Fon Krizinin Gölgesinde Kapalıçarşı’da Sakinlik: Altın Talebi Yükselişte
İstanbul Mücevherciler, Kuyumcular ve Sarraflar Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırımtürk, son dönemde yaşanan fon krizi ve likidite sıkışıklığının Kapalıçarşı’daki işlemleri nasıl etkilediğini ve yatırımcıların güvenli liman arayışını değerlendirdi. Özellikle Anadolu’dan gelen gram altın talebinin arttığı, fonlardan çıkan paranın bir kısmının da altına yönelebileceği belirtiliyor.
Fon Krizinin Piyasalara Yansıması
Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırımtürk, geçtiğimiz haftalarda konut ve otomobil alımları için altın satanların yanı sıra, konut satışından elde ettiği parayı altına yatıran yatırımcıların da bulunduğunu hatırlattı. Ancak, özellikle son hafta sonunda yaşanan ve piyasalarda tedirginlik yaratan fon krizi, bu hareketliliği durma noktasına getirdi. Yıldırımtürk, Kapalıçarşı’da şu an için genel bir sakinlik gözlemlendiğini ancak Anadolu’dan gram altına yönelik ilginin devam ettiğini belirtti.
Altın Fiyatlarındaki Hareketlilik ve Yatırımcı Beklentileri
Fon krizi ve genel piyasa koşullarındaki belirsizlik, altın fiyatlarında da dalgalanmalara neden oluyor. Dolar/TL kurunun 49 TL seviyelerine ulaşmasıyla birlikte gram altının 6.525 TL’ye kadar gerilediği, ardından 6.550 TL civarında işlem gördüğü ifade edildi. Yıldırımtürk, fon kriziyle ilgili olumlu gelişmelerin yaşanması halinde altına olan talebin yeniden artabileceğini vurguladı. Mevcut likidite sıkışıklığına rağmen, nakit pozisyonunu koruyan yatırımcıların riskten kaçınarak altına yöneldiği gözlemleniyor. Bu durum, fonlardan çıkan fonların bir kısmının da altın piyasasına akabileceği beklentisini doğuruyor.
Gram Altında Yeni Zirveler Beklentisi
Yıldırımtürk’ün öngörülerine göre, gram altında önümüzdeki dönemde 7.000 TL ve 7.500 TL seviyeleri görülebilir. Daha uzun vadede ise yıl sonu veya 2025’in başlarında gram altının 10.000 TL seviyesine ulaşabileceği tahmin ediliyor. Bu beklentilerin temelinde, döviz kurundaki olası hareketler ve piyasalardaki genel belirsizlik ortamının devam etmesi yatıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 22 Ekim’deki faiz kararı da piyasaların yönü açısından yakından takip edilecek.
Yatırımcılar İçin Orta ve Uzun Vadeli Strateji Önerileri
Yatırımcıların altın alımı konusunda “Şimdi mi almalı, beklemeli miyim?” sorusuyla karşı karşıya kaldığını belirten Yıldırımtürk, kısa vadeli spekülatif alımlar konusunda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. “Bütün paranızı altına yatırın demiyoruz” diyerek uyarıda bulunan Yıldırımtürk, hem iç hem de dış piyasalarda öngörülebilirliğin sınırlı olduğu bir dönemden geçildiğini ifade etti. Portföylerde altın ve gümüş gibi değerli metallere yer verilmesinin önemine değinen Yıldırımtürk, genel portföyün yüzde 40’ına kadar altın ve yüzde 5-10’una kadar da gümüş bulundurulabileceğini, ancak asıl stratejinin orta ve uzun vadeli düşünmek olduğunu belirtti.
İç ve Dış Piyasa Fiyat Farklılıkları
Yıldırımtürk, son dönemde iç piyasa ile dış piyasa arasındaki altın fiyat farkında da dikkat çekici değişimler yaşandığını ifade etti. Yaklaşık 10-15 gün önce Kapalıçarşı’daki fiyatların küresel fiyatlardan daha farklı seyrettiği belirtilirken, bu makasın kapandığına işaret edildi. Bu durum, küresel gelişmelerin ve döviz kurlarındaki hareketliliğin iç piyasa fiyatlarını daha doğrudan etkilediğini gösteriyor.
Finans Hattı Yorum:
Fon krizi kaynaklı likidite sıkışıklığı ve artan döviz kuru, Türk yatırımcısını tekrar güvenli limanlara yöneltiyor. Özellikle gram altındaki talep artışı, küresel ekonomik belirsizliklerin yanı sıra yerel piyasalardaki kırılganlığın da bir göstergesi. Bu durum, genel piyasa volatilitesinin arttığı bir ortamda döviz bazlı varlıklara olan ilginin doğal bir sonucu olarak değerlendirilebilir.
Dolar/TL kurundaki yukarı yönlü hareket ve fon piyasasındaki belirsizlikler, altın fiyatlarını destekleyen temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Orta ve uzun vadede gram altında 10.000 TL beklentisi, mevcut ekonomik koşullar ve enflasyonist baskılar göz önüne alındığında makul görünse de, kısa vadeli dalgalanmalar yatırımcıları temkinli olmaya itiyor. Portföy çeşitliliğinin önemi bu noktada bir kez daha ortaya çıkıyor.
Gelecek dönemde hem TCMB’nin para politikası kararları hem de fon piyasasındaki gelişmeler yakından izlenmelidir. Küresel faiz beklentileri ve jeopolitik riskler de ons altını etkileyeceği için dolaylı yoldan iç piyasa altın fiyatlarını da şekillendirecektir. Yatırımcıların mevcut dalgalı ortamda panik alımlardan kaçınarak, risk toleransları doğrultusunda stratejiler geliştirmesi önem taşımaktadır.
















