MEMUR-SEN’DEN YENİ YASA ÇAĞRISI
4688 Sayılı Kanun Güncellenmeli
Memur-Sen, mevcut 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu‘nun günümüz koşullarına uyum sağlamakta yetersiz kaldığına dikkat çekerek kapsamlı bir yasal düzenleme çağrısında bulundu. 2026 yılının ilk Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısında ele alınan ana gündem maddelerinden biri, mevcut kanunun yeniden değerlendirilmesi ve toplu sözleşme süreçlerindeki aksaklıkların giderilmesi oldu. Sendika, mevcut yapının kamu görevlilerinin beklentilerini ve emeğin karşılığını yeterince karşılayamadığını belirterek, adil, eşitlikçi ve özgür bir sendikacılık anlayışını benimseyen yeni bir yasal düzenlemenin şart olduğunu vurguladı.
Mevcut Yapı Sürdürülemez
Yapılan açıklamada, geçmiş süreçlerin mevcut yasal yapının sürdürülemezliğini açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. Memur-Sen, çözüm önerilerini sunduğunu ve artık eylem zamanının geldiğini belirtti. Sendika, bekleyen taleplerin karşılanması gerektiğini vurgulayarak, “Söz değil, icraat zamanıdır. Bekleyen talepler karşılanmalıdır” şeklinde konuştu.
Öncelikli Talepler Listesi
Masada elde edilen kazanımların sahada da korunabilmesi için mücadelenin devam ettiğini belirten Memur-Sen, öncelikli başlıklar olarak şunları sıraladı:
- Mühendislik Meslek Kanunu‘nun çıkarılması
- Kariyer uzmanları ve akademik personelin haklarının iyileştirilmesi
- Disiplin affı
- Enflasyon kayıplarının giderilmesi
- Seyyanen zam
- 1 derece verilmesi
- Bayram ikramiyesi
- YHS‘nin kaldırılması
- Gelir vergisinin yüzde 15‘e sabitlenmesi
Toplu sözleşme hükümlerinin eksiksiz uygulanması gerektiği ve imzalanan kazanımların uygulamada geciktirilmesinin kabul edilemez olduğu kaydedildi.
Merkezi Kurum İhtiyacı
Sorunların temelinde, uyuşmazlıklarda hızlı karar alabilecek bir mekanizmanın eksikliği ve mevcut yasanın katı yapısının yattığı ifade edildi. Toplu sözleşme hükümlerinin korunması ve keyfi uygulamaların önlenmesi amacıyla, tek muhataplı, hızlı ve bağlayıcı karar alabilen bir Merkezi Kurum‘un acilen hayata geçirilmesi gerektiği dile getirildi. Memur-Sen tarafından liyakat ve adalet temelinde hazırlanan ve mülakat, merkezi yapı, kadro, statü, emeklilik ve mali haklar gibi geniş bir alanı kapsayan 10 başlıkta bir reform paketi sunulduğu belirtildi. Sendika, masada kazanılanların sahada korunması, emeğin karşılığını bulması ve adaletin tesis edilmesi için mücadeleyi sürdüreceğini yineledi.
Finans Hattı Yorum:
Memur-Sen‘in 4688 sayılı Kanun’a yönelik güncel yasal düzenleme çağrısı, kamu sektörü çalışanlarının hakları ve sendikal süreçlerin verimliliği açısından önemli bir gündem maddesi oluşturuyor. Mevcut kanunun toplu sözleşme süreçlerindeki aksaklıkları gidermede yetersiz kaldığına dair vurgu, bu alandaki yapısal sorunlara işaret ediyor. Özellikle enflasyon kayıplarının telafisi, seyyanen zam ve gelir vergisinin sabitlenmesi gibi mali taleplerin öncelikli olarak sıralanması, ekonomik dalgalanmaların memur maaşları üzerindeki etkisinin somut bir şekilde ele alınması gerekliliğini ortaya koyuyor. Bu durum, kamu maliyesi üzerinde de potansiyel etkiler yaratabilecek bir gelişmedir.
Yapılan analizler, sendika tarafından sunulan 10 başlıkta reform paketinin, sadece mali haklarla sınırlı kalmayıp, mülakat süreçleri ve merkezi atama sistemleri gibi daha geniş bir yelpazeyi kapsadığını gösteriyor. Bu, kamu istihdam politikalarında bir dönüşüm öngördüğünü ve liyakat temelli bir yapılanmayı hedeflediğini düşündürüyor. Merkezi Kurum‘un acilen hayata geçirilmesi talebi, uyuşmazlıkların çözümünde hız ve etkinlik artışını amaçlamaktadır. Bu tür bir yapılanma, hem çalışanların haklarının korunması hem de idari süreçlerin daha şeffaf ve verimli işlemesi açısından piyasa aktörleri tarafından yakından takip edilecektir.
Geleceğe yönelik olarak, bu çağrının siyasi ve bürokratik kanallarda ne kadar karşılık bulacağı merak konusu. Ancak, Memur-Sen gibi güçlü bir sivil toplum örgütünün taleplerinin, hükümetin kamu politikaları ve personel yönetimi alanındaki kararlarını etkileme potansiyeli bulunmaktadır. Yatırımcılar ve ilgili sektörlerdeki paydaşlar açısından, bu tür düzenlemelerin kamu harcamaları üzerindeki olası etkileri ve sektörel dengelerdeki değişimler dikkatle değerlendirilmelidir. Stratejik olarak, bu taleplerin kabul görmesi durumunda, kamu sektöründe bir maliyet artışı ve idari yapılanmada değişiklikler öngörülebilir.












