İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, temmuz ayında 52,2 seviyesine yükselerek son sekiz ayın en güçlü artışını kaydetti. Bu gelişme, Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşullarının ılımlı bir şekilde iyileşmekte olduğuna ve yılın ikinci yarısına olumlu bir başlangıç yapıldığına işaret ediyor.
İhracat İkliminde Genişleme Devam Ediyor
Temmuz ayında kaydedilen 52,2‘lik endeks değeri, eşik değer olan 50’nin üzerinde bir performans sergileyerek ihracat ikliminde devam eden bir iyileşmeye işaret etti. Haziran ayında 50,4 olan endeks, temmuzda 1,8 puanlık bir artışla son sekiz ayın en belirgin yükselişini gerçekleştirdi. Bu yükseliş trendi, Ocak 2024’ten bu yana kesintisiz olarak devam eden bir güçlenmeye işaret ediyor.
Ana İhracat Pazarlarında Durum Ne?
Temmuz ayında Türkiye imalat sektörünün en büyük 10 ihracat pazarından sekizinde ekonomik aktivite artış gösterdi. Yalnızca Fransa ve Polonya bu genel eğilimin dışında kaldı. En büyük pazar konumundaki Almanya’da üretim, ılımlı düzeyde de olsa son dört ayın ilk kez büyüme kaydetti. Birleşik Krallık ise daha önceki daralma dönemlerinin ardından yeniden genişleme moduna geçti. Bu iki önemli pazarın Türk imalat sektörünün toplam ihracatındaki payı yaklaşık %15 civarında bulunuyor.
ABD‘de ekonomik aktivite son dokuz ayın en yüksek hızında büyürken, İtalya‘da büyüme son sekiz ayın en yüksek oranına ulaştı. İspanya‘da ise büyüme son bir buçuk yılın en hızlı temposunda gerçekleşti. Bu güçlü performanslar, Türk üreticileri için önemli fırsatlar sunabilir.
Büyümenin ivme kazandığı diğer ekonomiler arasında Hollanda ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de yer aldı. Her iki ülkede de ekonomik aktivite belirgin bir şekilde arttı ve Haziran ayına göre biraz daha hızlandı. Romanya imalat sanayi üretimi ise 25 aylık daralma sürecini sonlandırarak temmuzda ılımlı bir artışla üçe döndü.
Diğer yandan, ekonomik aktivitede daralma kaydeden Fransa ve Polonya‘da düşüş hızının haziran ayına göre yavaşladığı gözlemlendi. Anket kapsamında izlenen ekonomiler arasında en sert üretim daralması Mısır‘da gerçekleşti, ancak bu daralma mart ayından bu yana en ılımlı seviyede seyretti. Üretimdeki en hızlı artış ise Uganda‘da kaydedilirken, bu ülkeyi Tayland ve Singapur takip etti.
Piyasalara Etkileri ve Gelecek Beklentileri
S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, temmuz ayı verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Türkiye’nin bazı ana ihracat pazarlarından gelen büyüme sinyalleri, küresel ekonominin yılın ikinci yarısına olumlu başladığını açıkça gösteriyor. Önemli ihracat pazarlarının çoğunda ekonomik aktivite temmuzda ya yeniden artışa geçti ya da önceki aya göre ivme kazandı. Bu gelişmeler, imalatçılara yeni iş almak açısından daha fazla fırsat sundu.” ifadelerini kullandı.
Bu olumlu tablo, Türk imalat sanayicileri için ihracat potansiyelini artırırken, döviz kurları üzerindeki baskıyı hafifletme ve cari işlemler dengesine olumlu katkı sağlama potansiyeli taşıyor. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki bu toparlanma eğilimi, Türkiye’nin güncel şirket haberleri ve küresel piyasalardaki gelişmeler açısından da yakından takip edilmesi gereken bir gösterge niteliği taşıyor.
