KURAKLIK SONA ERDİ, BUĞDAYDA UMUTLAR YÜKSELDİ
Diyarbakır’da Bereketli Sezon Beklentisi
Tarım alanlarının genişliğiyle öne çıkan Diyarbakır‘da, geçen ekim döneminde yaşanan yetersiz yağışlar tarımsal üretimde bir daralmaya yol açmıştı. Ancak bu üretim sezonunda yoğun kar yağışları ve ardından gelen yağmurlar sayesinde, ildeki yağış miktarı uzun yıllar ortalamasının üzerine çıktı. Bu olumlu gelişme, özellikle buğday başta olmak üzere çeşitli tarımsal ürünlerde rekolte artışı beklentisini körükledi.
Yağışlarda Yüzde 258’lik Artış Kaydedildi
Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan, Diyarbakır‘ın yaklaşık 6,5 milyon dekar tarım alanına sahip olduğunu ve bunun 1,5 milyon dekarlık kısmında sulu, 5 milyon dekarlık bölümünde ise kuru tarım yapıldığını belirtti. Alan, ilin buğday üretiminde Türkiye genelinde 3., kırmızı mercimekte 2., pamuk üretiminde ise 2. sırada yer aldığını hatırlatarak, “Bu yıl yağışlarla birlikte inşallah sıralamamız daha da yükseğe çıkacaktır” şeklinde konuştu.
Su Yılı Verileri Umut Veriyor
Adil Alan, 1 Ekim 2024-6 Nisan 2025 (su yılı) ile 1 Ekim 2025 – 6 Nisan 2026 dönemlerine ait yağış verilerini karşılaştırarak önemli bilgiler paylaştı. Alan’ın açıklamalarına göre, bu yılın ilgili döneminde metrekareye düşen yağış miktarı 669 milimetreye ulaşırken, geçen su yılında bu rakam 259 milimetreydi. Uzun yıllar aynı dönemdeki ortalama yağış miktarı 441,9 milimetre olarak kaydedilmişti. Bu yılki yağışlar, uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 51, geçen yıla kıyasla ise yüzde 258‘lik bir artış gösterdi.
Kuraklığın Etkileri ve Buğday Verimliliğindeki Değişim
Geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle biçerdöverlerin yaklaşık 1 milyon 200 bin dekar alanda hasat yapamadığını belirten Alan, özellikle buğdayda verim düşüşünün yaşandığını vurguladı. Dekar başına ortalama verimin 350-400 kilogramdan 263 kilograma gerilediğini ifade eden Alan, “İnşallah bu yıl yağış sayesinde verimde dekara 450 kilogramları bulabileceğiz.” dedi. Önümüzdeki dönemde yağışların ve hava sıcaklığının beklentilere uygun seyretmesi durumunda bu artışın gerçekleşeceğini, yer altı su seviyesindeki belirgin yükselişin ve baraj doluluk oranlarının gelecek yıllar için de umut vaat ettiğini sözlerine ekledi.
Çiftçilere Öneriler ve Hastalık Riski
Yoğun yağışların tarımsal ürünlerde yaratabileceği olumsuzlukları önlemek adına çiftçilere tavsiyelerde bulunan Alan, özellikle su tutan arazilerde tedbirli olunması gerektiğini anlattı. Alan, “Çiftçilerin arklar oluşturarak, su tahliyesi yapmasını tavsiye ediyoruz. Bu tür yağışlı yıllarda özellikle su tutan yerlerde bitkilerde kök zararlarına ve pas hastalıklarına sebebiyet verebiliyor. Süneyle mücadele ekiplerimiz sahada. Çiftçilerimiz ekiplerimizden her türlü danışma hizmeti alabilecekler” ifadelerini kullandı.
Finans Hattı Yorum:
Diyarbakır‘da kaydedilen bu yağış artışı ve dolayısıyla artan tarımsal verim beklentisi, doğrudan bölgedeki çiftçilerin gelirlerini ve yaşam standartlarını iyileştirme potansiyeli taşıyor. Bu durum, yerel ekonomiye olumlu yansıyarak, tarım sektörüne dayalı yan sanayilerde de bir canlanma yaratabilir. Özellikle buğday ve kırmızı mercimek gibi stratejik ürünlerdeki verim artışı, arz güvenliği açısından da önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.
Makroekonomik açıdan bakıldığında, bu tür bölgesel tarımsal başarılar, genel enflasyon oranları üzerinde hafifletici bir etki yaratabilir. İç tarımsal üretimin artması, ithalata olan bağımlılığı azaltarak döviz kurları üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Sektör analistleri, bu gelişmenin özellikle gıda fiyatlarının seyrini yakından ilgilendirdiğini ve piyasalarda olumlu bir hava estirebileceğini belirtiyorlar. Ancak, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iklim değişikliklerinin genel etkileri de göz ardı edilmemeli.
Yatırımcılar açısından, tarım sektörüne yönelik pozitif gelişmeler, bu alanda faaliyet gösteren şirketler için daha parlak bir gelecek vaat edebilir. Özellikle gübre, tohum, tarım makineleri ve gıda işleme sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların bilançolarında iyileşme görülmesi muhtemeldir. Ancak, çiftçilere yönelik verilen önerilerdeki gibi, aşırı yağışların getirebileceği risklere karşı alınacak önlemlerin de sürdürülebilirlik açısından kritik önemi bulunuyor. Bu nedenle, sektördeki uzun vadeli yatırım kararlarında, hem verimlilik artışının hem de olası risklerin dengeli bir şekilde değerlendirilmesi tavsiye edilmektedir.












