Konut Fiyatları Yükselecek, Kira Artışı Yavaşlayacak
Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) ile NielsenIQ Türkiye tarafından gerçekleştirilen konut sektörü beklenti anketi, gelecek 6 aya ilişkin önemli ipuçları sunuyor. Küresel ve iç piyasadaki jeopolitik gelişmelerin etkisiyle sektör oyuncularının temkinli bir duruş sergilediği ancak orta ve uzun vadede olumlu beklentilerini koruduğu gözlemleniyor.
Faiz ve Kredili Satış Beklentilerindeki Değişim
Ankete göre, bir önceki dönemde yüzde 100 olan faiz düşüş beklentisi, bu dönemde yüzde 54,2‘ye geriledi. Faiz beklentilerindeki bu değişim, kredili konut satışlarının artacağını düşünenlerin oranını yüzde 76‘dan yüzde 50‘ye düşürdü. Kredili konut satışlarının aynı kalacağını öngörenlerin oranı yüzde 37,5‘e yükselirken, azalma bekleyenlerin oranı ise yüzde 12,5 olarak kaydedildi.
Konut Fiyatlarında Artış Beklentisi Güçlendi
Gelecek 6 ayda 1. el konut satışlarının artacağını düşünenlerin oranı yüzde 68‘den yüzde 41,7‘ye gerilerken, üyelerin yüzde 50‘si satışların mevcut seviyede kalacağını öngördü. Konut fiyatlarının artacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 72‘den yüzde 83,3‘e yükseldi. Artan maliyetler, fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya devam etti. Toplam konut maliyetlerinin artacağını öngörenlerin oranı yüzde 83,3‘e yükselirken, özellikle malzeme fiyatlarındaki artış beklentisi yüzde 83,3 ile öne çıktı ve işçilik maliyetlerindeki artış beklentisi de yüzde 70,8 seviyesinde öngörüldü.
Üretim Beklentileri ve Kentsel Dönüşüm
Konut üretiminin artacağını düşünenlerin oranı yüzde 28‘den yüzde 37,5‘e çıkarken, üyelerin yüzde 54,2‘si üretimin aynı seviyede kalacağını öngördü. Üyelerin yüzde 58,3‘ü kentsel dönüşüm kapsamında üretimin artacağını düşünürken, söz konusu oranın bir önceki döneme göre sınırlı bir gerileme gösterdiği ölçüldü.
Kira Fiyatlarındaki Yavaşlama Sinyali
Kira fiyatlarının artacağını düşünenlerin oranı yüzde 80‘den yüzde 62,5‘e geriledi. Aynı kalacağını öngörenlerin oranı yüzde 37,5‘e yükseldi. Bu durum, kira artış hızında bir yavaşlama sinyali olarak yorumlandı.
KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz’dan Değerlendirmeler
KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz, anket sonuçlarına yönelik yaptığı değerlendirmede, küresel gelişmelerin ve Körfez bölgesindeki jeopolitik risklerin sektör beklentilerinde daha temkinli bir tabloya yol açtığını belirtti. Yılmaz, “Bir önceki dönemde oldukça güçlü olan faiz indirimi beklentisinin zayıflaması, kredili satışlara yönelik öngörülere de doğrudan yansımış durumda” dedi. Sektörün üretim tarafında güçlü bir duruş sergilediğini belirten Yılmaz, maliyetlerdeki artış beklentisinin konut fiyatları üzerindeki baskıyı artırdığını vurguladı. Yılmaz ayrıca, Körfez bölgesindeki gelişmelerin gayrimenkul yatırımlarının yönünü yeniden etkileyebileceğini ve Türkiye’ye yönelik yatırım iştahının artabileceğini söyledi.
Yabancıya Konut Satışlarında Toparlanma Beklentisi
KONUTDER anketinde, üyelerin yüzde 70,8‘i gelecek 6 ay içinde yeni proje geliştirmeye veya satışa başlamayı planladığını belirtti. Son yılların en düşük seviyelerine gerileyen yabancıya konut satışlarında ise jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yeniden artış beklentisi oluşmaya başladı. Üyelerin yüzde 33,3‘ü yabancıya satışların artacağını öngördü. 2025’in ikinci yarısı için düzenlenen ankette bu oran yüzde 4 olarak kaydedilmişti.
Finans Hattı Yorum:
KONUTDER’in 2026 yılı ilk çeyrek beklenti anket sonuçları, Türkiye konut sektöründe dikkat çekici değişimleri ortaya koyuyor. Küresel jeopolitik gelişmelerin etkisiyle faiz indirim beklentisinin zayıflaması ve buna paralel olarak kredili satışlara olan ilginin azalması, sektörün ana dinamiklerini etkiliyor. Buna karşın, konut fiyatlarında yüzde 83,3 gibi yüksek bir oranda artış beklentisinin devam etmesi, artan maliyetlerin fiyatlar üzerindeki belirleyici rolünü teyit ediyor. Özellikle malzeme ve işçilik maliyetlerindeki artış öngörüleri, fiyatların yukarı yönlü hareketini destekliyor.
İlginç bir şekilde, konut fiyatlarındaki artış beklentisi güçlenirken, kira artış hızında bir yavaşlama sinyali alınıyor. Bu durum, konut sahiplerinin ve yatırımcıların stratejilerinde farklılaşmalara işaret edebilir. Üretim tarafında ise sektörün temkinli ancak kararlı bir duruş sergilemesi, orta ve uzun vadeli projelerin devamlılığına işaret ediyor. Kentsel dönüşüm projelerinin bu süreçteki rolü de önemini koruyor.
Yabancıya konut satışlarındaki toparlanma beklentisi, özellikle Türkiye’nin “güvenli liman” algısının güçlenmesiyle birlikte yabancı yatırımcı ilgisinin yeniden artabileceğine dair umut veriyor. Ziya Yılmaz‘ın vurguladığı gibi, Türkiye’nin stratejik konumu ve yatırım ortamı, küresel risklerin arttığı bir dönemde cazibesini artırabilir. Genel olarak, sektörün önümüzdeki dönemde hem maliyet baskıları hem de değişen talep dinamikleri ile başa çıkması gerekecek.











