattı Yorum:
Bakır fiyatlarındaki son düzeltme, küresel emtia piyasalarının hassas dengesini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle Çin’in talep tarafındaki kırılganlığı, zirve seviyelerden gelen kâr realizasyonları ile birleşince, bakırın yukarı yönlü momentumunu sınırladı. Bu durum, genel olarak sanayi üretimi ve küresel ekonomik aktiviteye dair beklentileri de yansıtıyor. ABD’deki artan stoklar, Çin’deki yavaşlamanın küresel ticaret akışlarını nasıl etkilediğinin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Nikeldeki sert düşüş ise, arz tarafındaki beklenmedik gelişmelerin fiyatlar üzerindeki ani etkisini ve piyasa duyarlılığını ne kadar hızla değiştirebileceğini gösteriyor. Bu tür haberler, yatırımcıların spekülatif pozisyonlarını gözden geçirmelerine neden olmaktadır.
Piyasa duyarlılığı şu an için temkinli bir iyimserlik ile kararsızlık arasında gidip geliyor. Bakırda 14.000 dolar seviyesinin altındaki kapanışlar, kısa vadede bir miktar daha aşağı yönlü baskıyı tetikleyebilirken, 13.500 dolar seviyesi önemli bir destek noktası olarak takip edilecektir. Nikelde ise 16.500 doların altındaki hareketlilik, ek satış baskısı yaratabilir. Temel analiz açısından bakıldığında, Çin’deki tüketici talebinin toparlanma sinyalleri ve küresel merkez bankalarının olası faiz indirimlerine dair beklentiler, bakır fiyatları için belirleyici olacaktır. Teknik olarak ise, son zirvelerden dönüşler, kısa vadeli bir yatay veya düşüş eğilimi olasılığını artırmaktadır.
Yatırımcılar için bu dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli risk, Çin’deki ekonomik toparlanmanın beklentilerin altında kalması ve küresel jeopolitik risklerin artmasıdır. Özellikle ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimlerinin tekrar yükselmesi veya Avrupa’da devam eden enflasyonist baskılar, sanayi metallerine olan talebi olumsuz etkileyebilir. Nikeldeki arz artışı beklentisi de fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam edecektir. Bu nedenle, yatırımcıların pozisyon alırken piyasadaki makroekonomik gelişmeleri ve sektörel bazdaki arz-talep dengesini yakından takip etmeleri büyük önem taşımaktadır. Kısa vadede dalgalı bir seyrin devam etmesi olasıdır.


















