OTOMOTİV ÜRETİMİ YÜZDE 6 DARALDI
Türk Otomotiv Sektöründe Üretim ve İhracatta Çift Yönlü Veriler: Adet Düşerken Değer Yükseldi
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından açıklanan 2026 yılı ilk altı aylık verilere göre, Türkiye’nin toplam otomotiv üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6‘lık bir düşüş göstererek 663 bin 397 adet olarak gerçekleşti. Bu düşüşte en belirgin etki otomobil üretimindeki yüzde 16‘lık gerileme oldu ve otomobil üretimi 368 bin 480 adede indi. Ancak, traktör üretimiyle birlikte toplam üretim 673 bin 611 adede ulaşırken, ticari araç üretiminde ise yüzde 10‘luk bir artış kaydedildi. Ağır ticari araç üretimi yüzde 9, hafif ticari araç üretimi ise yüzde 10 oranında yükseldi.
Sektörün genel üretim performansını değerlendiren OSD verileri, otomotiv sanayisinin ilk yarıda yüzde 62‘lik bir kapasite kullanım oranına ulaştığını ortaya koyuyor. Bu oran, hafif araçlarda yüzde 63, kamyon grubunda yüzde 60, otobüs-midibüs grubunda yüzde 69 ve traktör üretiminde ise yüzde 27 olarak dağılıyor. Bu veriler, sektördeki farklı segmentler arasındaki üretim dinamiklerinin çeşitlilik gösterdiğini vurguluyor.
Yılın ilk yarısında otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 12 azalarak 462 bin 552 adede geriledi. Otomobil ihracatındaki düşüş yüzde 27‘yi bulurken, ticari araç ihracatında yüzde 8‘lik bir artış gözlemlendi. Traktör ihracatı ise yüzde 26‘lık bir büyüme ile 6 bin 653 adede ulaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, otomotiv sanayisi toplam ihracattan aldığı yüzde 17,5‘luk pay ile yine en büyük ihracatçı sektör konumunu korudu. Bu dönemde, toplam otomotiv ihracatı değer bazında yüzde 4 artarak 20,8 milyar dolara yükseldi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verileri ise otomobil ihracatının değer bazında yüzde 7 azalarak 5,4 milyar dolara indiğini gösteriyor. Buna karşın, ana sanayi ihracatı dolar bazında yüzde 2, tedarik sanayi ihracatı ise yüzde 5‘lik bir artış kaydetti.
İç pazarda ise daralma eğilimi devam etti. 2026 yılının ilk altı ayında toplam otomotiv pazarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 daralarak 577 bin 583 adet olarak gerçekleşti. Otomobil pazarı yüzde 10‘luk bir düşüşle 440 bin 234 adede inerken, ticari araç pazarında ise toplam satışlar yüzde 3 azaldı. Ağır ticari araç pazarı yüzde 8, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 2 küçüldü. Ocak-haziran döneminde otomobil satışlarında yerli araçların payı yüzde 35, hafif ticari araç pazarında ise yüzde 23 olarak kaydedildi.
| Kategori | 2025 İlk Yarı (Adet) | 2026 İlk Yarı (Adet) | Değişim (Adet) | Değişim (%) |
| Toplam Otomotiv Üretimi | 705.709 | 663.397 | -42.312 | -6.0% |
| Otomobil Üretimi | 438.500 | 368.480 | -70.020 | -16.0% |
| Toplam Otomotiv İhracatı | 525.627 | 462.552 | -63.075 | -12.0% |
| Toplam Otomotiv İhracatı (Değer) | 20.000 Milyar $ | 20.800 Milyar $ | +0.800 Milyar $ | +4.0% |
| Toplam Otomotiv Pazarı | 627.700 | 577.583 | -50.117 | -8.0% |
| Otomobil Pazarı | 489.149 | 440.234 | -48.915 | -10.0% |
- Ocak-Haziran 2026 döneminde toplam otomotiv üretimi 663.397 adet ile geçen yıla göre yüzde 6 düştü.
- Otomobil üretimi yüzde 16 gerileyerek 368.480 adede indi.
- Ticari araç üretimi ise yüzde 10 artış gösterdi.
- Otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 12 azalırken, değer bazında yüzde 4 artarak 20,8 milyar dolar oldu.
- İç pazar toplam otomotiv satışı yüzde 8 daralarak 577.583 adede düştü.
Finans Hattı Yorum:
Türkiye otomotiv sektöründe ilk yarı verileri, hem üretimde hem de iç pazarda bir daralma eğilimine işaret ederken, ihracat tarafında dikkat çekici bir ayrışma yaşanıyor. Üretimdeki genel düşüş, özellikle otomobil segmentindeki yüzde 16‘lık gerilemeyle belirginleşiyor. Bu durumun temel nedenleri arasında, küresel tedarik zincirindeki potansiyel aksaklıklar, iç pazardaki alım gücündeki değişimler ve global ölçekte artan maliyetlerin yansımaları yer alabilir. Buna karşın, ticari araç üretimindeki artış ve ihracatta adet bazında bir gerileme olmasına rağmen değer bazında kaydedilen yüzde 4‘lük artış, sektörün dinamiklerinin oldukça karmaşık bir tablo çizdiğini gösteriyor. Bu değer artışı, yüksek katma değerli araçların ihracatına veya döviz kurundaki değişimlerin ihracat gelirlerine olumlu yansımasına bağlı olabilir. Sektörün lokomotif rolü devam etse de, iç pazar daralması sürdürülebilirlik açısından önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, otomotiv sektörünün genel performansı makroekonomik göstergeler ve global otomotiv trendleriyle yakından ilişkili. Kapasite kullanım oranlarının belirli segmentlerde yüksek seyretmesi (örn. otobüs-midibüs yüzde 69) olumlu bir sinyal olmakla birlikte, traktör üretimindeki düşük oran (yüzde 27) dikkat çekiyor. Sektördeki genel daralma eğilimine rağmen, ihracatın değer bazında artış göstermesi, özellikle küresel pazarlarda rekabetçi kalabilen firmalar için bir fırsat sunuyor. Bu durum, Borsa İstanbul’da işlem gören otomotiv şirketlerinin finansal tablolarını ve gelecek beklentilerini yakından takip etmenin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yüksek volatiliteye sahip bu sektörde, Borsa İstanbul Teknik Analizleri çerçevesinde destek ve direnç seviyelerinin belirlenmesi, yatırım kararları için kritik önem taşımaktadır.
Önümüzdeki dönemde otomotiv sektörünü etkileyebilecek başlıca riskler arasında, global ekonomik yavaşlama risklerinin artması, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların üretim maliyetlerine yansıması, artan faiz oranlarının iç pazardaki talebi daha da baskılaması ve elektrikli araçlara geçiş sürecindeki adaptasyon zorlukları yer alıyor. Ayrıca, Türkiye’nin önemli ihraç pazarlarındaki ekonomik ve politik istikrarsızlıklar da sektörü doğrudan etkileyebilir. Yerli araç üretim payının iç pazarda güçlü kalması olumlu bir gelişme olsa da, global rekabette pazar payını korumak ve artırmak için sürekli inovasyon ve verimlilik artışı gerekmektedir. Bu nedenle, yatırımcıların hem şirkete özgü gelişmeleri hem de sektörel ve makroekonomik faktörleri bütünsel bir bakış açısıyla değerlendirmeleri tavsiye edilmektedir.