Temmuz İhracat Pazarları İklim Endeksi (Önemli Ülkeler)
| Ülke | Temmuz 2026 Endeks Değeri | Değişim (Haziran’a Göre) | Not |
| Almanya | > 50.0 (Büyüme) | İlk Kez Büyüme (4 Ay Sonra) | Ilımlı Büyüme |
| Birleşik Krallık | > 50.0 (Büyüme) | Genişlemeye Geçti | Yeniden Büyüme |
| ABD | > 50.0 (Büyüme) | %100+ (Son 9 Ayın En Hızlısı) | Belirgin Büyüme |
| İtalya | > 50.0 (Büyüme) | %100+ (Son 8 Ayın En Yükseği) | Yüksek Oran |
| İspanya | > 50.0 (Büyüme) | %100+ (Son 1.5 Yılın En Hızlısı) | Güçlü Seyir |
| Romanya | > 50.0 (Büyüme) | 25 Aylık Daralmaya Son | Ilımlı Artış |
| Fransa | < 50.0 (Daralma) | Yavaşlayan Daralma | |
| Polonya | < 50.0 (Daralma) | Yavaşlayan Daralma |
- İhracat Pazarları İklim Endeksi temmuzda 52,2‘ye yükselerek son 8 ayın en güçlü artışını kaydetti.
- Temmuzda en büyük 10 pazardan 8’inde ekonomik aktivite artış gösterdi; Almanya ve Birleşik Krallık’ta büyüme trendi güçlendi.
- ABD, İtalya ve İspanya gibi kilit pazarlarda büyüme hızları dikkat çekici seviyelere ulaştı.
- Romanya, 25 aylık daralma dönemini sonlandırarak büyümeye geçti.
- Fransa ve Polonya’da daralma devam etmekle birlikte hız kesti.
Finans Hattı Yorum:
İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı İhracat Pazarları İklim Endeksi’ndeki 8 ayın en güçlü artışı, Türk ekonomisinin dış talebe bağlı toparlanma potansiyelini teyit eden önemli bir gösterge. Küresel ekonominin yılın ikinci yarısına nispeten daha pozitif başladığına işaret eden bu veri, özellikle Avrupa ve ABD gibi lokomotif pazarlardaki toparlanma eğilimleriyle örtüşüyor. Almanya ve Birleşik Krallık’taki üretim artışı, Türkiye’nin ana ihracat kalemi olan sanayi ürünleri için olumlu bir sinyal anlamına geliyor. Bu gelişme, Türk şirketlerinin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu sağlamlaştırmasına ve döviz girişlerini artırmasına yardımcı olabilir.
Endeksteki yükseliş, yatırımcıların gelişmekte olan piyasalara ve özellikle Türkiye’ye olan ilgisini artırabilir. İmalat sanayii, Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olması nedeniyle, bu tür pozitif dış talep sinyalleri hisse senedi piyasaları üzerinde de dolaylı olarak olumlu bir etki yaratma potansiyeli taşıyor. Sektördeki şirketlerin finansal tablolarına yansıması beklenen bu iyileşme, Borsa İstanbul’daki Borsa İstanbul Teknik Analizleri ve genel piyasa algısını destekleyebilir. Ancak, küresel enflasyonist baskılar ve faiz oranlarındaki belirsizlikler, bu iyileşmenin sürdürülebilirliği açısından yakından izlenmelidir.
Yatırımcılar açısından bu veriler, özellikle sanayi ve ihracat odaklı şirketlerin bilançolarını ve gelecek beklentilerini olumlu yönde etkileme potansiyeli taşıyor. Ancak, jeopolitik riskler, küresel resesyon endişeleri ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarındaki olası dalgalanmalar, bu olumlu tablonun önündeki temel risk faktörleri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, makroekonomik göstergelerdeki değişimlerin yanı sıra, şirket bazlı analizlerin de önemini koruyacağı bir dönemdeyiz. Yatırım kararlarında çeşitlendirme stratejisi ve risk yönetimi her zamanki gibi öncelikli olmalıdır.
















