Petrol Piyasasında Çift Yönlü Baskı: Fiyatlar Geriledi, Arz Endişeleri Artıyor
Petrol piyasası, yatırımcıların son dönemdeki yükselişin ardından kar satışlarına yönelmesiyle haftaya düşüşle başladı. Küresel piyasalarda Ortadoğu ve Ukrayna’daki jeopolitik gelişmeler ile ABD’nin Rusya petrol ihracatına yönelik uyguladığı yaptırımlarda sağlanan muafiyetlerin etkileri yakından takip ediliyor. Bu karmaşık gelişmeler, petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden oluyor.
Brent ve WTI Fiyatlarındaki Güncel Durum
Haftanın açılışında Brent petrolün varil fiyatı, 1,72 dolar ve yüzde 1,6’lık bir düşüşle 108,14 dolardan işlem gördü. Bu gerileme, cuma günü Brent petrolünün 19 Mayıs’tan bu yana en yüksek kapanış seviyesine ulaşmasının ardından gerçekleşti. Benzer şekilde, ABD WTI (Batı Teksas) ham petrolünün varil fiyatı da 87 sent veya yüzde 0,86 azalışla 100,54 dolardan alıcı buldu. WTI, geçen haftanın son işlem gününde 17 Eylül’den bu yana en yüksek seviyesine ulaşarak dikkat çekmişti.
Hürmüz Boğazı’ndaki Saldırılar Arz Güvenliğini Tehdit Ediyor
Petrol arzının güvenliği konusunda ciddi endişeler yaşanıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere yönelik saldırıların devam etmesi ve petrol akışının çatışma öncesi seviyelerin altında seyretmesi, fiyatları yukarı yönlü destekleyen temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. İran medyasına yansıyan bilgilere göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nın güneyinde seyreden bir petrol tankerinin deniz mayınına çarpması sonucu alev aldığını ve patladığını bildirdi. Bu tür olaylar, küresel petrol tedarik zincirini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Analiz şirketi Kpler tarafından yapılan değerlendirmeler, ticari gemilere yönelik saldırıların artış göstermesiyle birlikte Körfez Bölgesi’nden yapılan ham petrol akışının geçen hafta günlük ortalama yaklaşık 8,5 milyon varile gerilediğini ortaya koydu. Bu rakam, bir önceki haftada günlük 20 milyon varilin üzerindeydi. Kpler, geçen hafta boyunca ticari gemileri etkileyen en az 10 doğrulanmış olayın rapor edildiğini belirtti.
SEB analisti Bjarne Schieldrop, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol ihracatındaki son dönemdeki artış eğiliminin devam edip etmeyeceğinin belirsiz olduğunu vurgularken, İran’ın ABD ara seçimleri öncesinde saldırılarını yoğunlaştırabileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel Gerilimler ve Güvenlik Önlemleri
Ortadoğu’daki tansiyonun yükselmesi, petrol piyasası üzerindeki baskıyı artırıyor. Mısır’ın, İran destekli Husilerin oluşturduğu tehditlere karşı Suudi Arabistan’ın güvenliği ve istikrarını korumak için gerekli desteği sağlamaya hazır olduğunu açıklaması, bölgedeki çatışmaların yayılma riskini gözler önüne seriyor. Bu durum, küresel enerji piyasaları için önemli bir jeopolitik risk faktörü olarak değerlendiriliyor.
Suudi Arabistan Sivil Savunma Kurumu tarafından yapılan uyarılar ve ardından gelen tehdidin bertaraf edildiği açıklaması, bölgedeki güvenlik hassasiyetini pekiştirdi. Bu gelişmeler, Yemen’in enerji kaynakları açısından zengin Şebve vilayetindeki bir askeri eğitim kampına düzenlenen ve 53 kişinin hayatını kaybettiği, 200 kişinin yaralandığı saldırının ardından yaşandı.
ABD’nin Yaptırım Muafiyetlerinin Etkisi
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya’nın petrol ihracatını etkileyen bazı yaptırım ve tarifeleri askıya alan bir başkanlık kararnamesi imzalaması, piyasalarda dikkatle takip edilen bir diğer gelişme oldu. Bu karar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapılan bir anlaşmanın ardından geldi ve Rusya’nın ABD’ye ve diğer ülkelere dizel yakıt ihraç etmesini öngörüyor. Sevkiyatların bu ay 2,3 milyon varil ile başlaması ve ilerleyen dönemde aylık 7,6 milyon varile ulaşması planlanıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump yönetiminin küresel ekonomi üzerindeki yaptırım ve tarifelerin etkilerini değerlendirmek üzere 60 güne kadar süre kullanacağını belirtti. Phillip Nova Piyasa Analizi Başkanı Priyanka Sachdeva, bu kararın ABD ara seçimleri öncesinde petrol fiyatlarını kontrol altında tutma çabası olarak görülebileceğini ifade etti. Ancak Sachdeva, bu adımın Hürmüz Boğazı’ndaki fiziksel arz kesintilerini telafi etmekte yetersiz kalabileceği ve bölgedeki risklerin devam ettiği yönünde görüş bildirdi. Petrol tankerlerine yönelik saldırıların devam etmesi, bu muafiyetlerin etkisini sınırlayabilir.
Finans Hattı Yorum:
Petrol piyasası, jeopolitik riskler ve yaptırımların etkisiyle çift yönlü bir baskı altında işlem görmeye devam ediyor. Ortadoğu’daki tansiyonun yüksek seyri ve Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik zinciri riskleri, arz endişelerini canlı tutarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir destekleyici unsur oluşturuyor. ABD’nin Rusya’ya yönelik bazı yaptırımlarda muafiyet tanıması, arzı bir miktar rahatlatma potansiyeli taşısa da, bölgesel gerilimlerin yarattığı belirsizlik bu etkiyi sınırlıyor.
Yatırımcı duyarlılığı, bir yandan potansiyel arz kesintileriyle fiyatların yükselme beklentisiyle şekillenirken, diğer yandan küresel ekonomik yavaşlama endişeleri ve kar satışları nedeniyle fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı hissediliyor. Teknik olarak, 100 dolar seviyesinin WTI için kritik bir eşik olduğu ve bu seviyenin altındaki kapanışların ek satışları tetikleyebileceği öngörülebilir. Brent petrolünde ise 108 doların altındaki hareketlilik, kısa vadede satıcılı bir eğilime işaret edebilir.
Stratejik açıdan bakıldığında, petrol piyasası oldukça kırılgan bir denge üzerinde bulunuyor. ABD ara seçimlerinin sonuçları, Rusya ile ilişkiler ve Ortadoğu’daki gelişmeler, önümüzdeki dönemde petrol fiyatları üzerinde belirleyici rol oynayacaktır. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki durumun istikrara kavuşmaması ve bölgesel çatışmaların yayılması senaryoları, petrol fiyatlarında ani ve sert yükselişlere neden olabilir. Bu nedenle, piyasa katılımcılarının jeopolitik gelişmeleri ve arz-talep dinamiklerini yakından takip etmesi büyük önem taşıyor.

















