BRSAN Hisseleri İçin Yeni Hedef Fiyat Açıklandı
ABD Altyapı Yatırımları Borusan’a Yarayacak mı?
Borusan Birleşik Boru Fabrikaları Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BRSAN) hisseleri, son dönemde aracı kurumların dikkatini çekmeye devam ediyor. Özellikle 6 Temmuz tarihinde bir aracı kurumun daha şirketi mercek altına alarak yeni bir hedef fiyat açıklaması yapması, yatırımcıların ilgisini canlı tuttu. Bu gelişme, şirketin güçlü ABD pazarındaki operasyonlarının ve altyapı yatırımlarının potansiyeline işaret ediyor.
Şirket, özellikle ABD pazarında dikişli boru üretimi alanında önemli bir oyuncu konumunda bulunuyor. Taşımacılık ve altyapı projelerinde kullanılan bu boruların üretiminde yerli üretici statüsüyle öne çıkan Borusan Boru, toplam cirosunun yaklaşık %70‘ini ABD pazarından elde ediyor. Üretilen borular, sıvı ve gaz taşımacılığından enerji iletim kanallarına kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Bu durum, şirketi enerji ve altyapı sektörlerindeki küresel trendlere duyarlı hale getiriyor. Özellikle, Donald Trump yönetiminin yerli üreticilere yönelik teşvik politikaları ve artan altyapı harcamaları, Borusan’ın ABD’deki rekabet avantajını güçlendiriyor. Şirketin altyapı ve proje segmentinden elde ettiği gelirlerin payı, önceki yıllara göre büyük bir sıçrayış göstererek toplam satışların neredeyse yarısına ulaşmış durumda. Bu büyüme, şirketin stratejik hamlelerinin ve ABD pazarındaki güçlü talebin bir yansıması olarak görülüyor. 2026-2027 yılları için şimdiden yüksek montanlı siparişler alan ve 2028 sonrası için de bir “backlog” (sipariş birikimi) oluşturan şirket, uzun vadeli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.
Borusan, operasyonel verimliliğini artırmak ve kar marjlarını çift hanelere taşımak amacıyla ABD’deki JCO (form verme) tesisi ve Gemlik fabrikasında iyileştirme yatırımları gerçekleştiriyor. Bu yatırımların etkilerinin 2027-2028 yıllarında görülmesi bekleniyor. Şirketin faaliyet gösterdiği çelik sektörü, otomotivden enerjiye, inşaattan savunmaya kadar birçok farklı sektörü besliyor. Ancak, Borusan’ın cirosunun önemli bir kısmını oluşturan Altyapı ve Proje segmenti ile Enerji segmentinin, ABD pazarındaki yerel üretici avantajıyla birlikte hızlı bir büyüme trendi yakaladığı görülüyor. ABD’nin yerli üreticilere yönelik getirdiği ek gümrük vergileri, iç pazardaki fiyatlandırmanın güçlü kalmasına katkı sağlıyor.
ABD pazarında dikişli demir talebindeki artış ve yapay zeka yatırımlarının tetiklediği enerji altyapısı harcamalarındaki yükseliş, sektörde sermaye harcamalarının (capex) önemli ölçüde artmasına neden oluyor. Bu durum, enerji iletimi ve üretimi tarafında da talebin artmasını beraberinde getiriyor. Aktif sondaj platformlarındaki büyüme sınırlı olsa da, enerji nakil hatları ve altyapı modernizasyonu kapsamındaki çelik ihtiyacı Borusan için önemli fırsatlar sunuyor. Şirketin satışlarının yaklaşık %76‘sının ABD’ye yapılması, küresel ekonomideki dalgalanmalara rağmen ABD pazarının gücünden faydalanmasını sağlıyor. Türkiye iç pazarının ve Avrupa Birliği pazarının göreceli olarak zayıf seyrettiği bu dönemde, Borusan’ın ABD’deki operasyonel gücü, onu küresel rakiplerine göre olumlu bir konuma taşıyor. Şirketin ABD’de yerel üretici olması ve büyüyen pazarda operasyonlarının ağırlıklı kısmını yürütmesi, sektör ortalamasının üzerinde bir değerlemeyi haklı çıkarıyor. Bu durum, genel altyapı harcamalarındaki artış eğilimiyle de destekleniyor.
