ING Global’den Türkiye Ekonomisine 3 Yıllık Bakış
ING Global, Türkiye ekonomisine yönelik yayımladığı kapsamlı raporunda, küresel piyasalardaki dalgalanmalara ve yerel yatırım fonu hareketlerindeki belirsizliklere rağmen Türk eurobondlarının dirençli seyrini sürdürdüğünü belirtti. Kurum, Türk lirası üzerinden gerçekleştirilen carry trade işlemlerini de cazip bulmaya devam ettiğini bildirdi. Raporda, yükselen enerji fiyatları ve küresel tahvil faizlerindeki artışa karşın Türkiye’nin temel makroekonomik göstergelerinin görece dengeli kaldığı vurgulandı.
Eurobondlar Dirençli, Carry Trade Cazip Kalmaya Devam Ediyor
ING Global’in analizlerine göre, Türk eurobondları, benzer kredi notuna sahip diğer ülkelerin tahvillerine kıyasla ortalama 30-40 baz puan daha yüksek getiri marjı sunuyor. Son dönemdeki bu farkın bir miktar daralmış olması, yatırımcılar için Türkiye’nin borçlanma araçlarının cazibesini koruduğu anlamına geliyor. Kurum, Türk lirasına yönelik carry trade stratejilerine yönelik olumlu görüşünü de sürdürüyor. Analistler, TL’nin sunduğu faiz getirisinin, olası döviz kuru hareketlerindeki değer kaybını telafi etmeye devam edeceği öngörüsünde bulunuyor.
ING Global’in Türkiye Ekonomisi İçin Orta Vadeli Projeksiyonları (2026-2028)
ING Global, raporunda Türkiye ekonomisine yönelik 2026-2028 dönemine ilişkin detaylı tahminlerini de paylaştı. Bu projeksiyonlar, ekonomik büyüme, enflasyon, faiz oranları ve döviz kurları gibi kritik göstergelere ışık tutuyor.
Ekonomik Büyüme Beklentileri
Kurum, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında %2,8, 2027 yılında %4,5 ve 2028 yılında ise %4,0 oranında büyüyeceğini öngörüyor. Bu tahminler, Türkiye’nin orta vadede istikrarlı bir büyüme patikası izleyebileceğine işaret ediyor.
Enflasyon ve Faiz Oranları Tahminleri
Enflasyon konusunda ise ING Global, yıl sonu enflasyonunun 2026’da %29,0, 2027’de %25,0 ve 2028’de %20,0 seviyelerinde gerçekleşeceğini tahmin ediyor. Bu düşüş trendi, para politikasının enflasyonla mücadeledeki başarısını yansıtıyor. TCMB’nin politika faizinin de bu paralelde gerileyeceği öngörülüyor. Politik faizin 2026 sonunda %35,0‘a, 2027 sonunda %30,0‘a ve 2028 sonunda %25,0‘a inmesi bekleniyor. Ayrıca, 2 yıllık tahvil faizlerinin ortalamasının da aynı dönemlerde sırasıyla %39,6, %32,4 ve %26,3 seviyelerine gerileyeceği öngörülüyor.
Döviz Kuru Projeksiyonları
ING Global’in raporunda yer alan Dolar/TL ve Euro/TL tahminleri dikkat çekiyor. Kurum, dolar/TL kurunun 2026 yıl sonunda 51,50, 2027 sonunda 62,50 ve 2028 sonunda ise 74,00 seviyesinde olacağını öngörüyor. Euro/TL kurunun ise aynı dönemler için sırasıyla 58,20, 73,13 ve 90,28 seviyelerinde seyretmesi bekleniyor. Bu tahminler, TL’nin dolar ve Euro karşısında kademeli bir değer kaybı yaşayacağına işaret ediyor.
Finans Hattı Yorum:
ING Global’in Türkiye ekonomisine yönelik orta vadeli tahminleri, genel olarak makroekonomik göstergelerde bir normalleşme süreci öngörüyor. Özellikle enflasyon ve politika faizindeki düşüş beklentisi, sıkı para politikasının kademeli olarak gevşeyeceğine işaret ediyor. Bu durum, iç talepte bir toparlanma potansiyeli yaratırken, yüksek faiz ortamının sürmesi yatırım kararlarını etkileyebilir. TL’nin yabancı para birimleri karşısındaki öngörülen değer kaybı ise ithalat maliyetlerini ve cari dengeyi yakından ilgilendirecektir.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, Türk eurobondlarının sunduğu getiri primi ve carry trade stratejilerinin devam eden cazibesi, global risk iştahına bağlı olarak portföylerde yer bulmaya devam edebilir. Ancak, döviz kurundaki öngörülen yükselişin, TL bazında getiri elde eden yatırımcılar için kur riskini yönetme gerekliliğini artırdığı unutulmamalıdır. Piyasa katılımcıları, TCMB’nin faiz indirim patikasını ve enflasyonla mücadeledeki kararlılığını yakından izleyecektir.
Orta vadeli stratejik açıdan, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyüme potansiyelini tam olarak ortaya koyabilmesi için yapısal reformların yanı sıra makroekonomik istikrarın korunması kritik önem taşıyor. Döviz kurlarındaki öngörülen hareketlerin kontrol altında tutulması ve enflasyon beklentilerinin çıpalanması, uzun vadeli yatırımcı güvenini pekiştirecektir. Cari açık finansmanındaki gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki seyir de bu projeksiyonların gerçekleşme olasılığını etkileyebilecek önemli faktörler arasında yer almaktadır.
















