OTOMOTİVDE YERLİLİK ŞARTI İLE ÖTV MUAFİYETİ LİSTESİ DARALDI
Yerlilik Şartı ÖTV Muafiyetli Otomotiv Listesini Yeniden Şekillendirdi
Türkiye otomotiv sektörü, mevcut ekonomik koşullar ve yüksek vergi oranları nedeniyle iç pazarda bir hayli çetin bir süreçten geçiyor. Geçtiğimiz yıl elde edilen pazar rekorunun bu sene tekrarlanması beklenmezken, sektör temsilcileri küresel gelişmelerin yanı sıra yatırımlarda bir yavaşlama olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyeti düzenlemesindeki son değişiklikler, pazarın ilk üç aylık dilimini zayıf bir performansla geçirmesine neden oldu. Bu durum, sektörün kapsamın genişletilmesine yönelik beklentilerini artırıyor. Son yapılan güncellemeyle birlikte, ortopedik engeli yüzde 40 ve üzeri olan vatandaşlar da araç alımlarında vergi avantajlarından faydalanabilir hale geldi. Bu adım, sistemin daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağlasa da, sektör aktörleri etkinin sınırlı kalacağını öngörüyor. Listenin daralmasıyla pazar üzerindeki genel etkinin sınırlı olacağı öngörülüyor.
Yerlilik Şartı İthal Modelleri Devre Dışı Bıraktı
Yapılan düzenleme, ÖTV muafiyetine tabi araçların listesinde belirgin bir daralmaya yol açtı. Getirilen yüzde 40 yerlilik şartı, Türkiye’de üretilmeyen ithal modelleri tamamen listeden çıkardı. Bu gelişme sonucunda, ÖTV muafiyetli pazar yalnızca Türkiye’de üretim yapan markaların modellerinden oluşmaya başladı. Bu süreçte, birçok ithal markanın muaf pazar segmentindeki satışlarında ciddi düşüşler yaşandı ve toplam pazar paylarında da gerilemeler görüldü. Bu durumdan en çok etkilenen gruplar arasında Çinli üreticiler öne çıkarken, ilk çeyrekte kayıpların yüzde 10 seviyesine ulaştığı belirtiliyor.
ÖTV Muafiyetli Araç Listesi Üretim ve Yerlilik Oranına Göre Belirleniyor
ÖTV muafiyeti kapsamında satın alınabilecek araçların listesi, artık üretildikleri yer ve yerlilik oranları göz önünde bulundurularak belirleniyor. Güncel listede yer alan 8 model, Türkiye’de üretilen ve yerlilik şartını karşılayan araçlardan oluşuyor. Bu kapsamda öne çıkan modeller arasında TOGG T10X ve TOGG T10F gibi yerli elektrikli seçenekler bulunuyor. İçten yanmalı ve hibrit kategorilerde ise Renault Clio, Renault Megane, Hyundai i20, Hyundai Bayon, Toyota Corolla, Toyota C-HR, Fiat Egea ve Renault Duster gibi modeller listede yer alıyor. Bu tablo, özellikle B ve C segmentinde yoğunlaşan ve nispeten daha ulaşılabilir fiyatlı araçların ön plana çıktığını gösteriyor. Ayrıca, 10 yıl boyunca yeni muaf araç alamama kuralı, tüketicileri daha uzun ömürlü ve dayanıklı modellere yöneltiyor.
Ali Haydar Bozkurt’tan ÖTV Muafiyeti Etkisi Üzerine Değerlendirmeler
Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’ndaki yeni düzenlemeyle ortopedik engeli yüzde 40’ın üzerinde olan bireylerin ÖTV muafiyetinden yararlanarak araç alabildiğini belirtti. Bozkurt, “Bunun sınırlı bir etki yaratacağını söylemek gerekir. Çünkü burada zaten belirli marka ve modeller bu kapsama giriyor. Dolayısıyla toplam pazarı yukarı taşıyacak bir etkiden ziyade, daha çok belirli bir müşteri kitlesine hitap eden bir etkiden söz edebiliriz” şeklinde konuştu. Mevcut durumda en belirleyici faktörün perakende müşterisinin alım gücü olduğunu vurgulayan Bozkurt, şunları ekledi: “Savaşın getirdiği belirsizlik de etkili. Elbette bu dönemde ÖTV muafiyetinden yararlanan bir müşteri kitlesi var ve bu talebi net şekilde görüyoruz. Özellikle yerli üretim şartıyla birlikte Toyota‘nın Türkiye’de üretilen Toyota C-HR Hybrid ve Corolla Sedan modelleri bu kapsamda öne çıkıyor. Yılın başında kampanyalarla birlikte hızlı bir satış ivmesi yakaladık ve stokların hızla tükendiğini gözlemliyoruz. Ancak bu etkinin toplam pazar üzerinde sınırlı kalacağını, asıl belirleyicinin yine ekonomik beklentiler olacağını söyleyebiliriz. Öte yandan düzenlemede yer alan 10 yıl satamama şartı da önemli bir unsur.”
