ABD-İran Görüşmeleri Borsalara Umut Oldu
ABD ve İran arasında olası bir anlaşma beklentilerinin piyasalarda pozitif bir etki yarattığı gözlemlendi. Hafta sonu Pakistan’da gerçekleşen görüşmelerde nükleer ve Hürmüz Boğazı gibi hassas konuların gündeme gelmesiyle artan yatırımcı endişeleri, yerini yerini iyimserliğe bıraktı. ABD Başkanı Donald Trump, müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından yaptığı açıklamada, “2 gün içinde” yeni bir ABD-İran görüşmesinin yapılabileceğini belirtti.
Petrol Fiyatlarında Düşüş ve Veri Akışı
Analistler, dün Hürmüz Boğazı‘nda ABD ablukasının başlamasına rağmen, ileriye dönük görüşme potansiyeli sayesinde yatırımcıların bölgedeki gerilimin azalacağına dair umutlarını koruduğunu ifade etti. Bu gelişmelerin etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı TSİ 23.20 itibarıyla yüzde 4‘ten fazla azalarak 95,06 dolara geriledi. Aynı saatlerde Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili de yüzde 7 düşüşle 92,09 dolardan işlem gördü. Makroekonomik veri cephesinde ise ABD’de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), mart ayında aylık bazda yüzde 0,5, yıllık bazda ise yüzde 4 arttı. Üretici enflasyonu mart ayında beklentilerin altında kalmasına rağmen, ÜFE yıllık bazda Şubat 2023‘ten bu yana en yüksek artışını kaydetti.
Kurumsal Bilançolar ve Teknoloji İşbirliklerinin Etkisi
Kurumsal cephede, ilk çeyrek bilançosunu açıklayan JPMorgan Chase‘in karı ve geliri beklentileri aşmasına rağmen, bankanın hisseleri 2026 yılı net faiz geliri tahmininin aşağı yönlü revize edilmesiyle yaklaşık yüzde 1 değer kaybetti. Wells Fargo‘nun karı beklentilerin üzerinde gelirken, geliri beklentilerin hafif altında kaldı ve hisseleri yüzde 6‘ya yakın geriledi. Buna karşılık, Citigroup‘un hisseleri, hem geliri hem de karının beklentileri aşmasıyla yüzde 2,6 artış gösterdi. Ayrıca, Danimarkalı ilaç üreticisi Novo Nordisk‘in ABD borsalarında işlem gören hisseleri, “hastalara yeni ve daha iyi tedavi seçeneklerini daha hızlı ulaştırmak” amacıyla OpenAI ile işbirliği yaptığını duyurmasının ardından yüzde 3,5 değer kazandı.
Fed Yetkililerinden Faiz Açıklamaları
ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da yakından takip edildi. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, İran savaşı kaynaklı yüksek petrol fiyatlarının uzun süre devam etmesi durumunda ve enflasyonun yüzde 2’lik hedefe ilerlemesinin gecikmesi halinde, faiz indirimlerinin 2026 sonrasına ertelenebileceğini belirtti. Goolsbee, “Orta Doğu’daki petrol fiyat şoklarını çözer, enflasyonun gerilediğini ve yeniden yüzde 2 seviyesine doğru ilerlediğimizi görürsek, o zaman faiz indirimleri de masadaki seçenekler arasına girer” şeklinde değerlendirmede bulundu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise, nihayetinde faizlerin indirilmesi gerektiğine inandığını ifade ederek, “Şu aşamada ise bekleyip görmemiz gerektiğine inanıyorum” dedi.
Finans Hattı Yorum:
ABD ve İran arasındaki diplomatik temasların yeniden canlanması, küresel piyasalarda önemli bir rahatlama yarattı. Özellikle petrol fiyatlarındaki düşüş, enflasyonist baskıların hafiflemesi ve tüketici harcamalarındaki potansiyel artış beklentilerini destekliyor. Makroekonomik verilerde üretici enflasyonunun artış eğilimini sürdürmesi dikkat çekici olsa da, yıllık bazdaki artışın son 14 ayın en yükseği olması, enflasyonist risklerin tam olarak ortadan kalkmadığına işaret ediyor.
Kurumsal tarafta bankaların açıkladığı bilançolar karışık sinyaller verdi. JPMorgan Chase ve Wells Fargo‘nun hisse performanslarındaki düşüşler, beklentilerin üzerindeki kar rakamlarına rağmen, geleceğe yönelik revizyonların yatırımcılar üzerindeki olumsuz etkisini gösteriyor. Öte yandan, Citigroup‘un olumlu sonuçları ve Novo Nordisk‘in OpenAI ile yaptığı stratejik işbirliği, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki potansiyel büyüme alanlarına işaret ediyor.
Fed yetkililerinin açıklamaları, para politikasının seyri hakkında önemli ipuçları veriyor. Goolsbee‘nin açıklamaları, jeopolitik risklerin faiz kararlarını nasıl etkileyebileceğini vurgularken, enflasyonun kontrol altına alınamaması durumunda faiz indirimlerinin ertelenebileceği mesajını veriyor. Bessent‘in temkinli yaklaşımı da mevcut ekonomik konjonktürde sabırlı bir bekle-gör politikasının benimsendiğini gösteriyor. Piyasa katılımcıları, önümüzdeki dönemde ABD’den gelecek enflasyon verilerini ve Fed’in faiz politikasına ilişkin ek açıklamaları yakından takip edecektir.