ABD altyapı ve proje pazarının, önümüzdeki dönemde küresel ölçekte en hızlı büyüyen pazarlardan biri olması bekleniyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde, küresel likiditenin büyük ölçüde bu alana yöneldiği gözlemleniyor. Borusan’ın ABD’deki rakiplerinden Northwest Pipe’ın sunumunda yer alan bilgilere göre, ABD’nin su altyapısı harcamalarının 2035 yılına kadar 515 milyar dolar seviyesine ulaşması öngörülüyor. Bu, yıllık ortalama 51.5 milyar dolarlık bir harcama anlamına geliyor ve su iletim altyapısı harcamalarında reel bazda önemli bir büyüme potansiyeline işaret ediyor. Ayrıca, Altyapı Yatırımı ve İstihdam Yasası (IIJA) kapsamında önümüzdeki dönemde 35 milyar dolarlık bir yatırım planının uygulanması bekleniyor. Bu fondan bugüne kadar yalnızca 9 milyar dolarlık bir kısım harcandı ve toplamda ayrılan fonun değeri 43.5 milyar dolar seviyesinde.
Şirketin geleceğe yönelik stratejik hamleleri ve ABD’deki güçlü pazar konumu, analistler tarafından olumlu değerlendiriliyor. Bu durum, şirketin güncel şirket haberleri ve analizleri kapsamında yakından takip edilmesini gerektiriyor.
Finans Hattı Yorum:
Borusan (BRSAN) özelinde açıklanan yeni hedef fiyatlar, şirketin stratejik konumlandırmasının ve ABD pazarındaki potansiyelinin ne kadar yakından takip edildiğini gösteriyor. Özellikle Trump döneminin yerli üreticilere yönelik politikaları ve ABD’deki altyapı yatırımlarına yapılan vurgu, Borusan gibi küresel ölçekte operasyonları bulunan ve ABD’de önemli bir üretim üssüne sahip şirketler için önemli bir destekleyici unsur olarak öne çıkıyor. Sektördeki diğer oyunculara kıyasla Borusan’ın ABD’deki pazar payı ve yerli üretici statüsü, onu bu dönemde daha dayanıklı ve fırsatlara daha açık bir konuma getiriyor. Bu durum, Türkiye borsasında yer alan sanayi şirketleri arasında önemli bir ayrışma potansiyeli taşıyor.
Piyasa nezdinde Borusan hisselerine yönelik algının genel olarak pozitif olduğu görülüyor. Özellikle ABD’deki büyük altyapı ve enerji projelerine yönelik artan harcamalar, şirketin sipariş defterini doldururken, aynı zamanda uzun vadeli bir büyüme beklentisi oluşturuyor. Teknik olarak incelendiğinde, hissenin mevcut trendi ve destek-direnç seviyeleri, yeni hedef fiyatlarla birlikte değerlendirildiğinde, yatırımcılar için potansiyel getiri alanlarının mevcut olduğunu düşündürüyor. Temel analiz açısından bakıldığında ise, şirketin ABD’deki yüksek kar marjları ve verimlilik artırıcı yatırımları, uzun vadede finansal performansını destekleyecek unsurlar olarak ön plana çıkıyor. Mevcut çarpanlar (F/K, PD/DD gibi) da sektör ortalamaları ve şirketin büyüme potansiyeli dikkate alındığında makul seviyelerde seyredebilir.
Ancak, her yatırımda olduğu gibi Borusan hisseleri için de dikkate alınması gereken risk faktörleri bulunuyor. En belirgin risklerden biri, ABD iç siyasetindeki olası değişimler ve bu değişimlerin yerli üreticilere yönelik politikalarda yaratabileceği belirsizliktir. Ayrıca, küresel tedarik zincirlerindeki olası aksamalar, enerji fiyatlarındaki ani dalgalanmalar veya beklenenden daha yavaş seyredecek küresel ekonomik toparlanma, şirketin ABD dışındaki operasyonlarını ve ihracatını olumsuz etkileyebilir. Yatırımcıların, bu tür makroekonomik gelişmeleri ve şirket özelindeki operasyonel riskleri yakından takip etmesi önemlidir.











