NİSAN AYI YATIRIM ARACI: BIST 100 VE ALTIN LİDER
TÜİK verileri nisan ayında yatırım araçlarının performansını ortaya koydu; aylık kazanç BIST 100’den, yıllık kazanç altından
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2024 dönemine ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri oranlarını açıkladı. Aylık bazda yatırımcısına en yüksek reel getiriyi BIST 100 endeksi sağlarken, yıllık bazda ise en çok kazandıran yatırım aracı külçe altın olarak kayıtlara geçti.
TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Nisan ayında yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) bazında BIST 100 endeksi %4,05, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) bazında ise %3,04 oranında reel getiri elde etti. Aynı dönemde, diğer birçok yatırım aracı reel kayıp yaşadı. Mevduat faizi (brüt) Yİ-ÜFE’ye göre %0,08, TÜFE’ye göre %1,05 reel kayıp gösterdi. Euro sırasıyla %0,73 ve %1,69, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) %1,60 ve %2,55, Amerikan Doları ise %1,80 ve %2,75 oranlarında reel değer kaybetti. Külçe altın ise Yİ-ÜFE’ye göre %6,85, TÜFE’ye göre %7,76 ile en çok reel kayıp yaşayan yatırım aracı oldu.
Üç aylık değerlendirmelerde de BIST 100 endeksi yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağladı. Yİ-ÜFE bazında %2,16, TÜFE bazında ise %1 reel getiri sunan endeks, aynı dönemde en fazla kaybettiren yatırım aracı olan külçe altının performansını geride bıraktı. Külçe altın, üç aylık dönemde Yİ-ÜFE’ye göre %6,58, TÜFE’ye göre %7,65 reel kayıp yaşadı.
Altı aylık periyotta BIST 100 endeksi zirvedeki yerini korumaya devam etti. Endeks, Yİ-ÜFE bazında %15,58, TÜFE bazında ise %11,71 oranında reel getiri sağladı. Bu dönemde en çok reel kayıp yaşayan yatırım aracı ise Amerikan Doları oldu. Dolar, Yİ-ÜFE’ye göre %5,07, TÜFE’ye göre %8,25 oranında değer kaybetti.
Yıllık bazda ise getiri oranlarında belirgin bir değişim gözlendi. Nisan ayı sonu itibarıyla yıllıklandırılmış reel getirilerde külçe altın, Yİ-ÜFE’ye göre %32,18, TÜFE’ye göre ise %28,41 ile yatırımcısına en yüksek kazancı sağlayan araç olarak öne çıktı. Yıl boyunca BIST 100 endeksi de reel getiri sağlamayı sürdürdü; Yİ-ÜFE bazında %15,84, TÜFE bazında ise %12,53 getiri elde etti. DİBS ve mevduat faizi de yıllık bazda reel getiri sunmaya devam ederken, Euro ve Amerikan Doları ise reel kayıp yaşadı. Euro Yİ-ÜFE’ye göre %5,09, TÜFE’ye göre %7,80; Dolar ise Yİ-ÜFE’ye göre %8,69, TÜFE’ye göre %11,30 değer kaybetti.
Finans Hattı Yorum:
Nisan ayı TÜİK verileri, kısa ve orta vadede risk iştahının yüksekliğine işaret ederken, yıllık bazda makroekonomik dalgalanmaların ve enflasyonist baskının yatırım araçlarının performansını nasıl şekillendirdiğini net bir biçimde ortaya koymaktadır. Aylık bazda BIST 100’ün performansı, piyasanın kısa vadeli pozitif ayrışmasını gösterirken, külçe altının yıllık getirisindeki yüksek oran, enflasyona karşı güvenli liman arayışının ve döviz kurundaki hareketliliğin bir yansımasıdır. Özellikle Dolar ve Euro’nun yıllık bazda reel kayıp yaşaması, TL’deki göreceli istikrarın veya diğer varlıkların daha hızlı değerlendiğinin bir göstergesi olabilir.
Genel piyasa duyarlılığı, TÜİK verileri ışığında karmaşık bir görünüm sunmaktadır. Aylık ve üç aylık dönemlerde BIST 100’ün elde ettiği reel getiriler, yerel yatırımcıların hisse senetleri piyasasına olan ilgisinin canlılığını koruduğunu göstermektedir. Ancak, yıllık bazda altının zirveye oturması, uzun vadeli enflasyonist beklentilerin ve küresel belirsizliklerin yatırımcıları daha defansif varlıklara yönlendirdiğini düşündürmektedir. Dolar ve Euro’daki reel kayıplar, döviz mevduatlarının cazibesini azaltsa da, bu durumun geçici olabileceği endişeleri de piyasada mevcut.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların dikkat etmesi gereken başlıca unsurlar, hem yurt içi hem de küresel enflasyonist gelişmeler, merkez bankalarının para politikası kararları ve jeopolitik risklerdir. BIST 100 için kritik direnç seviyeleri ve destek noktalarının teknik analizlerle yakından takip edilmesi önemlidir. Altın tarafında ise küresel faiz beklentileri ve ons altındaki hareketlilik, reel getirileri doğrudan etkileyecektir. Ayrıca, haziran ayına ilişkin enflasyon rakamlarının ve TCMB’nin politika duruşunun piyasa beklentileri üzerindeki etkisi, varlık sınıflarının performansını belirlemede kritik rol oynayacaktır.


















