ABD-İran anlaşması küresel piyasalarda bayram havası estirirken, bankacılık endeksi %6’nın üzerinde yükseldi; ancak jeopolitik primini kaybeden 4 enerji hissesi negatif ayrıştı.
Küresel piyasalar, haftalardır süren askeri gerilimin ardından gelen tarihi bir uzlaşı haberiyle güne “ralli” modunda başladı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in duyurduğu ve ABD Başkanı Donald Trump’ın teyit ettiği barış anlaşmasıyla birlikte Orta Doğu’da yeni bir dönem kapılarını açtı. Trump, İran ile yapılan anlaşmanın tamamlandığını, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açıldığını ve ABD’nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını bildirdi. Bu haberin ardından petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk priminin sönmesiyle küresel borsalarda devasa bir alım dalgası tetiklendi.
Borsa İstanbul BİST100 endeksi, bu iyimser havaya paralel olarak güne yüzde 3,02 yükselişle 14.359,48 puandan başladı. Geçtiğimiz Cuma gününü %1,42 primle kapatan endeks, yeni haftanın açılışında adeta şov yaptı. Özellikle bankacılık endeksi %6,41, holding endeksi %3,11 değer kazanarak rallinin lokomotifi oldu. Ancak piyasa genelindeki bu coşkuya rağmen, savaş döneminde jeopolitik riskleri fiyatlayarak yükselen bazı dev enerji şirketleri “ters fiyatlama” kurbanı oldu. Barış anlaşması sonrası petrol fiyatlarında beklenen geri çekilme ve arz güvenliği endişelerinin sonlanmasıyla; Tüpraş (TUPRS) %1,2, Margün Enerji (MAGEN) %7, Europower (EUPWR) ve Girişim Elektrik (GESAN) güne negatif bölgede başlayan tek hisseler olarak kaydedildi.
Finans Hattı Yorum:
Borsa İstanbul’un güne %3’lük bir boşluklu (gap) yükselişle başlaması, finansal literatürde “rahatlama rallisi” (relief rally) olarak tanımlanır. Haftalardır piyasa üzerinde bir “demoklesin kılıcı” gibi sallanan İran-İsrail-ABD savaşı riskinin, Trump’ın “abluka kaldırıldı” açıklamasıyla ortadan kalkması, sermayenin güvenli limanlardan (altın, dolar) çıkarak hızla riskli varlıklara (hisse senedi) aktığını kanıtlıyor. Özellikle bankacılık endeksindeki %6’yı aşan sıçrama, Türkiye’nin ülke risk priminin (CDS) hızla aşağı geldiğinin ve yabancı yatırımcının en likit kanal olan bankalar üzerinden pozisyon almaya başladığının en somut göstergesidir.
Ancak madalyonun öbür yüzünde enerji hisselerindeki bu sert ayrışma, ders niteliğinde bir “beklenti bitti” satışıdır. Tüpraş (TUPRS) gibi rafineri devleri, Hürmüz Boğazı’nın kapanma riskiyle fırlayan petrol fiyatlarından ve stok kârı beklentisinden besleniyordu; boğazın açılması ve petrol arzının normalize olması, bu kâr marjlarını baskılayacaktır. MAGEN, EUPWR ve GESAN tarafındaki düşüşler ise, kriz döneminde “stratejik koruma” olarak görülen yenilenebilir enerji ve taahhüt şirketlerinde bir miktar kâr realizasyonu ve sektör rotasyonu yaşandığını fısıldıyor.
Finans Hattı olarak analizimiz; BİST100’ün 14.350 seviyesindeki bu açılışının ardından 15.000 psikolojik sınırını yeni ana hedef yapacağı yönündedir. Ancak enerji hisselerindeki bu realizasyonun genele yayılıp yayılmayacağı ve bankalardaki alımların kalıcılığı, endeksin gün sonu performansını belirleyecektir. Yatırımcıların “savaş döneminin parlayan yıldızlarından” çıkıp, barış ve ekonomik büyüme odaklı perakende, ulaştırma ve bankacılık sektörlerine doğru bir portföy kaydırması yapması, yeni konjonktürde rasyonel bir strateji olacaktır.


















