Borsa İstanbul’da Günün Özeti: Küresel Riskler ve TCMB Kararı Önceliği
Jeopolitik Gerilim ve Yerel Faktörler Piyasaları Şekillendiriyor
11 Haziran Perşembe gününe girerken, küresel piyasalarda jeopolitik riskler ve gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararına çevrildi. İran Körfezi’ndeki tansiyonun yeniden yükselmesi ve ABD’den gelen yeni sinyaller, küresel hisse senedi piyasalarında satış baskısını artırırken, petrol fiyatlarında belirgin bir hareketlilik yaşandı. Borsa İstanbul ise bu küresel dalgaya karşı dirençli bir duruş sergiledi.
Önceki gün İran Körfezi’ndeki gerilimin tırmanması ve ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik saldırı sinyallerinin artması, küresel piyasalarda satışları tetikledi. Özellikle ABD’de teknoloji ve yarı iletken hisseleri bu durumdan olumsuz etkilenirken, enerji cephesinde de hareketlilik gözlemlendi. Brent petrol, bir önceki gün yedi haftanın dibine indikten sonra, İran enerji altyapısının hedef olabileceğine dair haber akışıyla birlikte %3’ün üzerinde bir yükseliş yaşayarak 93 doların altına indi.
Borsa İstanbul, küresel satış baskısına rağmen görece dirençli bir performans sergiledi. Salı gününü %0,86’lık bir kayıpla 13.742 puandan tamamlayan endeks, Çarşamba gününü ise %0,02’lik sınırlı bir yükselişle 13.744 puandan kapattı. Gün içinde yaşanan sınırlı kayıpların telafi edilmesi, teknik açıdan olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bankacılık endeksindeki %1’lik gerilemeye rağmen, özellikle Aselsan ve Tüpraş gibi endeks ağırlığı yüksek şirketlerin olumlu performansı, Borsa İstanbul’un negatif bölgeye geçişini engelledi. Elektrik sektörü ise en çok satış gören sektörler arasında yer aldı.
Bugün piyasalar için en önemli gündem maddesi, saat 14.00’te açıklanacak olan TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) kararı olacak. Mevcut politika faizinin %37 seviyesinde sabit kalması beklenirken, enerji şoku, yükselen küresel faiz oranları ve mayıs ayı enflasyon rakamlarının beklentileri aşması, TCMB’nin daha ihtiyatlı ve şahin bir dil benimsemesi ihtimalini güçlendiriyor. Bu nedenle, kararın kendisi kadar PPK metninin tonu da döviz ve tahvil piyasalarının yönünü belirlemede kritik rol oynayacak. “Gerekirse ek sıkılaştırma” mesajı ve dezenflasyon vurgusunun gücü yakından izlenecek. Piyasanın bu karara tepkisi, bankacılık hisseleri üzerinde kısa vadede baskı yaratabileceği gibi, sabit bir faiz ve yeterince şahin bir metin ile TL’ye sınırlı bir destek sağlayabilir. Küresel piyasalardaki hafif pozitif seyir ve petrol fiyatlarındaki durulma, Borsa İstanbul’da temkinli ve yatay bir açılışa işaret ediyor. Günün asıl yönü ise PPK kararı ve metniyle netleşecek.
Bugün için Borsa İstanbul’da destek ve direnç seviyeleri 13.650 ve 13.900 bandı olarak öne çıkıyor. Gün içi hareketlerde Aselsan, Tüpraş, Petkim ve Sasa gibi endeks ağırlığı yüksek ve jeopolitik gelişmelerden etkilenen hisseler belirleyici olabilir. Öne çıkması beklenen hisseler arasında Alarko (ALARK) ve Europower Enerji (EUPWR) bulunuyor. Yatırımcıların, özellikle TCMB kararı öncesinde temkinli kalması tavsiye ediliyor.
Halkbank ve ABD Adalet Bakanlığı’nın, uyum raporunun ardından davanın düşürülmesine yönelik dilekçe sunması, dokuz yıl süren ceza davasının büyük olasılıkla sonlanacağı anlamına geliyor. Bu gelişme, söz konusu şirket için olumlu bir haber olarak değerlendiriliyor. Bu tür gelişmeleri yakından takip etmek, Güncel Şirket Haberleri kategorimizdeki analizlerimize entegre edilmektedir.
Finans Hattı Yorum:
Günün ajandasını belirleyen iki temel unsur, Ortadoğu’daki artan jeopolitik tansiyon ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) kararı. Küresel piyasalarda petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve teknoloji hisselerindeki satış baskısı, Borsa İstanbul üzerinde bir miktar tedirginlik yaratsa da, endeksin dirençli yapısı dikkat çekici. Özellikle büyük ölçekli hisselerin (Aselsan, Tüpraş) performansı, endeksin kırılgan bir ortamda bile pozitif ayrışmasını sağlıyor. Halkbank davasının olası sonuçlanması, spesifik bir şirket haberi olsa da, hukuki belirsizliklerin ortadan kalkmasının piyasa üzerinde olumlu bir yansıması olabilir.
Yatırımcı sentimantı, şu an için büyük ölçüde TCMB’nin faiz kararına ve açıklanacak metnin içeriğine odaklanmış durumda. Yükselen enflasyon ve küresel faiz artışları beklentisi, TCMB’nin faiz artırmaması durumunda bile sıkılaştırıcı bir dil kullanmasını gerektirebilir. Bu durum, kısa vadede TL üzerinde bir miktar toparlanma yaratabilirken, kredi piyasaları ve bazı sektörler üzerinde baskı oluşturma potansiyeli taşıyor. Teknik olarak 13.650 desteği ve 13.900 direnci, endeksin kısa vadeli hareket alanını belirliyor. Bu seviyelerin kırılması, piyasada yeni bir hareketlenmeyi tetikleyebilir.
Bu süreçte en önemli risk faktörü, küresel jeopolitik gelişmelerin beklenenden daha hızlı tırmanmasıdır. İran Körfezi’ndeki bir gerilim artışı, petrol fiyatlarını daha da yukarı çekerek enflasyonist baskıyı artırabilir ve küresel piyasalarda daha sert satışlara neden olabilir. Ayrıca, TCMB’nin piyasa beklentilerinin aksine bir faiz kararı alması veya metin içeriğinin piyasayı tatmin etmemesi de kur ve tahvil tarafında sürpriz hareketlere yol açabilir. Bu nedenle, yatırımcıların karar öncesinde temkinli bir duruş sergilemeleri ve gelişmeleri yakından takip etmeleri akıllıca olacaktır.










