Çiğ Süt Üretimi 2025’te Geriledi
TÜİK Verileri: Türkiye’nin Çiğ Süt Üretimi Yüzde 4,9 Düştü
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Çiğ Süt Üretim İstatistiklerine göre, 2024 yılında 22 milyon 487 bin 757 ton olarak kaydedilen toplam çiğ süt üretimi, 2025 yılında yüzde 4,9 oranında azalarak 21 milyon 379 bin 88 tona geriledi. Bu düşüş, sektördeki önemli bir ivme kaybına işaret ediyor.
Alt kalemlerde de dikkat çekici düşüşler yaşanırken, inek sütü üretimi bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,0 oranında azalırken, manda sütü üretimindeki düşüş ise yüzde 33,0 gibi önemli bir seviyeye ulaştı. Koyun sütü üretimi yüzde 11,9, keçi sütü üretimi ise yüzde 29,8 oranında geriledi.
Toplam üretim içindeki paylarına bakıldığında, 2025 yılında çiğ süt üretiminin en büyük dilimini yine inek sütü oluşturdu. İnek sütü üretimi toplam çiğ sütün yüzde 94,5‘ini oluştururken, koyun sütünün payı yüzde 3,7, keçi sütünün payı yüzde 1,6 ve manda sütünün payı ise sadece yüzde 0,2 olarak gerçekleşti.
Üretilen çiğ sütün kullanım alanları analiz edildiğinde, üretimin önemli bir kısmının işleme tesislerine yönlendirildiği görüldü. Üretimin yüzde 60,9‘u süt toplama merkezleri ve işleme tesislerine gönderildi. Bunun yanı sıra, üretimin yüzde 17,1‘i doğrudan tüketiciye veya ticari kanallara satılırken, yüzde 14,1‘i hanehalkı tarafından süt ürünü üretimi için kullanıldı.
Diğer kullanım alanları ise şu şekilde sıralandı:
- Hayvan beslemede kullanılan çiğ süt oranı: yüzde 4,8
- Hanede tüketilen veya ücretsiz verilen süt oranı: yüzde 1
- Üretim ve işleme sürecindeki kayıplar: Toplam üretimin yüzde 0,1‘i
- Kullanım alanı bilinmeyen süt oranı: yüzde 2
Finans Hattı Yorum:
Bu veriler, Türkiye’nin süt ve hayvancılık sektöründe ciddi bir üretim daralmasına işaret ediyor. Özellikle manda sütü, keçi sütü ve koyun sütü üretimindeki sert düşüşler, bu alt sektörlerin sürdürülebilirliği ve potansiyel riskleri hakkında soru işaretleri yaratıyor. İnek sütü üretimindeki düşüşün daha sınırlı olması, sektörün ana motorunun ne kadar hassas olduğunu da gösteriyor. Bu durum, süt ürünleri fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilecek temel bir faktör olarak öne çıkıyor.
Genel olarak yatırımcı ve sektör aktörleri nezdinde temkinli bir hava hakim. Maliyet artışları, girdi fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iklimsel faktörler gibi etkenlerin üretimdeki bu gerilemede rol oynadığı düşünülüyor. Sektördeki marjların korunması ve karlılığın devamlılığı konusunda endişeler mevcut. Ancak, süt ürünleri tüketimindeki sabit talep göz önüne alındığında, bu daralma kısa vadede fiyat artışları üzerinden telafi edilme potansiyeli taşıyor.
Önümüzdeki dönemde, sektörel teşviklerin ve politikaların üretim üzerindeki etkileri yakından takip edilmeli. Ayrıca, girdi maliyetlerindeki değişimler, yem fiyatları ve uluslararası süt ürünleri fiyatlarındaki gelişmeler de kritik önem taşıyacak. Sektörde faaliyet gösteren şirketlerin üretim kapasitelerini koruma veya artırma stratejileri ve bu yöndeki yatırımları, gelecekteki büyüme potansiyellerini belirleyecektir.


















