Warren Buffett’ın ardından Berkshire Hathaway’in CEO koltuğuna oturan Greg Abel yönetimindeki ilk bilançolar, şirketin sermaye kullanım stratejisinde dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. Şirketin Mart ayında rekor seviyeye ulaşan devasa nakit rezervinde belirgin bir erime gözlemlendi.
Nakit Rezervinde Yüzde 8’lik Düşüş
Berkshire Hathaway’in 31 Mart itibarıyla 397,4 milyar dolarla zirveye ulaşan nakit ve nakit benzerleri pozisyonu, 30 Haziran itibarıyla 365,5 milyar dolara geriledi. Bu, ikinci çeyrekte yaklaşık %8‘lik bir düşüşe tekabül ediyor. Bu gerileme, şirketin bilançosunda 2022’nin başından bu yana yaşanan ilk önemli azalış olarak kayıtlara geçti.
Bu durum, uzun yıllar boyunca Warren Buffett’ın agresif nakit biriktirme stratejisinin ardından, yeni yönetim altında sermayenin daha aktif yönetileceği beklentilerini güçlendiriyor. Greg Abel liderliğindeki yönetim ekibinin, şirketin bilançosundaki büyük nakit yığını yerine, stratejik yatırımlar ve hisse geri alımları yoluyla değer yaratmaya odaklanabileceği yorumları yapılıyor.
Hisse Geri Alımlarına Ağırlık Verildi
Berkshire Hathaway’in nakit rezervindeki bu düşüşte en önemli etkenlerden biri, şirketin kendi hisse geri alımlarına ayırdığı bütçenin artması oldu. İkinci çeyrekte, Berkshire 4,5 milyar dolar tutarında kendi hissesini geri aldı. Bu rakam, ilk çeyrekte geri alımlara harcanan 235 milyon dolar ile karşılaştırıldığında önemli bir artışı temsil ediyor. Şirket, 2024 yılı içerisinde hisse geri alımlarına yeniden hız vermişti.
Analistler, milyarlarca dolarlık bu geri alım hamlesini, Berkshire yönetiminin şirketin kendi hisselerinin mevcut değerlemesinin altında olduğuna dair bir sinyal olarak değerlendiriyor. Bu durum, şirketin içsel değerine olan güveni ve gelecekteki büyüme potansiyeline olan inancını yansıtıyor. Hatta bazı tahminlere göre, şirket temmuz ayında da yaklaşık 3,4 milyar dolarlık ek hisse geri alımı gerçekleştirmiş olabilir.
14 Çeyrek Sonra Net Yatırımcı Konumuna Dönüş
Berkshire Hathaway’in yatırım stratejisindeki bir diğer önemli değişim ise menkul kıymet alım satım işlemlerinde gözlemlendi. Şirket, üç yılı aşkın bir sürenin ardından ilk kez bir çeyrekte sattığı hisse senedinden daha fazlasını geri aldı. Bu gelişme, Berkshire’ın tam 14 çeyrektir süregelen net hisse satıcısı olma durumuna son verdi.
İkinci çeyrekte Berkshire, yaklaşık 20 milyar dolarlık net hisse alımı gerçekleştirdi. Bu alımların önemli bir kısmını, teknoloji devi Google’ın ana şirketi Alphabet’e yapılan yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırım oluşturuyor. Şirketin portföyündeki diğer değişiklikler ve hangi hisselerde pozisyon artırdığı veya azalttığı, önümüzdeki dönemde açıklanacak olan detaylı portföy bildirimleriyle daha net anlaşılacaktır.
Operasyonel Karlılık Güçlü Seyretti
Nakit yönetimindeki değişimlerin yanı sıra, Berkshire Hathaway’in operasyonel performansı da ikinci çeyrekte dikkat çekici bir güç gösterdi. Şirketin faaliyet karı, geçen yılın aynı dönemine göre %16 artışla 12,98 milyar dolara ulaştı. Bu büyüme, temel faaliyet alanlarındaki güçlü performansı teyit ediyor.
Detaylı olarak bakıldığında, Berkshire Hathaway Energy’nin karı %27, demiryolu işletmesi BNSF’in karı ise %6 arttı. İmalat, hizmet ve perakende sektörlerindeki operasyonlardan elde edilen gelir de %24‘lük bir artışla yaklaşık 4,5 milyar dolara yükseldi.
Buna karşılık, sigortacılık sektöründeki performans daha karışık bir tablo sergiledi. Sigortacılık karı %13, sigorta yatırımlarından elde edilen gelir ise %9 geriledi. Özellikle, grup şirketlerinden GEICO’nun sigorta karındaki düşüş %45 olarak kaydedildi. Bu durum, genel sigortacılık piyasasındaki zorlukların veya şirkete özgü operasyonel sorunların bir yansıması olabilir.
Dev Nakit Rezervi Yönetim Altında
Her ne kadar ikinci çeyrekte nakit rezervinde bir azalış yaşanmış olsa da, Berkshire Hathaway’in bilançosunda hala 365,5 milyar dolarlık önemli bir nakit miktarı bulunuyor. Ancak Greg Abel dönemiyle birlikte görülen aktif sermaye kullanımı – hem hisse geri alımları hem de net hisse alıcısı konumuna geçiş – Buffett döneminde izlenen yüksek nakit tutma politikasının yerini daha dinamik bir stratejiye bıraktığının en net göstergesi olarak öne çıkıyor.
















