İstikrarlı büyüme ve düşük fiyat artışları ile küresel piyasalarda güvenli liman olarak bilinen İsviçre’de, jeopolitik gerginliklerin faturası enflasyon verilerine yansıdı. Orta Doğu’daki çatışmaların ardından ülkede tüketici fiyatları son bir yıllık dönemin en yüksek seviyesine tırmandı.
Enflasyonda Dört Ay Sonra İlk Yükseliş
İsviçre İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan güncel verilere göre, şubat ayında yüzde 0,1 olarak kaydedilen yıllık enflasyon, mart ayı itibarıyla yüzde 0,3 seviyesine ulaştı. Bu gelişme, son dört aylık süreçte yıllık enflasyonda görülen ilk yukarı yönlü hareket olarak kayıtlara geçti.
Petrol ve Enerji Maliyetleri Belirleyici Oldu
Fiyatlardaki bu ivmelenmenin temel nedeni, bölgedeki çatışmaların etkisiyle yükselen petrol fiyatları olarak gösteriliyor. Enerji gibi değişken kalemlerin dahil edilmediği enflasyon ölçütü ise yüzde 0,4 düzeyinde seyretti. İsviçre frangının güçlü seyri ithal maliyetlerini dengelemeye yardımcı olsa da, artan enerji giderleri bu olumlu etkiyi törpüledi.
Aşağıdaki tabloda, İsviçre ve komşu bölgedeki enflasyon verilerinin karşılaştırması yer almaktadır:
| Bölge / Gösterge | Mart Ayı Enflasyon Oranı | Durum Analizi |
|---|---|---|
| İsviçre | %0,3 | Son 12 ayın en yüksek seviyesi |
| Euro Bölgesi | %2,5 | 2022’den bu yana en yüksek nokta |
| İsviçre Çekirdek Enflasyon | %0,4 | Enerji hariç ölçüm |
Merkez Bankası’nın Öngörüleri ve Faiz Politikası
Açıklanan son veriler, İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) yeniden negatif faiz uygulamasına geçebileceğine dair piyasadaki söylentilerin azalmasına yol açtı. Mart ayındaki bu yükseliş, bankanın projeksiyonlarıyla uyumlu bir grafik çiziyor. Haziran ayından bu yana faiz oranlarını yüzde 0 seviyesinde tutan İsviçre Merkez Bankası, 2026 yılı için yıllık ortalama enflasyon tahminini yüzde 0,5 olarak belirlemişti.
Öte yandan, İsviçre’nin aksine Euro Bölgesi‘nde Mart ayı enflasyonu yüzde 2,5 ile 2022 senesinden bu yana görülen en yüksek zirvesine ulaştı. İsviçre’de ise değerli döviz kurunun sağladığı avantaj, yüksek enerji fiyatlarının yaratacağı baskıyı dengeleyen en önemli unsur olmaya devam etti.










