Küresel Piyasalar Karışık: BIST’te Açılış Beklentileri ve Sektörel Yansımalar
30 Ekim Cuma günü, küresel teknoloji hisselerinde yaşanan sert satışların etkisiyle Borsa İstanbul’da satıcılı bir açılış bekleniyor. Alphabet, Amazon ve Intel gibi dev teknoloji şirketlerinin beklentilerin altında kalan karlılıkları, yapay zeka yatırımlarının yavaşlayabileceği endişelerini beraberinde getirerek sektörde önemli bir satış dalgası başlattı. Bu durum, yatırımcıların finans, gayrimenkul, kamu hizmetleri, sağlık ve temel tüketim gibi daha defansif sektörlere veya devlet tahvilleri gibi güvenli limanlara yönelmesine neden oluyor. Ancak, havacılık ve otomotiv gibi sektörlerdeki dirençli performans dikkat çekiyor. Bu küresel eğilimlerin Borsa İstanbul’daki olası etkileri ve güncel piyasa dinamikleri analiz ediliyor.
Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, özellikle teknoloji sektöründeki karlılık endişeleri ve buna bağlı olarak gelişen satış baskısı, Borsa İstanbul’u da yakından ilgilendiriyor. Alphabet, Amazon ve Intel gibi teknoloji devlerinin açıkladığı çeyrek dönem sonuçlarının beklentilerin altında kalması, sektöre yönelik genel bir karamsarlık yaratmış durumda. Bu durum, özellikle çip, hafıza ve bulut altyapısı gibi alanlardaki yatırımların ivme kaybedebileceği endişelerini tetikliyor. Sonuç olarak, yatırımcıların risk iştahında belirgin bir bozulma gözlemleniyor ve bu da sermayenin daha güvenli limanlara kaymasına yol açıyor. Finans, gayrimenkul, kamu hizmetleri, sağlık ve temel tüketim gibi daha defansif sektörler ile devlet tahvilleri, bu dönemde yatırımcıların öncelikli tercihleri arasına giriyor.
Buna karşın, havacılık ve otomotiv gibi sektörler, küresel çapta sergiledikleri şaşırtıcı derecede güçlü performansla dikkat çekiyor. Bu sektörlerdeki dayanıklılık, genel piyasa eğilimlerine bir tezat oluşturuyor ve potansiyel yatırım fırsatlarına işaret edebiliyor. Türkiye özelinde, Aselsan gibi tatil öncesi güçlü bir momentuma sahip hisselerin, olası bir geri çekilmede endeksi destekleyici rol oynaması bekleniyor. Borsa İstanbul için belirlenen kritik destek seviyesi 11.000 puan, direnç seviyesi ise 11.300 puan olarak öne çıkıyor. Bu seviyeler, kısa vadeli fiyat hareketlerinin takibi açısından önem taşıyor.
Enerji piyasalarına bakıldığında, ABD’deki ara seçimler sonrası İran’a yönelik olası operasyon beklentisiyle Brent petrol fiyatları 116 dolar seviyesinin üzerinde seyrediyor. Ancak, Rusya’nın Kasım ayında dizel ihracatını artırma potansiyeli, ürün fiyatlarındaki yükselişi bir miktar sınırlama eğiliminde. Bu durum, enerji maliyetlerinin genel enflasyonist baskı üzerindeki etkisini dengeleyebilir.
Merkez bankalarının para politikaları açısından ise, Ekim ayında gerçekleşen Avrupa Merkez Bankası (ECB), Federal Rezerv (Fed) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) toplantılarında ‘bekle ve gör’ stratejisi benimsendi. Piyasa katılımcıları, Aralık ayındaki toplantılarda bu üç bankanın da 25 baz puanlık faiz artırımına gitme olasılığını yüksek görüyor (%80 civarında). Bu beklenti, küresel faiz oranlarının seyrini ve dolayısıyla risk iştahını etkilemeye devam edecek.
Borsa İstanbul üzerindeki olası etkiler açısından, küresel piyasalardaki risk iştahındaki bozulmanın bankacılık sektörü üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. Beklentileri aşan Garanti Bankası ve TSKB’nin finansal sonuçlarına piyasanın vereceği tepkinin sınırlı pozitif olması öngörülüyor. Altın madeni hisselerinin ise değerli metallerdeki satış baskısı nedeniyle gerilemeye devam etmesi muhtemel görünüyor. Teknik analiz açısından öne çıkarılan hisselerden biri de Tüpraş.
Yatırımcılar için, küresel teknoloji satışlarının yerel piyasalara yayılma riski göz önünde bulundurulmalı. Risk iştahındaki değişimler ve merkez bankalarının para politikası adımları, önümüzdeki dönemde Borsa İstanbul’un seyrini belirleyecek ana faktörler arasında yer alacak. Sektörel ayrışmalar ve defansif varlıklara yönelim, yatırım stratejilerinde dikkate alınması gereken önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.
















