Altında Jeopolitik Gerilim ve Faiz Endişeleri Fiyatları Baskılıyor
Küresel piyasalarda artan jeopolitik tansiyon ve faiz beklentileri, güvenli liman olarak görülen ons altının değer kaybetmesine neden oluyor. Son üç işlem gününde kayda değer bir düşüş yaşayan değerli metal, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının barış görüşmelerini sekteye uğratması ve enflasyon risklerini canlı tutmasıyla baskı altında kaldı.
Hürmüz Boğazı yakınlarında yaşanan askeri hareketlilik, dört adet İran insansız hava aracının düşürülmesi ve bir fırlatma ünitesinin imha edilmesiyle piyasalarda satış baskısını tetikledi. Bu gelişmeler, ABD Başkanı’nın İran ile yürütülen müzakerelerden duyduğu memnuniyetsizliği dile getirmesinin hemen ardından geldi ve diplomatik çözüm umutlarını zayıflattı. Bu durum, altının geleneksel güvenli liman statüsünü sorgulatırken, yatırımcılar alternatif ve daha yüksek getirili varlıklara yöneliyor. Özellikle Halka Arz Haberleri ve diğer sermaye piyasası araçları, belirsizlik ortamında yatırımcıların radarına giriyor.
Öte yandan, altının faiz getirisi sunmayan bir varlık olması, yükselen faiz ortamında cazibesini azaltıyor. Bir anlaşmaya varılsa dahi, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu yüksek tutması ve merkez bankalarını faiz indirimleri yerine “daha uzun süre yüksek faiz” politikası izlemeye itmesi bekleniyor. Bu beklenti, altının yukarı yönlü potansiyelini sınırlıyor.
Şubat ayında patlak veren İran krizi sürecinde yaşadığı sert düşüşle yıl başından bu yana elde ettiği kazançların neredeyse tamamını geri veren ons altın, şimdilerde 4.405 dolar seviyelerine kadar geriledi. Analistler, küresel yatırımcıların odağının, Asya’daki CXMT ve ABD’deki SpaceX gibi büyük halka arzlara kaydığını belirtiyor. Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi durumunda, ons altının 4.000 – 4.250 dolar bandındaki destek seviyelerini test etme potansiyeli taşıdığı öngörülüyor.
Finans Hattı Yorum:
Jeopolitik gerilimin yeniden tırmanması, küresel finansal piyasalarda her zaman bir miktar belirsizlik yaratsa da, son dönemde ons altının bu duruma verdiği tepki alışılagelmişin dışında. Normalde bu tür gerilimler altını desteklerken, mevcut durumda artan enflasyonist baskılar ve faiz oranlarının yüksek kalacağına dair beklentiler, altının güvenli liman rolünü ikinci plana itiyor. İran ve ABD arasındaki mevcut durumun tırmanması, piyasalarda genel bir riskten kaçış eğilimini tetikleyebilir ancak bu kaçışın nakit ve enflasyondan korunma vaadi sunan varlıklara yönelik olması, altının performansını olumsuz etkiliyor.
Teknik olarak, ons altının 4.000 – 4.250 dolar aralığı kritik bir destek bölgesi olarak öne çıkıyor. Bu seviyelerin kırılması durumunda, aşağı yönlü ivmenin hızlanması söz konusu olabilir. Piyasa duyarlılığı şu an için temkinli olsa da, spekülatif yatırımcıların faiz beklentileri nedeniyle altından uzaklaştığı gözlemleniyor. Bu durum, ons altın için bir süre daha zayıf bir seyir beklentisini güçlendiriyor.
Yatırımcılar için dikkat edilmesi gereken en önemli risklerden biri, jeopolitik gerilimin beklenenden daha fazla tırmanarak küresel bir çatışmaya evrilme ihtimalidir. Ancak mevcut durumda, bu senaryonun gerçekleşme olasılığı düşük görülüyor. Daha olası senaryo, faiz oranlarının yüksek kalması ve küresel ekonomideki yavaşlama eğiliminin sürmesiyle altının cazibesini daha da yitirmesidir. Bu nedenle, altının performansını izlerken hem jeopolitik gelişmeleri hem de küresel faiz politikalarını yakından takip etmek önem taşıyor.









