GYODER Zirvesi’nde Kentsel Dönüşüm ve Konut Krizi Gündemde
Gayrimenkul sektörünün önde gelen isimlerini bir araya getiren 20. GYODER Gayrimenkul Zirvesi, “Soruyu Değiştirmek” temasıyla Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde başladı. Kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen zirvede, gayrimenkulde nitelik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik ön plana çıkarken, kira maliyetlerinin kamu görevlilerini İstanbul’dan göç etmeye zorladığına dikkat çekildi.
Sektörün Yeni Hedefleri: Güvenli, Dirençli ve Erişilebilir Şehirler
GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde konuşan TOKİ Başkanı Ömer Bulut, gayrimenkul sektörünün artık sadece üretim miktarını artırmakla kalmayıp, üretimi nitelik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik açısından daha ileriye taşımayı hedeflediğini belirtti. Bulut, “Daha güvenilir, daha dirençli, daha erişilebilir, enerji verimliliği yüksek, sıfır atık uyumlu ve çevre dostu şehirleri hayata geçirmek” ana hedefleri olduğunu vurguladı.
Deprem Bölgesinde Tarihi Konut Seferberliği ve Sosyal Konut Hamlesi
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede gerçekleştirilen yeniden inşa çalışmalarına değinen Bulut, “Tarihimizin en büyük konut seferberliğini çok kısa süre içinde gerçekleştirdik. Asrın inşa ve ihyası kapsamında 455 bin bağımsız bölümü tamamlayarak vatandaşlarımızı güvenli yuvalarına kavuşturduk. Bu süreçte sosyal hayatı yeniden kuran bir anlayışla hareket ettik. Mahalle kültürünü koruyan, komşuluk ilişkilerini güçlendiren ve sosyal dengeyi gözeten bir yaklaşımı esas aldık. Sadece yapılar değil, yaşamın bütününü kapsayan yerleşimler inşa ettik” dedi.
500 bin sosyal konut hamlesine de değinen Bulut, “81 ilimize 500 bin sosyal konut kazandıracağız. İstanbul’da 100 bin sosyal konutun kura çekimini tamamladık. Bugüne kadar TOKİ eliyle 1 milyon 750 binden fazla konut inşa etmiş, yaklaşık 7 milyon vatandaşımızı güvenli yuvalarına kavuşturan devletimiz, 500 bin sosyal konutu da hızla tamamlayarak vatandaşlarımıza teslim edecek” açıklamasında bulundu.
Emlak Konut GYO: Sektörün Gücü ve Yenilikçi Finansman Modelleri
Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz, Türkiye gayrimenkul sektörünün gücüne dikkat çekerek, deprem bölgesindeki 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanmasının devlet koordinasyonu, sektör üretim kapasitesi ve millet dayanışmasının önemli bir başarısı olduğunu belirtti. Yılmaz, “Güvenli, planlı ve sürdürülebilir şehirler inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Gayrimenkul artık yalnızca yapı üretimiyle sınırlı bir alan değil. Teknolojiyle, enerjiyle ve değişen yaşam biçimleriyle şekillenen stratejik bir yapıya dönüşmüş durumda” diye konuştu.
Yılmaz, gayrimenkul sertifikası gibi yenilikçi modellerle yatırım süreçlerine farklı bir bakış açısı kazandırdıklarını belirterek, “Bilgiyle güçlenen, teknolojiyle dönüşen ve girişimcilikle büyüyen bir kalkınma modelini benimsiyoruz. Yalnızca gayrimenkul geliştirmiyor, dijitalleşmeyi, yerli üretimi ve yenilikçiliği temel alan bir bakış açısıyla yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz” dedi.
İTO Başkanı Avdagiç: Kira Maliyeti Kamu Görevlilerini İstanbul’dan Göç Ettiriyor
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, inşaat sektörünün Türkiye’nin gerçek kalkınmasındaki en önemli lokomotif sektörlerden biri olduğunu vurgulayarak, “Çağın inşaat sektörü olmayı başardığımızda inşaat sektörünün çağı da devam edecektir. Bunun yolu da veri, yapay zeka, sürdürülebilirlik, kentsel dönüşüm, yatırım ortamı ve yeni gelişen gayrimenkul yatırım alanları gibi başlıkları her zaman canlı tutmaktan geçiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Avdagiç, İstanbul’da birçok ilçede tek başına yaşayanların oranının arttığına dikkat çekerek, “İstanbul’da görev yapan kamu görevlilerinin konut ihtiyacını karşılamak için mutlaka yeni çözümler konuşmamız gerekiyor. Şu anda emin olun İstanbul’da çalışan birçok kamu görevlisi İstanbul’dan gitmenin yolunu arıyor. Bundaki en önemli etken de kiraların maliyeti. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde bu konuyu da radarımıza almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Avdagiç ayrıca, binalarda enerji verimliliğinin, sıfır enerjili binaların ve depreme dayanıklı yerleşim modellerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, kentsel dönüşüme giren binalarda otoparkların artırılması çağrısında bulundu. Ticari yapıların ve iş yerlerinin de dönüşmesi gerektiğini ekledi.
Sıfır Atık Vakfı: Erişilebilir Konut ve COP31 Hazırlıkları
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, gayrimenkul sektörü ve konut üretiminin dünyadaki en önemli hususlardan olduğunu belirterek, erişilebilir konuta ulaşma konusunda kalıcı adımlar atılacağına dair çalışma içinde olduklarını söyledi. Ağırbaş, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) hazırlık çerçevesinde, dünyanın farklı yerlerindeki büyük gecekondu bölgelerinde yaşayan insanların hayat şartlarının iyileştirilmesi için çözüm arayacaklarını dile getirdi.
Finans Hattı Yorum:
GYODER Gayrimenkul Zirvesi, sektörün mevcut durumunu ve geleceğe yönelik stratejilerini gözler önüne serdi. Özellikle konut üretiminde nitelik ve sürdürülebilirlik vurgusu, sektörün değişen ekonomik ve sosyal koşullara adaptasyonunu gösteriyor. Deprem sonrası yapılan büyük konut seferberliği, Türk inşaat sektörünün kapasitesini kanıtlarken, TOKİ’nin sosyal konut projeleri dar gelirli vatandaşlar için umut olmaya devam ediyor.
Ancak zirvenin en dikkat çekici noktalarından biri, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in dile getirdiği kira maliyetlerinin kamu görevlilerini İstanbul’dan uzaklaştırdığı yönündeki uyarısı oldu. Bu durum, sadece konut arzı ve talebi dengesiyle değil, aynı zamanda yaşam maliyeti ve şehir planlaması açısından da kritik bir soruna işaret ediyor. İstanbul gibi büyük metropollerde kamu hizmetlerinin devamlılığı için bu soruna acil çözümler üretilmesi gerekmektedir. Gayrimenkul sertifikası gibi yenilikçi finansman modellerinin yaygınlaşması ve kentsel dönüşüm projelerinde otopark gibi altyapısal ihtiyaçların karşılanması, sektörün geleceği açısından olumlu gelişmeler olarak değerlendiriliyor. COP31 hazırlıkları kapsamında çevre dostu ve sürdürülebilir konut çözümlerine odaklanılması ise küresel iklim hedefleriyle uyumlu bir yaklaşım sergilendiğini gösteriyor.











