Gıda Piyasasında Kırılganlık Uyarısı: Savaş Riski Dengeleri Bozuyor
İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, ABD ve İsrail‘in İran‘a yönelik saldırılarıyla başlayan bölgesel gerilimin, küresel gıda piyasalarındaki hassas dengeyi hızla bozabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Kestelli, artan enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve ticaret akışlarındaki değişimlerin bu kırılganlığı daha da artırdığına dikkat çekti.
Küresel Ekonomi Zorlu Bir Eşikten Geçiyor
Borsanın nisan ayı olağan meclis toplantısında konuşan Işınsu Kestelli, dünya ekonomisinin yeni ve zorlu bir döneme girdiğini vurguladı. Orta Doğu’da devam eden gerilimin, iyimser küresel beklentileri zayıflattığını ve belirsizlikleri artırdığını belirtti. Küresel ekonominin daha düşük tempolu bir büyüme ve dirençli bir enflasyonla mücadele etmek zorunda kaldığını ifade etti.
Türkiye Ekonomisi ve IMF Beklentileri
Kestelli, Türkiye ekonomisinin bu süreçte kontrollü ve temkinli bir denge arayışı içinde olduğunu söyledi. Uluslararası Para Fonu (IMF)‘nun 2026 yılı için Türkiye’nin büyüme beklentisini daha önce öngördüğü yüzde 4‘ün üzerinde bir orandan yüzde 3,4 seviyesine düşürdüğünü hatırlattı. Bölgesel gerilimler, ticaret yollarındaki aksamalar ve artan maliyet baskılarının bu revizyonlarda etkili olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yeni Düzenlemelerinin Önemi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni düzenlemelerin, Türkiye ekonomisinin ihtiyaç duyduğu yapısal dönüşüme katkı sağlayacak hayati nitelikte olduğunu dile getiren Kestelli, bu adımların sürece olumlu etki yapacağını ifade etti.
Gıda Fiyatlarındaki Artışın Dinamikleri
İran-ABD gerilimiyle birlikte petrol fiyatlarındaki yükselişin, tarım sektörünü doğrudan etkilediğini belirten Kestelli, küresel gıda fiyat endeksinin yeniden ivmelenen bir artış eğilimine işaret ettiğini kaydetti. Artışın tüm ürün gruplarına yayılmakla birlikte dengeli olmadığını vurgulayan Kestelli, özellikle bitkisel yağlarda yüzde 5, şeker fiyatlarında ise yüzde 7‘nin üzerinde artış yaşandığını açıkladı. Bu durumun, enerji fiyatlarındaki artışın gübre, üretim ve lojistik maliyetlerini yükseltmesiyle doğrudan ilişkili olduğunu ve biyoyakıt talebini artırarak tarım ürünlerini enerji piyasasının bir parçası haline getirdiğini belirtti.
Jeopolitik Gelişmelerin Gıda Fiyatlarına Etkisi
Kestelli, bitkisel yağ ve şeker fiyatlarındaki sert artışların sadece tarımsal nedenlerle değil, aynı zamanda jeopolitik gelişmelerin bir yansıması olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Küresel gıda piyasalarında bir denge olsa da bu dengenin oldukça kırılgan olduğunu vurguladı. Enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve ticaret akışlarındaki değişimlerin bu dengeyi hızla bozabileceğine dikkat çekti. Gelinen noktada en önemli riskin fiyat seviyesinden ziyade belirsizlik olduğunu belirten Kestelli, gıda piyasalarının artık sadece üretimle değil, enerji, jeopolitik ve ticaret dinamikleriyle birlikte şekillendiğini ve bu nedenle gıda güvenliğinin riskleri etkin yönetme meselesi haline geldiğini ifade etti.
Küresel Ticarette Yeni Dönem
Kestelli, küresel ticaretin geleceğini belirleyecek önemli bir dönüşüm sürecine girildiğini ve Avrupa Birliği‘nin Dijital Ürün Pasaportu uygulamasıyla ticarette yeni bir dönemin kapısının aralandığını sözlerine ekledi.
Finans Hattı Yorum:
Işınsu Kestelli‘nin gıda piyasalarındaki kırılganlık uyarısı, küresel ekonominin içinde bulunduğu hassas durumu ve jeopolitik risklerin fiyat istikrarı üzerindeki potansiyel etkilerini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle İran‘daki gerilimin enerji fiyatları üzerindeki doğrudan etkisi, tarımsal üretim maliyetlerini artırarak gıda enflasyonunu tetikleme potansiyeli taşıyor. Bitkisel yağ ve şeker gibi temel ürünlerdeki sert fiyat artışları, bu durumun somut göstergelerinden biri. IMF‘nin Türkiye‘nin büyüme beklentisini düşürmesi, küresel yavaşlamanın ve bölgesel istikrarsızlığın yerel ekonomiler üzerindeki etkisini teyit ediyor. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın açıkladığı yapısal reformların, Türkiye ekonomisinin bu zorlu dönemde direncini artırması ve küresel dalgalanmalara karşı daha dayanıklı hale gelmesi açısından büyük önem taşıdığı anlaşılıyor. Gıda güvenliği artık sadece üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerindeki riskleri etkin bir şekilde yönetme becerisiyle de doğrudan ilişkili hale gelmiştir. Avrupa Birliği‘nin getireceği Dijital Ürün Pasaportu gibi düzenlemeler ise küresel ticaretin gelecekteki dinamiklerini şekillendirecek önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.











