SEO TITLE: Wall Street Düşüşte: Orta Doğu Gerilimi ve Veriler Piyasaları Etkiledi
Orta Doğu Gerilimi ve Makro Veriler Wall Street’te Düşüşe Neden Oldu
New York borsası, 2 Mayıs 2024 Perşembe günü işlem gören hisse senetlerinde genel bir düşüşle günü tamamladı. S&P 500 endeksi yüzde 0,38 oranında bir azalışla 7.337,11 puana inerken, teknoloji odaklı Nasdaq endeksi de yüzde 0,13 kayıpla 25.806,20 puana geriledi. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve açıklanan makroekonomik veriler, yatırımcıların risk iştahını olumsuz etkileyerek pay piyasalarında negatif bir seyir izlenmesine yol açtı.
Wall Street Journal’ın (WSJ) ABD’li ve Suudi yetkililere dayandırdığı bir habere göre, Suudi Arabistan ve Kuveyt’in ABD ordusunun kendi üslerini ve hava sahalarını kullanmasına yönelik kısıtlamaları kaldırdığı belirtildi. Bu gelişme, ABD Başkanı Trump tarafından başlatılıp 36 saat sonra askıya alınan Özgürlük Projesi’nin yeniden hayata geçirilmesinin önünü açabileceği şeklinde yorumlandı. Öte yandan, İran basınında bölgede yeni saldırıların yaşandığına dair haberlerin yer alması, Orta Doğu’daki gerilimin tırmanabileceği endişelerini artırdı. Analistler, yatırımcıların ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına zemin hazırlayabilecek barış önerisine İran’ın vereceği yanıtı yakından takip ettiğini vurguladı.
Enerji fiyatları, ABD ve İran arasında savaşı sona erdirecek bir anlaşma yapılabileceğine dair iyimserlikle düşüşe geçmiş olsa da, son gelişmelerle birlikte bir miktar toparlanma gösterdi. TSİ 23.10 itibarıyla Brent petrolün vadeli varil fiyatı yaklaşık yüzde 0,74 azalarak 100,52 dolar seviyesinde işlem görürken, Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise yüzde 0,2 artışla 95,26 dolardan alıcı buldu.
Makroekonomik veri cephesinde, ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 2 Mayıs ile biten haftada 200 bine yükseldi, ancak bu rakam beklentilerin altında kaldı. Aynı zamanda, ABD’de tarım dışı iş gücü verimliliği bu yılın ilk çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,8 artış kaydetti. Ülkede tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi ise nisanda yüzde 3,6 ile son bir yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ABD’de tüketici kredileri de mart ayında 24,9 milyar dolarla beklentilerin üzerinde bir artış gösterdi.
Ticaret alanında ise ABD Başkanı Trump, Avrupa Birliği’ne (AB) ticaret anlaşmasındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi için 4 Temmuz tarihine kadar süre tanıdığını ve aksi takdirde AB’ye yönelik gümrük vergilerinin daha yüksek seviyelere çıkarılacağı uyarısında bulundu. Bu durum, küresel ticaret gerilimlerinin devam edebileceğine işaret etti.
ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen açıklamalar da piyasaların odağındaydı. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, para politikası karar metninde bir sonraki adımın faiz indirimi olma ihtimalinin daha yüksek olduğuna dair sinyal bulunmasının biraz yanıltıcı olduğunu düşündüğünü belirtti. Hammack, faiz oranlarının bir süre daha sabit kalmasını beklediğini ve bir sonraki adımın faiz artışı mı yoksa indirimi mi olacağı konusunda tarafsız bir tutum sergilemesinin daha uygun olacağını ifade etti. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly ise, Fed’in faiz belirleme komitesinin aldığı kararların ifade biçiminden daha önemli olduğunu ve alınan kararlar üzerinde mutabakat sağlanmasının asıl sinyal olduğunu vurguladı. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ise Orta Doğu’daki çatışmanın faiz oranlarına ilişkin görünümde belirsizliğe yol açtığını dile getirerek, “Eğer Hürmüz Boğazı uzun bir süre kapalı kalırsa, faiz oranlarında atılacak bir sonraki adımın yukarı yönlü olması gerekebilir” şeklinde konuştu.
Finans Hattı Yorum:
Bugün Wall Street’te gözlemlenen düşüş trendi, küresel ölçekteki jeopolitik risklerin finansal piyasalar üzerindeki derin etkisini bir kez daha teyit etti. Özellikle Orta Doğu’daki tansiyonun artması, yatırımcıların portföylerinde güvenli limanlara yönelmesine neden olurken, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar da enerji sektöründe volatiliteyi tetikledi. ABD’nin ticaret politikalarına ilişkin açıklamaları da uluslararası ticaretteki belirsizlikleri artırarak global ekonomik görünümü olumsuz etkiledi.
Piyasalar genel olarak temkinli bir seyrederken, makroekonomik veriler karışık sinyaller veriyor. İşsizlik maaşı başvurularının beklentilerin altında kalması istihdam piyasasının gücünü gösterse de, enflasyon beklentilerindeki artış ve tüketici kredilerindeki yükseliş, potansiyel enflasyonist baskılara işaret ediyor. Bu durum, Fed’in gelecekteki para politikası kararları üzerinde bir baskı unsuru oluşturabilir.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların gözü kulağı, Orta Doğu’daki gelişmelerin seyrinde, ABD’nin ticari anlaşmalara yönelik adımlarında ve Fed yetkililerinden gelecek faiz politikası sinyallerinde olacak. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın durumu ve İran’ın olası tepkileri, petrol fiyatları ve buna bağlı olarak global enflasyon üzerinde belirleyici rol oynayabilir. Teknik olarak ise S&P 500 ve Nasdaq endekslerinin destek seviyelerini koruması, düşüşün sınırlı kalması açısından önem taşıyor.


















