KÜÇÜK FİRMALAR ORTAKLIKLA AYAKTA KALIR
Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Yeni Dönem: Öksüz’den Önemli Açıklamalar ve Çözüm Önerileri
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Öksüz, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) başkanlık yarışında mevcut başkan Mustafa Gültepe‘ye destek vereceğini açıkladı. Haziran ayında yapılacak TİM Başkanlık seçimlerinde adaylığını koymayacağını belirten Öksüz, bunun yerine Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Kurulu ve Sektör Konsey Başkanlığı için aday olacağını duyurdu. Öksüz, özellikle küçük ölçekli firmaların ortaklık modeliyle ayakta kalabileceği ve sektörün marka değerinin artırılması gerektiği yönünde önemli tespitlerde bulundu.
Ahmet Öksüz, TİM bünyesinde 27 yıldır sektör temsilcisi olarak yer aldığını belirterek, başkan adaylığı konusunda bugüne kadar net bir tavır sergilememesinin nedenini hazır giyim sektörü seçimlerinin sonuçlanmasını beklemekle açıkladı. Seçimlerin ardından mevcut TİM Başkanı Mustafa Gültepe‘nin bir dönem daha görev yapma hakkı bulunduğunu ifade eden Öksüz, “Bu dönemde sektörde bölünme istemiyoruz. Birlik ve beraberliğin bozulmasını istemiyoruz.” diyerek Gültepe‘ye tam destek verdiğini vurguladı. Sektör Kurulu ve Konsey seçimlerine ilişkin ise, sektörün kendilerine güvenmesi durumunda karar vereceğini belirtti. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin birbirini tamamladığını ve aralarındaki çekişmelerin sektöre zarar verdiğini belirten Öksüz, Türkiye’nin dünyada 5. büyük üretici konumunda olmasının büyük bir değer olduğunu ve bu pastadan daha fazla pay almak için çaba göstereceklerini ifade etti. Kendisinin de hem tekstil hem konfeksiyon sektörlerinde faaliyet gösteren bir iş insanı olduğunu hatırlattı.
TİM Yönetim Kurulu’nda görev alması halinde önceliklerinin katma değer artışı, markalaşma ve teknik tekstil olacağını belirten Öksüz, Avrupa pazarındaki yüz milyarlarca dolarlık üretim hacminden Türkiye’nin daha fazla pay alması gerektiğini vurguladı. Türkiye’de üretilmeyen ürünlere odaklanılarak hem ithalatın azaltılacağı hem de yeni ihracat kalemleri oluşturulacağı bilgisini paylaştı. Öksüz, zor durumdaki Avrupa markalarının uygun fiyatlarla satın alınabileceği ve bu alanda Türkiye’nin daha atılgan davranması gerektiği önerisinde bulundu. Çin ve Hindistan gibi ülkelerin bu fırsatları kaçırmadığını belirtti. Küçük ölçekli firmaların yaşadığı sıkıntılara da değinen Öksüz, bu firmaların satış ekiplerinin olmaması ve gelen işi üretebilmeleri gibi dezavantajları olduğunu ifade etti. Enflasyonun döviz kurunun üzerinde seyretmesi nedeniyle rekabet güçlerinin azaldığını ve birçok firmanın kapanmak zorunda kaldığını dile getiren Öksüz, Türkiye’de ortaklık modellerinin henüz tam olarak oturmadığını belirtti. Bu firmaların ayakta kalabilmesi için ortaklık modelinin geliştirilmesi gerektiğini savunan Öksüz, üretimin Anadolu’ya kaydırılmasının da bir çözüm olabileceğini söyledi. Ayrıca, 3.500 TL olan istihdam desteğinin 5.000 TL‘ye çıkarılmasını ve döviz dönüşüm desteğinde yerli katma değeri yüksek sektörlere %3 yerine %6-8 oranında destek verilmesinin makul olacağını önerdi. İstanbul’daki üretimin ise maliyetler ve konumlanma nedeniyle yüksek katma değerli ve lüks segmentte devam edeceğini öngördüğünü sözlerine ekledi. Texhibition ve IFCO fuarlarının sektör için önemine değinen Öksüz, bu fuarların büyüyerek devam etmesi için çaba göstereceklerini ve eğitim alanındaki çalışmaların da iyileştirileceğini ifade etti.
Diğer yandan, TİM Başkanı Mustafa Gültepe‘nin Haziran ayındaki seçimlerde yeniden aday olacağını duyuracağı ve bu toplantıda yeni dönem projelerini açıklayacağı bilgisi paylaşıldı. TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Sektör Konseyi Başkanı Adil Pelister‘in de başkanlık için adaylığını açıkladığı ve kimya sektör kurulu seçimlerini geçmesi halinde resmen yarışa dahil olacağı belirtildi. Kimya sektör kurulu seçimleri 12 Mayıs 2026 Salı günü yapılacak.
Finans Hattı Yorum:
Ahmet Öksüz‘ün TİM başkanlık yarışında tarafını belli etmesi ve Mustafa Gültepe‘ye destek vermesi, önümüzdeki dönemde TİM yönetiminin kimler tarafından şekilleneceği konusunda önemli bir ipucu veriyor. Sektörün birliğini ve beraberliğini vurgulayan Öksüz‘ün, hazır giyim ve tekstil sektörlerinin birbirini tamamlayan yapısına dikkat çekmesi, geçmişteki potansiyel sürtüşmelerin aşılması adına olumlu bir gelişme olarak yorumlanabilir. Bu birlik ve beraberlik mesajı, sektörün küresel pazardaki konumunu güçlendirmek için kritik öneme sahip.
Küçük ölçekli firmaların yaşadığı finansal ve operasyonel zorluklara yönelik dile getirilen ortaklık modeli ve Anadolu’ya üretim kaydırma önerileri, mevcut ekonomik koşullarda sektörü daha dirençli hale getirebilecek stratejiler olarak öne çıkıyor. Özellikle enflasyonist baskının yüksek olduğu bir ortamda, ortaklıklar maliyetleri paylaşma ve kaynakları daha verimli kullanma imkanı sunabilir. İstihdam desteğinin artırılması ve döviz dönüşüm desteğinin sektörel bazda ayrıştırılması gibi öneriler, reel sektörü doğrudan etkileyen ve küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik somut adımlar olarak değerlendirilebilir.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların ve sektör paydaşlarının dikkat etmesi gereken temel unsurlar şunlardır: TİM‘deki yeni yönetimin sektörel birlik ve beraberliği ne ölçüde sağlayacağı, açıklanan katma değer artışı ve markalaşma hedeflerine yönelik somut projelerin hayata geçirilip geçirilmeyeceği, küçük ölçekli firmalara yönelik önerilen ortaklık modellerinin ne kadar yaygınlaşacağı ve devlet desteklerinin etkin kullanımının sektöre ne gibi yansımaları olacağıdır. Ayrıca, küresel markaların satın alınması konusundaki atılganlık ve teknik tekstil gibi yüksek potansiyelli alanlara yapılacak yatırımlar da yakından takip edilmelidir. 12 Mayıs 2026‘daki kimya sektörü seçimleri de TİM’deki genel dinamikleri etkileyebilecek önemli bir gelişme olacaktır.