Satış Kısıtlamaları ve Artan Limit ÖTV Muafiyetli Alımları Şekillendiriyor
Yeni düzenlemenin öne çıkan maddelerinden biri de, muafiyetli araçların 5 yıl boyunca satılamaması ve takip eden 10 yıl boyunca yeni bir ÖTV muafiyetli araç alınamaması kuralı. Bu kural, kısa vadeli alım-satım işlemlerini engelleyerek, tüketicileri daha uzun vadeli sahiplenmeye teşvik ediyor. Bu durum, araç seçiminde dayanıklılık, güvenilirlik ve garanti süresi gibi kriterleri daha da önemli hale getiriyor. Uzun garanti süreleri sunan markalar, bu rekabetçi ortamda avantaj sağlayabilir. Öte yandan, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, engelli araç alımlarında ÖTV muafiyet limiti yüzde 25,49 artışla 2 milyon 873 bin 972 liraya yükseltildi. Bu limit, araçların ÖTV ve KDV dahil toplam fiyatını kapsıyor. Satılacak araçlarda ise en az yüzde 40 yerlilik oranı şartı bulunuyor. Bu düzenlemeler sonucunda, yüzde 90 ve üzeri engellilik oranına sahip bireyler veya ortopedik engelli raporu olanlar, 10 yıllık periyotlarda bu haktan faydalanabilecek.
ÖTV Muafiyetli Araç Fiyatlarında Yerli Modeller Avantaj Sağlıyor
Yüksek vergi oranları nedeniyle, ÖTV muafiyetli araç fiyatlarında içten yanmalı modeller oldukça cazip hale geliyor. Elektrikli araçlarda halihazırda yüzde 25 seviyesinde olan ÖTV nedeniyle indirim oranı, içten yanmalı versiyonlara kıyasla daha az belirgin oluyor. Listede en uygun fiyatlı seçenek olarak, uzun yıllardır Türkiye’de üretilen Fiat Egea öne çıkıyor. Temel donanım paketiyle 1 milyon 429 bin lira olan Fiat Egea Sedan, ÖTV muafiyetiyle yaklaşık 809 bin lira seviyesine düşüyor. İkinci en uygun model ise yine İzmit tesislerinde üretilen Hyundai i20. Bu modelin baz versiyonu 1 milyon 425 bin lira etiket fiyatına sahipken, muafiyetli olarak yaklaşık 838 bin liraya mal oluyor. Renault Clio, 1 milyon 795 bin liralık etiket fiyatından 1 milyon lira seviyesine inerken, benzer bir fiyat avantajını Hyundai Bayon da sunuyor. Toyota Corolla Sedan ise 1 milyon 894 bin liralık etiket karşılığında 1 milyon lira civarında bir fiyata sahip oluyor. TOGG ise elektrikli modellere uygulanan yüzde 25‘lik vergi diliminde yaklaşık 1 milyon 869 bin liralık bir etiketle sunulurken, ÖTV muafiyetli sistemle fiyatı 1.4 milyon lira seviyelerine kadar düşüyor.
Finans Hattı Yorum:
Otomotiv sektöründe ÖTV muafiyetine getirilen yüzde 40 yerlilik şartı, sektörde belirgin bir yeniden yapılanmaya yol açtı. Bu düzenleme, ithal markaların ÖTV muafiyetli pazar segmentindeki payını önemli ölçüde azaltırken, Türkiye’de üretim yapan markalar için bir avantaj kapısı araladı. Özellikle yerli üreticiler ve Türkiye’de üretim tesisleri bulunan yabancı markalar, bu yeni konjonktürden fayda sağlayacak gibi görünüyor. Bu durum, otomotiv sanayimizin yerlileşme hedeflerini desteklerken, ithalata bağımlılığın azaltılması yönünde de bir adım olarak değerlendirilebilir.
Getirilen restrictive koşullar ve özellikle 10 yıllık yeni muafiyet hakkı kısıtlaması, tüketicileri daha uzun vadeli ve bilinçli alım kararları almaya yönlendirecek. Bu durum, araçların dayanıklılığı, servis ağı ve garanti koşulları gibi faktörleri ön plana çıkaracaktır. Sektörün genel dinamiklerinde ise küresel ekonomik belirsizliklerin ve döviz kurundaki dalgalanmaların etkisinin devam etmesi bekleniyor. Ancak ÖTV muafiyeti gibi düzenlemeler, belirli tüketici grupları için alım gücünü desteklemeye devam edecektir.
Piyasa analizlerine göre, bu yeni düzenlemenin toplam otomotiv pazarını kökten değiştirmesi beklenmese de, ÖTV muafiyeti alanındaki rekabet dengelerini tamamen değiştirdiği aşikar. Yatırımcılar ve sektör paydaşları, yerli üretimin desteklenmesiyle birlikte oluşacak yeni dinamikleri yakından takip etmelidir. Bu süreçte, stratejik konumlanma ve üretim kapasitesini artırma yönündeki adımlar, markaların pazar paylarını korumaları veya artırmaları açısından kritik öneme sahip olacaktır.












