YIL SONU ENFLASYON VE DOLAR TAHMİNİ YÜKSELDİ
Merkez Bankası Anketi: Enflasyon ve Dolar Beklentilerinde Yukarı Güncelleme, Faiz İndirimi İhtimali Eylül’e Ertelendi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, yıl sonu enflasyon ve dolar kuru beklentilerinde bir miktar yükseliş olduğunu ortaya koydu. Ankete katılanların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi %29,14‘ten %29,21‘e, 12 ay sonrası TÜFE beklentisi ise %23,81‘den %23,95‘e çıktı. Yıl sonu döviz kuru (Dolar/TL) beklentisi 51,47 TL‘den 51,55 TL‘ye yükselirken, 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi 55,72 TL‘den 56,69 TL‘ye ulaştı. Bu veriler, önümüzdeki dönemde fiyat istikrarına yönelik risklerin sürdüğüne işaret ediyor.
Anketteki bir diğer önemli bulgu ise faiz beklentilerindeki değişim oldu. Temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı için TCMB politika faiz oranı beklentisi bu anket döneminde %37,00 olarak gerçekleşti. Bu durum, piyasanın faizlerin mevcut seviyede sabit kalacağı yönündeki beklentisini güçlendiriyor. Ancak, eylül toplantısı için faiz beklentisi %36,55, ekim toplantısı için ise %35,73 seviyesinde görülüyor. Bu, faiz indirimlerinin eylül veya ekim aylarına ertelenebileceği olasılığını gündeme getiriyor.
Ekonomik büyüme beklentilerinde ise bir miktar geri çekilme gözlemlendi. 2026 yılı için büyüme beklentisi yüzde 3,2’den yüzde 3,1’e düşerken, 2027 yılı büyüme beklentisi önceki anket dönemindeki gibi %4,1 seviyesinde sabit kaldı. Ankete, her ay finansal sektörden 55, reel sektörden ise 17 olmak üzere toplam 72 katılımcı dahil ediliyor.
| Beklenti Kategorisi | Önceki Dönem | Temmuz Dönemi |
| Cari Yıl Sonu TÜFE | %29,14 | %29,21 |
| 12 Ay Sonrası TÜFE | %23,81 | %23,95 |
| 24 Ay Sonrası TÜFE | %18,29 | %17,83 |
| Yıl Sonu Dolar/TL | 51,47 TL | 51,55 TL |
| 12 Ay Sonrası Dolar/TL | 55,72 TL | 56,69 TL |
| Temmuz PPK Faiz Beklentisi | N/A | %37,00 |
| Eylül PPK Faiz Beklentisi | N/A | %36,55 |
| 2026 Büyüme Beklentisi | %3,2 | %3,1 |
- Piyasa katılımcılarının yıl sonu enflasyon ve dolar kuru beklentilerinde hafif artışlar gözlemlendi.
- Faiz indirim beklentileri eylül veya ekim aylarına sarktı.
- 2026 yılı büyüme beklentisi bir miktar geriledi.
Finans Hattı Yorum:
Merkez Bankası’nın Temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçları, Türk ekonomisindeki mevcut enflasyonist baskının ve kur üzerindeki beklentilerin devam ettiğini teyit eder nitelikte. Özellikle cari yıl sonu ve 12 ay sonrası enflasyon ile dolar kuru beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonlar, enflasyonla mücadeledeki kararlılığın saha tarafından ne kadarının başarıya ulaştığına dair soru işaretlerini artırıyor. Bu durum, TL üzerindeki değer kaybı baskısının sürmesine ve dolayısıyla ithal girdi maliyetlerinin yüksek kalmasına neden olabilir. Sektörler bazında bakıldığında, bu beklentiler özellikle hammadde maliyetleri yüksek olan imalat sanayi ve perakende sektörleri için ek maliyet baskısı yaratabilir.
Piyasa beklentileri, faiz indirimlerinin bir müddet daha ötelenebileceğine işaret ediyor. Temmuz ayında politika faizinin sabit tutulması beklentisi, enflasyonla mücadelede sıkı para politikasının devam edeceği yönündeki sinyalleri güçlendiriyor. Ancak eylül ve ekim aylarına sarkan faiz indirim beklentileri, TCMB’nin enflasyondaki kalıcı düşüş işaretlerini daha yakından takip edeceğini gösteriyor. Mevcut durumda, Borsa İstanbul’daki genel eğilim, faiz indirim beklentilerindeki belirsizlik ve yüksek enflasyon ortamı nedeniyle temkinli seyredebilir. Yatırımcılar, enflasyonist ortamda reel getiriyi koruma çabasıyla hisse senetleri ve emtialara yönelme eğiliminde olabilir. Temel analizde, yüksek enflasyon ortamında güçlü fiyatlama gücüne sahip şirketler ve döviz bazlı gelir elde eden sektörler ön plana çıkabilir. Fiyat/Kazanç (F/K) oranları yüksek enflasyon dönemlerinde yanıltıcı olabileceğinden, Nakit Akışı ve Karlılık gibi temel göstergelere odaklanmak önem taşımaktadır.
Ancak, bu beklenti ve revizyonların potansiyel riskleri de barındırdığını unutmamak gerekir. Döviz kurundaki beklentilerin yükselmeye devam etmesi, dış borç yükü olan şirketler ve kamu maliyesi üzerinde ek baskı yaratabilir. Ayrıca, enflasyondaki kalıcı düşüşün sağlanamaması, faiz indirimlerinin gecikmesine ve ekonomik aktivitede istenen toparlanmanın zorlaşmasına neden olabilir. Küresel ekonomik gelişmeler, jeopolitik riskler ve uluslararası emtia fiyatlarındaki değişimler de Türk ekonomisi üzerinde beklenmedik etkilere yol açabilir. Yatırımcıların, bu verileri ve olası risk faktörlerini dikkatle analiz ederek portföy stratejilerini oluşturmaları tavsiye edilir. Detaylı analizler için Borsa İstanbul Teknik Analizleri bölümümüzü incelemeniz faydalı olacaktır.












