Nisan Ayı Piyasaları: Enerji Krizi ve Enflasyon Baskısı Yatırım Araçlarını Şekillendirdi
Nisan ayında küresel piyasalar, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki artışın tetiklediği enflasyonist baskılarla şekillendi. Türkiye’de ise döviz, mevduat ve altının geride kaldığı bir ayda, Borsa İstanbul’un yüzde 12,91‘lik getirisiyle en çok kazandıran yatırım aracı olduğu açıklandı.
Orta Doğu’daki belirsizliklerin etkisiyle mart ayında yüzde 40‘ın üzerinde artış gösteren petrol fiyatları, nisan ayında da yükselişini sürdürerek yüzde 7,60 prim yaptı ve ayı 111 dolar seviyesinde kapattı. İran’ın ABD’ye sunduğu yeni teklife ilişkin haber akışı, müzakere beklentilerini artırarak cuma günü petrol fiyatlarını 108,75 dolara kadar geri çekerken, Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın devam etmesi temel risk unsuru olarak kaldı. Citi analistleri, boğazın haziran sonuna kadar kapalı kalması durumunda petrol fiyatlarının 150 dolara yükselebileceği uyarısında bulundu.
Enerji fiyatlarındaki artış, küresel enflasyonu da yukarı çekti. ABD’de mart ayında yıllık TÜFE yüzde 3‘ün üzerine çıkarak son dönemin en yüksek seviyelerine yöneldi. ABD Merkez Bankası (FED), son toplantısında politika faizini sabit tutarken, kurul içindeki bazı üyelerin “parasal gevşeme” karşıtı duruşu faiz indirimi beklentilerini zayıflattı. Türkiye’de ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. TCMB’nin haziran ayındaki bir sonraki toplantısı öncesinde, nisan ve mayıs ayı enflasyon verileri piyasaların odağında olacak. İstanbul Ticaret Odası’nın öncü verilerine göre, kentte nisan ayı enflasyonu yüzde 3,74 arttı.
Nisan ayında yatırım araçlarının performansları incelendiğinde:
- BİST 100 Endeksi: yüzde 12,91
- TL Mevduat: yüzde 3,60
- Euro: yüzde 3,21
- Dolar: yüzde 1,70
- Gram Altın: yüzde 0,07
Finans Hattı Yorum:
Nisan ayı, küresel piyasalarda jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarının belirleyici olduğu bir dönem olarak öne çıktı. Orta Doğu’daki gerilimlerin petrol fiyatları üzerindeki etkisi, doğrudan küresel enflasyonist baskıları artırırken, bu durum merkez bankalarının para politikası kararları üzerinde de dolaylı bir etki yarattı. Türkiye özelinde ise, Borsa İstanbul’un sergilediği güçlü performans, küresel risk iştahının yanı sıra iç dinamiklerin de yatırımcılar için önemini vurguluyor.
Yatırımcı duyarlılığı açısından bakıldığında, nisan ayında küresel belirsizliklerin arttığı bir ortamda, TL mevduat, döviz ve altın gibi geleneksel güvenli liman varlıklarının getirilerinin sınırlı kalması dikkat çekici. Buna karşılık, Borsa İstanbul’daki alım iştahının yüksekliği, yerel piyasalarda daha spekülatif ve büyüme odaklı varlıklara yönelik bir eğilimi gösteriyor. Enflasyonist beklentiler ve merkez bankası politikalarının seyri, önümüzdeki dönemde bu duyarlılığın şekillenmesinde kritik rol oynayacaktır.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların gözü, küresel enerji piyasalarındaki gelişmelere, ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası sinyallerine ve Türkiye’de açıklanacak nisan ve mayıs ayı enflasyon verilerine çevrilecektir. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki durumun seyri ve TCMB’nin haziran ayı faiz kararı öncesinde enflasyonun nasıl bir eğilim göstereceği, hisse senedi ve döviz kurları üzerinde belirleyici olacaktır. Teknik olarak BIST 100 endeksinde 10.000-10.500 seviyelerinin korunması, yükseliş trendinin devamı için kritik önem taşıyacaktır.












