Haziran Ayında Üretim Gücü Endeksi Yükselişte
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 1-12 Haziran 2026 tarihleri arasında yapılan İktisadi Yönelim Anketi’ne göre, imalat sanayisinde kapasite kullanım oranı (KKO) 5 ayın en yüksek seviyesine ulaşarak %74,3‘e yükseldi.
Anket, imalat sanayiinde faaliyet gösteren 1.975 iş yerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Mevsimsellikten arındırılmış KKO, bir önceki aya göre 0,2 puan artışla %74,3‘e ulaşırken, mayıs ayında bu oran %74,1 seviyesindeydi. Bu artış, küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen yerli sanayinin toparlanma potansiyeline işaret ediyor.
Mevsimsel etkilerden arındırılmamış KKO ise 0,3 puanlık bir artışla %74,5 olarak kaydedildi. Geçtiğimiz ay bu oran %74,2 idi.
| Mal Grubu | Kapasite Kullanım Oranı (%) |
| Dayanıklı Tüketim Malları | 67,9 |
| Dayanıksız Tüketim Malları | 72,6 |
| Ara Mallar | 75,0 |
| Yatırım Malları | 73,4 |
- İmalat sanayisinde kapasite kullanım oranı Haziran 2026’da %74,3 ile son beş ayın zirvesini gördü.
- Bu artış, reel kesim güvenindeki olumlu eğilimlerle paralel bir görünüm sergiliyor.
- Mal grupları bazında ara malları kategorisi en yüksek kapasite kullanım oranına sahip oldu.
Finans Hattı Yorum:
Haziran ayında açıklanan imalat sanayi kapasite kullanım oranındaki artış, Türkiye ekonomisinin dirençliliğini ve sanayi sektörünün adaptasyon yeteneğini ortaya koyuyor. Özellikle küresel tedarik zincirlerindeki normalleşme sinyalleri ve iç talebin kontrollü seyri, üreticilerin üretim hızını artırmasına olanak tanımış görünüyor. Bu durumun, özellikle ara malı ve yatırım malı üreten sektörler için olumlu bir ivme sağlayabileceği öngörülüyor.
Yatırımcılar açısından, bu veri küresel konjonktürün yanı sıra yerel dinamiklerin de sanayi üretimini desteklediğini gösteriyor. Teknik olarak, sanayi şirketlerine yönelik hisse senedi alımlarında, bu kapasite kullanım oranlarındaki yükselişin temel analizlerde dikkate alınması önem arz ediyor. Makroekonomik göstergelerle desteklenen bu tür veriler, Borsa İstanbul Teknik Analizleri kapsamında da olumlu sinyaller yaratabilir.
Gelecek dönemde bu ivmenin sürdürülebilirliği, küresel enflasyonist baskıların seyri, enerji maliyetlerindeki değişimler ve faiz oranlarının ekonomik aktivite üzerindeki etkisi gibi faktörlere bağlı olacaktır. Ancak mevcut veriler, imalat sektöründe kısa vadeli bir iyileşme ve toparlanma beklentisini desteklemektedir.


















