Boya Sanayii Talep Daralmasıyla Boğuşuyor: Enflasyon ve Kur Baskısı Sektörü Vuruyor
Boya ve ham maddeleri sektörü, son iki yılda son çeyrek asırda görülmemiş bir talep daralması yaşarken, yüksek enflasyon, kur artışları ve küresel gelişmelerin yarattığı maliyet baskısı altında mücadele ediyor. Paintistanbul fuarı öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan BOSAD Başkan Yardımcısı Tolga Kayalar, sektörün karşı karşıya olduğu zorlukları ve alınan önlemleri değerlendirdi.
BOSAD Başkan Yardımcısı Tolga Kayalar, ABD’nin Çin’e yönelik tarifelerinin düşük vergi oranına sahip ülkeler için faydalı olacağı beklentisinin aksine, Çinli firmaların iç piyasa doyumuna ulaşmasının ardından küresel pazarlara yöneldiğini belirtti. Bu durumun, boya sanayii başta olmak üzere diğer sektörlerde de Çin etkisini artırdığını ve özellikle Orta Asya ve Rusya pazarlarında hissedildiğini vurguladı. Kayalar, yüksek enflasyonun sektör üzerindeki etkisine de dikkat çekerek, TL maliyetlerinin kur artışından daha fazla yükseldiğini ve enflasyon ile kur arasındaki farkın sektöre negatif yansıdığını ifade etti. Talepteki düşüşün en çok inşaat boyaları segmentinde hissedildiğini ve son 2 yılda 20-25 yıl görülmeyen oranlarda bir daralma yaşandığını söyledi. Bu yıl talepte bir düşüş yaşanmasa da, Orta Doğu‘daki krizin tedarik zincirindeki sıkıntılar nedeniyle maliyet baskısını artırdığını ekledi.
BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Baytaş ise sektörün yaklaşık 1 milyon tonluk hacim büyüklüğüyle dünya pazarından yaklaşık yüzde 2 pay aldığını belirtti. 2025 itibarıyla 1,5 milyar doları aşan boya ve ham maddeleri ihracatının sektörün uluslararası entegrasyonunu gösterdiğini vurgulayan Baytaş, Avrupa’daki üretim sıralamasında Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya‘nın ardından beşinci sırada yer aldıklarını ve hedeflerinin bu sıralamada daha üst basamaklara çıkmak olduğunu söyledi. Bölgesel bir üretim üssü olmanın ötesine geçerek, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerle dünya pazarında daha etkin bir rol üstlenmeyi amaçladıklarını dile getirdi.
BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Akın Akçalı, Orta Doğu‘daki savaşın sektöre olan etkisine ilişkin bir soru üzerine, kaliteli ürünleriyle ön plana çıktıklarını belirtti. 2026‘nın ilk 4 ayında yakaladıkları yükseliş trendinin, Orta Doğu‘da beklediklerinden uzun süren savaştan kaynaklandığını ifade eden Akçalı, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi büyük ülkelerde üretim yapan firmaların üretim yapamaz hale gelmesinin, kendi sektörlerine pozitif olarak yansıdığını söyledi. Savaşın olmasını istemediklerini ancak bu durumun sektöre olumlu bir etkisinin olduğunu belirtti.
- Sektörün yıllık hacim büyüklüğü 1 milyon ton civarında.
- Dünya boya pazarından alınan pay yüzde 2.
- Hedeflenen ihracat rakamı 2025 itibarıyla 1,5 milyar dolar.
- Avrupa üretim sıralamasında Türkiye beşinci sırada yer alıyor.
- Orta Doğu‘daki savaş, ihracatta beklenmedik bir artış sağladı.
Finans Hattı Yorum:
Boya ve kaplama sektörü, küresel ekonomik dalgalanmaların ve bölgesel jeopolitik gelişmelerin doğrudan etkisini hissetmektedir. Özellikle son iki yılda yaşanan talep daralması, sektör oyuncuları için ciddi bir zorluk teşkil etmektedir. Yüksek enflasyon ve TL’deki değer kaybının maliyetleri artırması, karlılık üzerinde baskı oluşturmaktadır. Çin’in küresel pazarlara daha fazla yönelmesi ise rekabeti artırarak fiyatlandırma stratejilerini zorlamaktadır. Ancak, Orta Doğu’daki gelişmelerin Ukrayna’daki savaşın etkisiyle birleşmesi, bazı üreticiler için olumlu bir etki yaratarak ihracat fırsatları sunmuştur. Bu durum, sektörün kırılganlığını ve aynı zamanda adaptasyon yeteneğini göstermektedir.
Piyasa nezdinde boya sektörü, inşaat sektörü ile olan güçlü bağı nedeniyle emlak piyasasındaki gelişmeleri yakından izlemektedir. Enflasyonist baskının hafiflemesi ve faiz oranlarının düşmesi, inşaat sektörünü canlandırarak boya talebini olumlu etkileyebilir. Küresel tedarik zincirindeki istikrarın sağlanması ve ham madde fiyatlarındaki volatiliteye karşı alınan önlemler de sektörün geleceği açısından kritik öneme sahiptir. Yatırımcılar, sektördeki şirketlerin teknolojiye ve Ar-Ge’ye yaptığı yatırımları, sürdürülebilirlik stratejilerini ve ihracat pazarlarındaki çeşitliliğini değerlendirerek, gelecekteki büyüme potansiyellerini analiz etmelidir.
Önümüzdeki dönemde yatırımcılar, sektördeki şirketlerin bilanço performanslarını, özellikle karlılık oranlarını ve nakit akışlarını dikkatle incelemelidir. Orta Doğu‘daki gelişmelerin seyrinin yanı sıra, küresel ekonomik büyüme verileri ve enflasyon beklentileri de boya sektörü hisseleri için önemli göstergeler olacaktır. Teknik olarak, sektördeki ana hisselerin destek ve direnç seviyeleri ile işlem hacimlerindeki değişimler, kısa ve orta vadeli hareketler hakkında ipuçları verebilir. Şirketlerin yeni pazarlara açılma stratejileri ve yenilikçi ürün geliştirme kabiliyetleri de uzun vadeli yatırım kararlarında göz önünde bulundurulmalıdır.












