Çin’den Meta’ya Veto: Manus Devralması Durduruldu
Çin yönetimi, ABD merkezli teknoloji devi Meta‘nın, Çinli bir şirket tarafından geliştirilen yapay zeka uygulaması Manus‘u devralma girişimini yatırım kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle engelledi. İşlemin iptal edildiği ve tarafların devir bedelini iade etmesi gerektiği duyuruldu.
NDRC’den Yasal Uygunluk Açıklaması
Çin‘in ana ekonomik planlama kurumu Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC), yaptığı inceleme sonucunda Manus projesinin yabancı bir şirkete devrinin mevzuata uygun olmadığını belirtti. Bu doğrultuda söz konusu satışın yasaklandığı bildirildi.
Manus Uygulaması ve Meta’nın İlgisi
Hubey eyaletinin Vuhan kentinde kurulan Butterfly Effect PTE. LTD. tarafından geliştirilen Manus uygulaması, çok adımlı görevleri otonom olarak yerine getirebilme yeteneğiyle öne çıkmıştı. Mart 2025‘te piyasaya sürülen uygulamanın, Meta tarafından Aralık 2025‘te 2 ila 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilen bir bedelle satın alındığı iddia edilmişti.
Şirketin Singapur’a Taşınması ve Teknoloji Entegrasyonu
Devir sürecinin yürütüldüğü dönemde, şirketin internet ve yapay zeka alanındaki düzenlemelerin daha esnek olduğu Singapur‘a taşındığı bilgisi paylaşıldı. Meta‘nın, bu satın almanın ardından Manus teknolojisini WhatsApp ve Instagram gibi platformlarına entegre etmeye başladığı öne sürüldü.
Ticaret Bakanlığı İncelemesi ve Hukuki Tartışma İhtimali
Çin Ticaret Bakanlığı, Ocak 2026‘da söz konusu devir işlemiyle ilgili bir inceleme başlatmıştı. Alınan kararın, ABD ile Çin arasındaki teknoloji ve yatırım ilişkilerinde yeni bir hukuki tartışma zemini yaratabileceği değerlendiriliyor.
Finans Hattı Yorum:
Çin‘in Meta‘nın Manus uygulamasını devralma işlemini veto etmesi, küresel teknoloji ve yatırım piyasalarında önemli yankı uyandırdı. NDRC‘nin yasal uygunluk ve yatırım kurallarına atıfta bulunarak aldığı bu karar, özellikle yapay zeka gibi stratejik alanlarda ulusal çıkarların korunması ve yabancı şirketlerin düzenlemeler üzerindeki etkisinin sınırlandırılması eğilimini güçlendirebilir. Daha önce Singapur‘a taşınan şirketin bu şekilde bir müdahaleye maruz kalması, Çin‘in teknoloji üzerinde söz sahibi olma isteğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durum, ABD ve Çin arasındaki teknoloji rekabetini daha da kızıştırarak, uluslararası yatırımlar ve şirket birleşmeleri üzerinde bir “güvenlik endişesi” faktörünü ön plana çıkarabilir. Yatırımcılar açısından, bu tür düzenleyici müdahaleler, özellikle hassas teknolojilerdeki şirketlerin değerlemeleri ve gelecekteki büyüme potansiyelleri üzerinde belirsizlik yaratabilir.












