Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi: Katılım Finans Küresel Büyüyecek
Türkiye, Katılım Finans Sektöründe Küresel Bir Oyuncu Olmayı Hedefliyor
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) düzenlenen Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) işbirliğiyle gerçekleştirilen Katılım Finans Zirvesi’nde yaptığı açıklamalarda, katılım finans sektörünün küresel ölçekte büyüyeceğini ve Türkiye’nin bu büyümeden önemli bir pay alacağını belirtti. Zirvede, sektörün sürdürülebilir büyümesi, dijital dönüşümü ve yeni yatırım modelleri masaya yatırıldı.
Dağlıoğlu, küresel katılım finans sektörünün büyüklüğünün yaklaşık 4 trilyon dolar olduğunu ancak bunun toplam finans sistemi içindeki payının yalnızca yüzde 1 civarında kaldığını vurguladı. Bu durumun, Türkiye’nin katılım finans sektörünü uluslararası işbirlikleriyle büyüterek hem küresel pazardaki payını artırabileceği hem de Türkiye’deki katılım finans pastasından daha büyük bir dilim alabileceği anlamına geldiğini ifade etti. Bu hedefe ulaşmak için gerçekleştirilen uluslararası heyet çalışmalarına değinen Dağlıoğlu, son bir yılda TKBB ile işbirliği içinde İngiltere, Azerbaycan, Malezya ve Endonezya‘ya ziyaretler gerçekleştirildiğini belirtti. Bu ziyaretlere sırasıyla 21 ve 60’tan fazla katılımcı ile 12‘den fazla kurumun destek verdiğini kaydetti.
Türkiye’yi bölgesel bir merkez olarak konumlandırma hedefiyle bu yıl Haziran ayının ilk haftası İFM’de “İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla Global Islamic Economy Summit‘i düzenleyeceklerini duyuran Dağlıoğlu, çevre ülkelerdeki tüm katılım finans oyuncularını Türkiye’ye davet ederek uluslararası gündemleri Türkiye’de değerlendirmeyi ve sektörün gelecek ajandasını şekillendirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Sektördeki önemli sorunlardan biri olarak gösterilen veri erişimi konusunda da adımlar atılacağını belirten Dağlıoğlu, İbn Haldun Üniversitesi, Türkiye Varlık Fonu ve İFM işbirliğiyle dijital bir altyapı oluşturulacağını ifade etti. Bu altyapının, hem akademik çalışmalar hem de iş dünyasının veri analiz ihtiyaçları için kritik öneme sahip olacağını ve kamu kurumlarından veri desteği beklendiğini ekledi.
Finansal okuryazarlık düzeyinin artırılmasına da büyük önem verdiklerini dile getiren Dağlıoğlu, SPK tarafından yürütülen çalışmalarda katılım finans müfredatının oluşturulduğunu ve bu alanda hızla ilerleme kaydedildiğini belirtti. Farklı işbirliği alanları tespit edildiğini ve bu alanda farkındalığı artırmak için paydaşlarla işbirliği yapma isteğini yineledi.
Nitelikli iş gücü konusuna da değinen Dağlıoğlu, uluslararası yatırımcıların Türkiye’deki yetkin iş gücüne olan ilgisini vurguladı. Bu alanda gençlerin üniversite ve sonrası dönemlerde eğitilmesi için birçok inisiyatif bulunduğunu ve kendilerinin de bu inisiyatiflerin bir parçası olduğunu söyledi. Amaçlarının, dijital bir platformda her yıl Türkiye’de 1000 kişiye katılım finans eğitimi vermek ve gelecek dönemde Azerbaycan’da da 100 katılımcıya eğitim vermeyi hedeflediklerini açıkladı.
Son olarak, çalışmaları devam eden Türkiye Katılım Finans Strateji Belgesi hakkında bilgi veren Dağlıoğlu, paydaşlardan gelen önerilerle ortak akıl ve işbirliğine dayalı bir yol haritası hazırlamak istediklerini söyledi.
- Katılım finans sektörünün küresel büyüklüğü 4 trilyon dolar olarak tahmin ediliyor.
- Bu büyüklüğün toplam finans sistemindeki payı ise sadece yüzde 1 civarında.
- Türkiye, Körfez ülkeleri, İngiltere, Azerbaycan, Malezya ve Endonezya ile işbirliklerini güçlendiriyor.
- Haziran ayında düzenlenecek Global Islamic Economy Summit ile Türkiye bölgesel merkez olacak.
- Veri erişim sorununu çözmek için dijital bir altyapı kurulacak.
- Katılım finans alanında finansal okuryazarlık ve nitelikli iş gücü yetiştirme çalışmaları hız kazanıyor.
- Hedef, yılda 1000 kişiye katılım finans eğitimi vermek.
Finans Hattı Yorum:
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu‘nun açıklamaları, Türkiye’nin katılım finans sektörünü hem ulusal hem de uluslararası arenada stratejik bir büyüme alanı olarak konumlandırdığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Mevcut küresel pazar büyüklüğü ve sektörün toplam finansal sistem içindeki düşük payı, Türkiye için önemli bir fırsat penceresi sunuyor. Uluslararasılaşma stratejisi, doğru uygulandığı takdirde, ülkeye hem sermaye akışını artıracak hem de finansal hizmetler sektöründe yeni iş modellerinin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Özellikle Körfez ülkeleri ve Asya’daki finans merkezleriyle kurulan köprüler, Türkiye’yi bölgesel bir finans üssü yapma vizyonunun somut adımları olarak öne çıkıyor.
Yatırımcılar ve finans profesyonelleri açısından, bu gelişmeler olumlu bir piyasa algısı yaratıyor. Sektördeki büyüme potansiyeli, dijital dönüşüm hamleleri ve veri altyapısının güçlendirilmesi, katılım finans ürünlerine olan talebi artırabilir ve bu alandaki finansal kuruluşlar için yeni iş geliştirme fırsatları sunabilir. Finansal okuryazarlığın artırılması ve nitelikli iş gücü yetiştirme programları, sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği ve derinliği için kritik öneme sahip. Ancak bu alandaki ilerlemelerin ne kadar hızlı ve etkili olacağı, piyasa katılımcıları tarafından yakından takip edilecektir.
Önümüzdeki dönemde, “İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temalı zirvenin sonuçları ve Türkiye Katılım Finans Strateji Belgesi’nin detayları yakından izlenmelidir. Dijital altyapının ne zaman faaliyete geçeceği, veri paylaşımının standartları ve finansal okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaşma hızı, sektörün geleceğine ışık tutacaktır. Ayrıca, uluslararası işbirliklerinin somut yatırım projelerine dönüşüp dönüşmediği, Türkiye’nin katılım finans alanındaki küresel iddialarını teyit etmesi açısından önemli bir gösterge olacaktır.


















